PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Diplomatik kaynaklar, Temmuz ayında da Washington’u ziyaret eden Gül’ün bu ziyaretinin Türk-Amerikan ilişkileri noktasında birçok noktanın aydınlığa kavuşmasına katkıda bulunmasını bekliyor.
SAAF-Hüsnü Mahalli’nin Lübnan’da yayınlanan Sad Hariri’ye ait “El-Mustakbel Gazetesi” için yazdığı “Gül, Washington’da Irak’taki durumu ve “Kürdistan’a karşı dayanışmayı görüşüyor” başlıklı yazısını arkadaşımız Furkan TORLAK çevirdi.
Gül, Washington’da Irak’taki durumu ve “Kürdistan’a karşı dayanışmayı görüşüyor
Türk Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, pazartesi günü Washington’da üst düzey Amerikan yetkililerle resmi görüşmelere başladı. Görüşmeler özellikle Irak başta olmak üzere Ortadoğu’daki durum ve Kuzey Irak’taki “Kürdistan İşçi Partisi” üyelerine karşı ikili dayanışma konularında yoğunlaşıyor. Gül daha sonra New York’ta BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon ile görüşecek ve onu Kıbrıs için uluslararası bir hareketliliğin gerekliliğine ikna edecek.
Gül, Ankara’dan ayrılmadan önce Amerikalı meslektaşı Condoleezza Rice, Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Ulusal Güvenlik Danışmanı Stephan Hadly ve kongrenin önde gelen liderleriyle görüşecek; onlara Ermenilerin “soykırım”a ilişkin iddiaları konusunda hakikatleri açıklamaya çalışacak. Gül, bu hakikatlerin herkese açıklanmasının Ankara’nın bir sorumluluğu olduğunu vurguladı. Zira “soykırım”a ilişkin özel kanun ve kararları onaylan çeşitli parlamentolar, bu “soykırım” hakkında "tarihi gerçekler" dâhil hiçbir şey bilmiyor.
Gül, Irak’taki durumu güvenlik yönüyle ve siyasi yönleriyle, kanlı şiddetin devam etmesiyle birlikte değerlendirerek bu bölgede Türkiye için ciddi bir kaygının söz konusu olduğunu söyledi. Gül, bölgesel anlamda gelecek aşamanın karşısına çıkabilmek için birlikte ve dayanışma içerisine hareket edilmesinin gerektiğini vurguladı.
Gül, Kuzey Irak’ta yayılmış olan “Türkiye Kürdistanı” mensuplarına karşı Türk-Amerikan dayanışmasının Amerikan yetkililerle görüşmelerin en önemli konularından biri olduğunu söyledi.
Diplomatik kaynaklar, Temmuz ayında da Washington’u ziyaret eden Gül’ün bu ziyaretinin Türk-Amerikan ilişkileri konusunda birçok noktanın aydınlığa kavuşmasına katkıda bulunmasını bekliyor. Nitekim Türk Parlamentosunun 2003 Mart’ında Amerikan güçlerinin Irak savaşı için Türkiye’de konuşlanmasını reddetmesi üzerine bu ilişkilerde ciddi bir gerginlik yaşanmıştı.
Ankara ve Washington’un bakış açıları, bölgeyi ilgilendiren genel konularda da ayrışmıştı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Washington ve İsrail’in, Irak, Filistin, Lübnan, Suriye ve İran politikalarını sert bir dille eleştirmiş; Ankara, Amerika ve İsrail’in İran ve Suriye’ye karşı dayanışma ve ortak hareket etme gibi birçok talebini reddetmişti.
Yine Türkiye geçtiğimiz Şubat ayında “Hamas” hareketi lideri Halid Meşal’i Türkiye’de ağırladı. Bu ayrılıklar, Ankara ile Washington arasında Türk siyasetinde ve medyasında ciddi tartışmalara neden oldu.
Bu arada Erdoğan hükümetinin Washington’la ilişkilerini doğal seyrine koymaya çalıştığından söz edildi. Buna göre Ankara, Amerika’nın Türkiye’ye yönelik siyasi ve ekonomik politikalarında Yahudi lobisinin güçlü etkisi bulunması dolayısıyla İsrail’le de ilişkilerini düzeltmeye çalışıyordu. Nitekim Gül, bu ziyaretinde Amerika’daki Yahudi lobileri ile de görüşecek ve hükümetinin İsrail’le ilişkileri ilerletme hususunda gönüllü ve ısrarlı olduğunu vurgulayacak.
İsrail Başbakanı Ehud Olmert de Şubat ayının 15’inde Türkiye’yi ziyaret edecek. Erdoğan’ın da en kısa zamanda iade-yi ziyarette bulunması bekleniyor. Erdoğan en son 2005 Nisan ayında İsrail’i ziyaret ederek eski İsrail Başbakanı Ariel Şaron’la görüşmüştü.
Siyasi çevreler de Gül’ün Washington ziyaretinin öneminden bahsediyorlar. Zira Nisan ayında yakalaşan Cumhurbaşkanlığı seçimleri dolayısıyla Türkiye yeni bir gerilime hazırlanıyor. Askerler ve Amerika’ya bağlı büyük iş adamlarının desteklediği laik çevreler eşinin başörtülü olması nedeniyle Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasını istemiyorlar. Zira başörtüsü kanuni ve anayasal çerçevede devletin resmi kurumlarında yasak ve cumhurbaşkanlığı da bu kurumların sembolü konumunda.
Aynı çevreler, Gül’ün dönmesinin ardından Türk Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın gelecek hafta Washington’a yapacağı ziyaretin de Washington’un (Türkiye’deki) iç siyasete yönelik gelişmelere ilişkin izleyeceği tavrın açıklanmasına katkıda bulunacak. Türk askeri Washington’la sürekli olarak diyalog ve işbirliği halindeydi. Ancak bu dostluk 3 Temmuz 2003 tarihinde 11 Türk askerinin Amerikan güçleri tarafından Irak’ın Kuzeyin’deki Süleymaniye’de esir alınması ve ABD’nin “Türkiye Kürdistanı İşçi Partisi” üyelerine karşı Ankara’yla dayanışmayı reddetmesi sonrası bozulmuştu.
Amerika ile Türkiye arasındaki stratejik ilişkilerin geleceğini bu yöndeki bir dayanışmanın belirleyeceği artık aşikâr! Herkes de Washington’un “Türkiyeli Kürdistanlılar” konusunda bir karar almada acele etmeyeceğini biliyor. Bu karar ancak Amerika’nın Irak, İran ve bölgenin tamamına ilişkin hesaplarının genel olarak çözümlenmesinden sonraya kalıyor.