Körfez'i bir askeri tuzağa dönüştürmek: İran uçak gemileri için ne hazırladı?

26 Şubat 2026

❝Körfez Tuzağı senaryosu, gemi sayısındaki üstünlüğe değil; coğrafi çevrenin karmaşıklığına, baskının birikmesine ve angajman süresinin milisaniyelerle yönetilmesine dayanan kapsamlı bir taktik olarak tezahür eder.❞

YDH- Hasan Haydar’ın el-Ahbar için kaleme aldığı bu analiz, İran’ın Fars Körfezi’ndeki askeri stratejisinin klasik bir deniz savaşından ziyade, ABD’nin teknolojik ve sayısal üstünlüğünü asimetrik bir bataklığa çekme üzerine kurulu olduğunu savunuyor

Tahran ve Washington arasında gerçekleşebilecek olası bir deniz çatışmasında Körfez bölgesi; İran tarafından, rakibini elverişsiz koşullar altında ve önceden belirlenmiş manevra alanları içinde savaşmaya zorlamak amacıyla tasarlanmış bir "askeri kıskaç" ortamı niteliği taşıyor.

İran'ın buradaki stratejik varsayımı, dengeli bir deniz muharebesine girmek değil, ABD Donanmasını askeri literatürde "öldürme zinciri" (kill chain) olarak bilinen, birbirine bağlı tehditler dizisine kademeli olarak çekmektir. Bu süreçte bozma, yıpratma ve hassas vuruş araçları entegre edilerek, çok katmanlı bir baskı oluşturulmaktadır.


═══════════════════════════════
ABD, uçak gemilerinin yenilmez olmadığını Kızıldeniz'den biliyor
═══════════════════════════════

İran'ın deniz operasyonları için geliştirdiği silahların niteliği göz önüne alındığında, gerilimin tırmandığı ilk anlarda; küçük deniz birimlerinin Hürmüz Boğazı'na dip, manyetik ve akustik mayınlar döşemesi, ardından ise takibi zor bölgelere hızla Gadir sınıfı denizaltılar ve hafif botlar konuşlandırması bekleniyor.

Buradaki temel amaç, 30 ila 60 metre derinliğe sahip bu ortamda deniz trafiğine yavaş bir tempo dayatmaktır; zira böylesi bir alanda meydana gelecek her türlü yavaşlama, gemileri neredeyse kalıcı bir hedef haline getiriyor.

Gemiler keşif ve mayın temizleme operasyonlarıyla meşgulken, saldırı güçleri "yoğunluk dalgaları" veya "sürü" taktikleri aracılığıyla ana gemilerin, özellikle de uçak gemilerinin yakın savunma sistemlerini tüketmeye odaklanır.

Seyir füzelerine ek olarak Aşura ve Ya Mehdi sınıfı yüzlerce hızlı hücum botunun; eş zamanlı salvoyla kısa menzilli füzeler ve torpidolar fırlatarak, saatte 150-165 kilometre hıza ulaşan bir süratle birden fazla eksenden yaklaşması öngörülmektedir.

Hedef, yakın savunma sistemlerini ve radarları aynı anda çok sayıda tehditle karşı karşıya bırakarak etkisiz hale getirmektir. Bu kümülatif baskı, operasyonel bir karmaşa ortamı yaratırken önleyici mühimmatı tüketir ve çatışmanın daha şiddetli aşamasına zemin hazırlar.

Ana gemilerin pozisyonları artan baskı altında açığa çıktığında, gemisavar balistik füzeler devreye sokulur. Bu kapsamda, karadan fırlatıldığı için nispeten güvenli konumlarda bulunan, 700 kilometreye kadar menzile ve Mach 5'i aşan hızlara sahip Fars Körfezi, Hürmüz 1 ve Hürmüz 2 sistemleri ele alınmaktadır.

╰┈➤ İran’ın çok katmanlı deniz seti

Hareketli hedefleri vurma olasılığını artırmak amacıyla Zülfikar, Basir, Fetih-i Mübin ve Kasım Basir gibi optik ve termal arayıcı başlıklarla donatılmış, menzili 1200 kilometreye ulaşan versiyonlar kullanılmaktadır. Bu arayıcılar, terminal aşamada rota düzeltmesine olanak tanırken, elektronik harp ortamlarında uydu sinyallerine olan bağımlılığı da azaltmaktadır.

Bununla birlikte, bu sistemlerin başarısı başlangıç koordinatlarının doğruluğuna ve verilerin sürekli güncellenmesine bağlıdır; zira 30 knot (yaklaşık 55 km/sa) hızı aşabilen bir uçak gemisi, dakikalar içinde birkaç kilometre yer değiştirebilir, bu da zaman faktörünü kritik hale getirir.

İran'ın temel argümanı, eşit şartlarda bir deniz çatışmasına girmek değil, Amerikan deniz gücünü birbirine bağlı tehditlerden oluşan bir sarmalın içine çekmek.

Çatışmanın doruk noktasında, özellikle Mach 5 sürati aşan ve olağanüstü manevra kabiliyetine sahip Fettah hipersonik füzesi söz konusu olduğunda, zamanın kendisi bir silaha dönüşür.

Bu aşamada uyarı penceresi daralırken, füzenin değişken yörüngesi nedeniyle önleme hesaplamaları çok daha karmaşık bir hal alır. Fettah, hedefe yönelirken rotasını düzeltmek için izleme ve iletişim ağından sürekli güncellemeler alabilmektedir.

Balistik ve hipersonik yörüngelere paralel olarak; Kader, Gadir ve Ebu Mehdi gibi alçak irtifada seyreden füze dalgaları, deniz seviyesinden sadece 5 ila 10 metre yükseklikte hareket ederek son ana kadar radarlardan gizlenmeyi başarır.

Seyir füzesi saldırılarından önce genellikle savunma füzelerini yormak ve dikkat dağıtmak amacıyla İHA dalgaları gönderilir; bu durum, seyir füzelerinin atmosfer ve deniz basıncının bileşimiyle oluşan boşluklardan yararlanarak gemi gövdesini veya kritik üst yapı noktalarını vurmasına imkan tanır.

Ayrıca, birkaç gün önce devam eden askeri tatbikatların bir parçası olarak İran, Sayyad Şirazi gemisinden 150 kilometre menzilli Seyyad-3G deniz savunma füzesini ilk kez test etmiştir. Bu deneme, İslam Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri tarafından Hürmüz Boğazı'nda gerçekleştirilen "Akıllı Kontrol" manevraları sırasında icra edilmiştir.

╰┈➤ İran, Seyyad-3G'yi sahneye çıkardı

Tüm bu saldırı katmanları, birbirinden bağımsız unsurlar olarak değil, "ağırlık merkezi" olan uçak gemisini hedef alan hassas bir entegrasyon içerisinde çalışır.

Yüksek enerjili ve dikey bir füze saldırısı, gemi mürettebatını savunma kaynaklarını belirli bir yöne odaklamaya zorlarken, alçak uçuş yapan füzeler aynı anda farklı yönlerden yaklaşarak doğrudan isabet olasılığını artırır.

Gemi tamamen batırılmasa bile, uçuş güvertesine veya itki sistemlerine verilecek ağır hasarlar gemiyi operasyonel olarak devre dışı bırakabilir; bu da tek başına, kısıtlı ve hassas bir bölgedeki güç dengesini yeniden şekillendirecek bir hedeftir.

Dolayısıyla "Körfez Tuzağı" senaryosu, gemi sayısındaki üstünlüğe değil; coğrafi çevrenin karmaşıklığına, baskının birikmesine ve angajman süresinin milisaniyelerle yönetilmesine dayanan kapsamlı bir taktik olarak tezahür eder.

Sonuç olarak, özellikle ABD'nin bölgedeki üslerinin ve çıkarlarının İran'ın füze baskısına karşı savunmasızlığı göz önüne alındığında, denizde sıcak bir çatışmaya girme kararı en başından itibaren oldukça maliyetli bir tercihe dönüşmektedir.

Çeviri: YDH