Askeri başarısızlık ve stratejik boşluk Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
Makale
19 Aralık 2006 · 14:30

Askeri başarısızlık ve stratejik boşluk

İran, Suriye, Hizbullah, Hamas… Bunların ikisine, yani İran’a ve Hizbullah’a dair şunu söyleyebiliriz ki bunlarla müzakere etmek ve anlaşmak için en ufak bir ümit ışığı bile yok. İsrail, diğer ikisiyle, yani Suriye ve Hamas’la politik-stratejik bir boşlukta kalıyor.

Ze'ev Schiff İsrail’de yayınlanan Haaretz gazetesinin savunma editörüdür, Schiff’in, Beyt-u Hanun hadisesi sonrası süreci değerlendirdiği makalesini arkadaşımız Sümeyye KAVUNCU çevirdi.

 

Askeri başarısızlık ve stratejik boşluk

 

Gazze şeridindeki, Beyt Hanun’da gerçekleşen şiddetli hadiseden sonra İsrail-Filistin çatışması taktiksel ve stratejik açıdan belirsiz bir dönüm noktasına geldi. Taktiksel olarak, Gazze sahilinde İsrail top ateşiyle Filistinli bir ailenin yedi üyesi öldürüldüğü zaman haziran eğitiminin daha tamamlanmamış olduğu açık seçik görülüyordu.

 

Gazze şeridindeki birliklerin yeni komutanı Tuğ General Chico Tamir görevine atandığında top ateşinin bir dökümünü istemesi de bunun delilidir. Bu, nüfusu kalabalık bölgelere top ateşiyle saldırmanın çok sayıda sivilin ölümüyle sonuçlanacağı aşikardır.

 

Haaretz haziran ayında “Tam şu anda, İsrail ordusu sürekli hata ihtimali taşıyan, alev kazanı haline gelmiş top ateşini kesmelidir” diye yazdı. “Amerikalıların Irak ve Afganistan’da kendi ordusuna yapılmasına izin verdiği şeylere, İsrail ordusu izin veremez.”

 

Prensip olarak, Beyt Hanun olayının orada başlamadığını öne sürmek doğru olacaktır; bu bir önceki gün dört Kassam roketinin Eşkalon’nun kalbine fırlatılması ile başlamıştı. Bunlardan başka iki roket de dün sabah Sderot’ta patlatıldı.

 

Hiçbir ülke şehirlerine roket fırlatılırken hiçbir şey yapmadan beklemez. Buradaki tek problem İsrail’in verdiği cevaptaki orantısızlıktır. Lübnan’daki savaş sırasında Avrupa’da çoğu insan: “Neden İsrail’ ölümcül saldırıları Hizbullah’ın misillemesinden daha fazla olmadı?” diye soruyor. Açıktır ki, eğer İsrail daha fazla öldürmüş olsaydı İsrail’e destek artacaktı.

 

Aslında, nefsi müdafaanın en aşikar olduğu zamanlarda bile, çok sayıda sivilin ve özellikle de çocukların öldürülmesine tolerans gösterilemez. İsrail Filistin’de elindeki tüm kaynakları kullanmadı.

 

Bunun sebebi de İsrail’in Gazze şeridindeki sınırı açmak için hazırlanmasıdır. Ve bu, Gazze’ye dışarıdan yiyecek sokulabilmesi ve dışarıya ihracat yapılabilmesi için bir sembol haline gelen bu geçitlerde, terör örgütlerinin greve başlayacak olmasına ve Filistinlilerin İsrail’de terör saldırısı düzenleyebilmek için sınır kapısından patlayıcı geçirmeye girişecek olmalarına rağmen yapıldı.

 

İsrail Gazze şeridinin tamamına bir engel koymadığı gibi, öldürdüğü sivillerin sayısını arttırmaktan da geri durmalı ve bunu Filistin terörü ile yüz yüzeyken yapmalıdır. Öyleyse,  büyük bir general tarafından yapılıyor olsa bile yeni bir soruşturma komisyonuna ihtiyaç yoktur; çünkü durumun ne olduğu bellidir.

 

Askeri bir perspektiften bakacak olursak, İsrail ordusu, Kassam roketlerine karşı yürüttüğü savaşta mağlup olduğunun bilincinde olmak zorundadır. Bu savaş ikinci Lübnan savaşından çok önce başlamış ve İsrail savaşın yayılmasını engellemek için henüz uygun bir askeri ve teknolojik çözüm bulamamıştı. Üzülerek söylüyorum ki, İsrail ordusu şu anda da İsrail vatandaşları için gerekli güvenliği sağlayamamaktadır.

 

Lübnan’daki savaştan ve Hizbullah’ın kısa menzilli roketlerini etkisiz hale getirmekteki başarısızlıktan sonra, İsrail’in Kassam’la bombalamayı sürdüren Filistinlilere karşı sabrını kaybedebileceği açıktı. Açıkça görülemeyen, savaş sırasında top ateşinin Hizbullah’ı vurmakta ne derece işe yarayacağıydı; fakat şimdi niyeti bu olmasa da Gazze Şeridinde birçok sivili vuruyor.

 

İsrail kendini berbat bir stratejik durumun içinde buldu; ama bazı çıkış noktaları da var. Kötü olan şu ki, İsrail politik-stratejik bir boşluğa doğru sürükleniyor. Karşısında dört radikal grup var:

 

İran, Suriye, Hizbullah, Hamas… Bunların ikisine, yani İran’a ve Hizbullah’a dair şunu söyleyebiliriz ki bunlarla müzakere etmek ve anlaşmak için en ufak bir ümit ışığı bile yok. İsrail, diğer ikisiyle, yani Suriye ve Hamas’la politik-stratejik bir boşlukta kalıyor.

 

İsrail’i tanımaya hazır olan Suriye’ye, konuşulacak hiçbir şey olmadığı söylendi. İsrail’i ve İsrail’le yaptıkları önceki anlaşmaları tanımak istemeyen Hamas, uluslararası topluluktan ayrıştırıldı. İsrail konuşmak yerine, sağa sola top ateşi açan bir gözlemci haline geldi.

 

İsrail, dört aydır Mahmut Abbas’la müzakereyi reddediyor. İsrail böyle yaparak, Filistinli radikallerin gücünü artırıyor ve Gazze’de yapılanlarsa büyük bir ateşe benzin dökmektir.

 

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 19.08.2026 16:36 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/makale/156/askeri-basarisizlik-ve-stratejik-bosluk