
YDH- İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar’ın Azerbaycan ve Kazakistan’ı kapsayan resmi ziyareti, İsrail rejiminin bölgesel denklemlerde yeni bir sayfa açma arayışını tescilledi.
ARKA PLAN: İsrail-Azerbaycan arasında 'çok alanlı' iş birliği adımı
Ziyaretin ilk durağı olan Bakü’de Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir araya gelen Sa'ar, ikili ilişkilerin "stratejik ortaklık" seviyesinden çok boyutlu bir entegrasyona evrildiğinin sinyallerini verdi.
Görüşmelerin merkezinde ticaret, enerji ve turizmin yanı sıra yapay zeka ve su yönetimi gibi ileri teknoloji alanları yer aldı. Ancak saha analistlerine göre, madalyonun diğer yüzünde çok daha somut bir takas mekanizması işliyor.
Siyaset uzmanı Ruslan Süleymanov’un vurguladığı üzere, Bakü ve Tel Aviv arasındaki ilişki temelde "petrol sevkiyatı karşılığında gelişmiş silah sistemleri tedariki" üzerine kurulu bir güvenlik mimarisine dayanıyor. Ayrıca Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi’nin (SOCAR) İsrail’deki Tamar doğalgaz sahasına katılımı, bu ekonomik bağımlılığı stratejik bir ortaklığa dönüştürüyor.
Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile Sa'ar arasındaki görüşmede, iş birliğinin sınırlarının Kafkasya’yı aşarak Orta Asya pazarlarına uzanması kararlaştırıldı. Bayramov, İsrailli yatırımcıların Azerbaycan’daki serbest ekonomi bölgelerini bir sıçrama tahtası olarak kullanarak bölge pazarlarına erişim olasılığını resmen teyit etti.
Bu durum, Bakü’nün yalnızca bir enerji tedarikçisi değil, aynı zamanda İsrail’in doğuya açılan stratejik bir lojistik üssü haline geldiğini gösteriyor.
Sa'ar’ın Bakü’den sonra 40 kişilik dev bir ekonomi ve teknoloji heyetiyle Astana’ya geçmesi, ziyaretin jeopolitik derinliğini artırıyor. Kazak uzman Nurlan Munbayev, bu hamlenin Kazakistan’ın çok taraflılık politikasıyla uyumlu olduğunu belirtirken, ziyaretin arka planında İbrahim Anlaşmaları'na katılım veya bu çerçevede bir kurumsallaşma arayışının yattığına dikkat çekiyor.
ARKA PLAN: Azerbaycan'daki Siyonist zirve İbrahim Anlaşmaları’na hizmet ediyor
Teknoloji, siber güvenlik ve sağlık alanlarını kapsayan bu temaslar, Tel Aviv’in Orta Doğu’da kurduğu normalleşme hattını Orta Asya’nın kalbine taşıma niyetini yansıtıyor.
Siyaset bilimci Yuri Bocharov, Bakü-Tel Aviv hattındaki yakınlaşmanın bölgedeki diğer aktörler nezdinde "tedirgin edici" bulunabileceğini kabul etmekle birlikte; bu süreci konjonktürel bir tepki değil, İlham Aliyev’in yıllara sari pragmatik siyasetinin bir sonucu olarak nitelendiriyor.