Filistin: Siyonist Soykırım Savaşına Karşı Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
Makale
07 Temmuz 2006 · 18:03

Filistin: Siyonist Soykırım Savaşına Karşı

Irkçı Yahudi ordusunun Filistin halkın yönelik soykırım savaşı devam ediyor.

Irkçı Yahudi ordusunun Filistin halkın yönelik soykırım savaşı devam ediyor. Filistin adını ortadan kaldırmak için yirmi seneden fazladır aynı tecrübeyi yaşayan Siyonistler; genç, yaşlı, kadın demeden öldürmekte, “gelecekte işgale karşı direnen mücahitlere dönüşür” endişesiyle çocukları dâhi katletmektedir.

 

Yine de Siyonist oluşumun liderleri ve partileri, güçlü, cesur ve dimdik duran Filistin halkının, bir nesli cihad meydanında düşürdüğünde, cihad ruhuyla, askeri planlarıyla ayağa kalkan yeni nesli görünce başarısızlığa uğradığını hissediyor. Zira bu nesil, gelecek nesiller için hür bir gelecek oluşturmak istiyor.

 

Nitekim mücahitlerin düzenlediği operasyonda da buna şahit olduk. Siyonist orduya askeri karargâhında saldırı düzenleyen mücahitler, iki Siyonist askeri öldürdü, bir üçüncüsünü de yaraladı. Askerî barikatlara rağmen birçok Siyonist asker yaralandı. Bu noktada Siyonistler, direniş sahasında durmaya kararlı olan halkın iradesini uçaklarla, tanklarla, füzelerle ve askeri planlarla yenemeyeceklerini anladılar.

 

Kuşkusuz direniş sahasında kalmaya karar veren bir halkın iradesi asla yenilmez! Ölüme, sürgüne, tutuklamaya, alt yapı hizmetlerinin tahrip edilmesine rağmen! İşte bu noktada dengesiz Siyonist ordunun, düşmanlığındaki dengesini kaybettiğine; Gazze’deki elektrik trafolarına saldırdığına; köprüleri kestiğine; tehditler savurduğuna şahit olduk. Siyonistler, tüm bu saldırganlıkları, Filistin halkının cihadının ve kahraman direniş gücünün göstergesi olan bir Siyonist askerin esaretine karşı yaptı!

 

ABD, Siyonistleri beraat ettiriyor

 

Beyaz Saray’ın Siyonistlerin vahşiliğinden bahsederken hala “nefsi müdafaa”dan dem vurması dikkat çekiciydi. Böylelikle Beyaz Saray, Filistin halkına hürriyetinin, bağımsızlığının, insanî haklarını müdafaa etmesinin hakkını tanımıyordu. Belki de Bush, bu halkın yaşama hakkı olmadığını düşünüyordu.

 

İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nın durumu da farksızdı. İngiltere, Filistinlilerin Siyonist orduya saldırmasını “terör saldırısı” olarak değerlendiriyordu. Nitekim bu değerlendirme, Yahudilerin Filistin’i işgal etmesini ve Filistinlileri tecrit etmesini planlayan, bu planı yürürlüğe geçiren İngiltere’nin suçunu hafızalarımızda tazeliyordu.

 

İngiltere “Filistinlilerin uyguladığı şiddetin, barışçıl pazarlık çözümünün geleceğini zedelediğinden” bahsediyordu. Ama İngiltere Filistinli bebeklerin katledilmesinde “barışçıl çözümleri zedeleyen” hiçbir şey görmüyordu. Zira AB ülkelerinin çoğu dâhil olmak üzere kendilerinden Siyonistlerin Gazze saldırısı karşısında sert bir açıklamaya ilişkin tek bir kelime duymadığımız Batılı yönetimlere kendini kabul ettiren “Irkçı mantık”, sanki bir İsraillinin hayatının tüm Filistinlilerin hatta tüm Arapların hayatına eşit olduğuna inanıyordu!

 

Filistin, ümmetin özgürlüğe açılan pencereleridir

 

Tüm mesele, dünya müstekbirlerinin ABD siyasetine boyun eğen, Siyonistlerin gücünden korkan yönetimler aracılığıyla bu davayı başarısızlığa uğratma çabasıdır. Bundan dolayı tüm Arap orduları ümmeti müdafaa edecek güce sahip değildir.

 

Bilakis bu ordular, ABD emperyalizminin siyasetine paralel bir çizgi izledikçe kendi halklarının aleyhine çalışan güçlere dönüşmüştür. Bu ordular, iç zulme karşı çıkan halkların hürriyetlerine engel olan bir işlevsellik kazanmıştır. Bu orduların ABD’nin halkları korkutma talebini yerine getiren zalim yönetimi ve hürlerle dolu büyük zindanları vardır.

 

Filistin halkı tek başına dimdik ve güçlü bir şekilde, sert bir iradeyle Yahudi Irkçılığını destekleyen Batı ırkçılığına karşı duruyor. Bu noktada İslam ve Arap halkları da her tür meşru araçla bu halkın yanında durmalıdır. Zira çevrilen entrikada tüm İslam ve Arap âlemine meydan okunmaktadır. Eğer Filistin davası düşerse, Filistin’e vurulan bu darbeler yarın diğer halklara, diğer devletlere, diğer güvenliklere diğer ekonomilerine… vurulacaktır.

 

Filistin, ümmete hürriyete giden yolda birden fazla pencere açmıştır. Ümmet, hürriyet savaşında izzet ve onurunu korumak için bu pencereleri genişletmelidir.

 

Batı, Filistin halkının lehine olan demokratik yolları istememektedir. Batıya göre demokrasi kendi işine gelecek şekilde işlemelidir! Bundan dolayı Batı, İsrail eliyle Filistin halkının seçtiği vekilleri tutuklamış; Filistin halkını seçiminden dolayı cezalandırmıştır. Batı, ırkçı hesapları lehine insan haklarını göz ardı ederek eski sömürgeci zihniyetine yeniden kavuşmuştur. Bize düşen, insanımızın insanlığını muhafaza etmek için cihad çizgisinde hürriyet iradesine dayanmaktır.

 

Çeviren Furkan Torlak
Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 19.08.2026 17:35 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/makale/90/filistin-siyonist-soykirim-savasina-karsi