Rızai'den kapsamlı savaş analizi: 'Üstünlüğü ele geçirdik'

05 Mart 2026

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai, ABD ve İsrail’e karşı yürütülen savaşta İran’ın askeri üstünlüğü ele geçirdiğini savundu.

YDH- İslam Danışma Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai, askeri başarıların artışına dair verileri paylaşarak bölgedeki ABD'ye ait tüm savunma ve radar sistemlerinin imha edildiğini, bu nedenle Amerika Birleşik Devletleri'nin ihtiyaç duyduğu ekipmanları Güney Kore ve Japonya'dan transfer etmek zorunda kaldığını vurguladı.

ABD’nin yüzlerce askerinin öldüğü gerçeğini hem kendi kamuoyundan hem de dünyadan gizlediğini belirten Ulusal Güvenlik Komisyonu Sözcüsü, sahadaki durumu şu sözlerle özetledi:

"Düşman ağır bir psikolojik savaş başlatmış olsa da gerçek şu ki, bize en yakın konumdaki Amerikan savaş gemisi bizden en az 800 mil uzaklaşarak Hint Okyanusu'na kaçtı. Bugün itibarıyla Basra Körfezi'nde hiçbir Amerikan savaş gemisi bulunmamaktadır."

İki tarafın operasyonel hedefleri arasındaki farkı da açıklayan Rızai şöyle dedi: 

"Düşman kız okullarımızı, konutlarımızı ve polis karakollarımızı hedef alıyor; ancak biz Amerikan üslerini, gemilerini ve Siyonist rejimin güvenlik kabinesi toplantısını imha ettik. Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Katar ve Kuveyt'teki Amerikan askerlerini doğrudan hedef alıyoruz. Bugün düşmanın savunma sistemlerinin imha edilmiş olması sebebiyle, savaşın ilk günündeki gibi büyük miktarlarda füze ateşlememize dahi gerek kalmadı".

Savaş alanındaki teknik ayrıntıları ve İran İslam Cumhuriyeti'nin askeri üstünlüğünü detaylandıran Rızai, başlangıçta savunma bariyerlerini aşmak için çok sayıda füze ateşlenmesi gerektiğini, ancak şu an düşmanın hiçbir savunmasının kalmadığını ve sistemlerinin tamamen imha edildiğini belirtti.

Düşmanın teçhizatının arkasına saklanan korkak bir yapıya sahip olduğunu ve bu teçhizatın büyük kısmının imha edildiğini söyleyen Rızai, psikolojik savaştan çekinilmemesi gerektiğini belirtti.

Savaşın; saldırgan düşman ve Siyonist-Amerikan ittifakı tamamen cezalandırılıncaya, İran'ın ulusal güvenliği kalıcı olarak tesis edilene kadar devam edeceğini vurgulayarak, "Savaşı sürdürmenin önünde hiçbir engel yok; rezervlerimiz yeterli, güçlerimiz kararlı ve önümüzdeki günlerde düşman daha fazla sürprizle karşılaşacak" diyerek sözlerini tamamladı.

Düşmanın dünyanın en uzak bölgelerinden savunma teçhizatı getirmek zorunda kaldığını ve bunların konuşlandırılmasının günler sürdüğünü, bu sayede düşmana karşı kesin bir üstünlük sağladıklarını ifade eden Rızai, İran'ın deniz gücünün yok edildiği yönündeki iddiaları reddederek, "Eğer İran'ın donanması yok edildiyse, düşman neden Fars Körfezi'nden petrol ihraç edip merkezlerine ulaştıramıyor? Bunlar savaşın inkar edilemez gerçekleridir ve deniz üstünlüğünün bizim elimizde olduğunu açıkça göstermektedir" delillendirmesinde bulundu.

ABD'nin, Siyonistlerin eksik ve hatalı bilgilerine dayanarak yaptığı yanlış hesaplamalara dikkat çeken Rızai, Trump'ın bir İran gemisinin batırıldığına dair asılsız iddialarına da değindi. 

Rızai şöyle dedi: 

"Düşman, on milyonlarca insanın yaşadığı büyük yası göremedi ve halkın mutlu olduğunu iddia ederek kendini kandırdı. Rejimin başını hedef alarak ülkenin çökeceğini düşündüler ancak İmam Hamenei'nin büyük mirası olan İslam Cumhuriyeti'nin sağlam yapısı, milletin sarsılmaz desteğiyle güçlü kaldı ve saha komutanları görevlerini derhal yerine getirdiler" 

İran milletinin yıllardır yaptırımlara karşı gösterdiği direnişe atıfta bulunan Rızai, "Biz, uzun süredir baskı ve yaptırımlar altında çelikleşmiş bir milletiz; düşman bize daha fazla baskı uygulayamaz çünkü elindeki tüm araçları zaten tüketti. Ama şimdi misilleme sırası bizde" dedi.

Hürmüz Boğazı ablukasının küresel enerji piyasaları üzerindeki etkisini vurgulayarak, düşmanın propaganda aygıtıyla ABD’deki iç durumu sakin göstermeye çalıştığını ancak benzin, yakıt ve petrol fiyatlarının hızla arttığını belirtti. Ablukanın etkisiyle bu fiyatların önümüzdeki günlerde çok daha fazla artacağını ve bunun Amerika Birleşik Devletleri'ne vuracağı darbenin çok daha acı verici şekilde hissedileceğini ekledi.

Ülke sınırlarının güvenlik durumuna da değinen Rızai, sınır muhafızlarının kapasitesinin çok yüksek olduğunu, Kirmanşah ve İlam illerindeki savunma altyapısının son derece güçlü olduğunu ve bu konuda hiçbir endişe taşımadıklarını söyledi.

Amerikalıların bölgedeki unsurlarına verdiği silahların, Amerikan üslerindeki ve destroyerlerindeki ana silahların gücüyle kıyaslanamayacağını belirterek, şu an için sınır ihlali olmadığını ve düşmanın operasyon yapma kapasitesinin bulunmadığını, harekete geçmeleri halinde ise onları başlangıç noktasında engelleyeceklerini vurguladı.

Son günlerde Parlamento Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu'nun savaş koşullarına paralel olarak olağanüstü toplantılar düzenlediğini belirten Rızai, silahlı kuvvetlerin zaferlerinin takdir edildiğini ve iç güvenliğin sağlanmasında halkın, Faraja ve Besiç güçlerinin desteğinin önemine değinildiğini söyledi.

Komisyonun dış politika alanındaki görüşmelerinde, Devrim Lideri'nin şehadeti konusunda uygunsuz tutumlar sergileyen Avrupa ülkeleriyle ilgili tedbirler alınması ve bu ülkelerin temsilcileriyle görüşülmesi çağrısı yapıldığını belirtti. Meclis üyeleri olarak silahlı kuvvetlerin yanında olduklarını ve zaferin İran milletine ait olacağından emin olduklarını ifade etti.

Halkın meydanlardaki uyanık varlığına minnettar olduğunu belirten Rızai, Tahran Üniversitesi ve Valiasr Meydanı’ndaki törenlerde insanların "Allahu Ekber" sloganlarıyla meydanları terk etmediğini gözlemlediğini söyledi. Tahran nüfusunun bir kısmının şehirden ayrılmasına rağmen, meydanlardaki kalabalığın her geçen gün arttığını ve bu kamuoyu desteğinin düşmanın hesaplarını bozduğunu ekledi:

Ve şöyle dedi:

"Dürüst olmak gerekirse, şehit olmak Ayetullah Hamenei için bir üzüntü kaynağından ziyade bir mertebedir; eğer İmam Hamenei Hicri 61 yılında Aşura günü orada olsaydı, adı şüphesiz Kerbela şehitleri listesine yazılırdı" dedi. 

Rızai, Amerika'da halk savaşa karşı gösteri yaparken İran halkının müzakerelere gidilmemesi yönünde talepler ilettiğini vurguladı. Müzakere iddialarının halk arasında öfke yarattığını, son Amerikan askeri bölgeden ayrılana kadar çatışmanın devam etmesi ve Devrim Lideri'nin intikamının alınması gerektiğini belirten Rızai, "Halkımıza temin ederim ki, düşman bizden ne kadar korkuyorsa biz onlardan zerre kadar korkmuyoruz. Aslında bizden korkanlar onlardır. Bunun bir örneği Ocak 2015'te Amerikan deniz piyadelerinin Fars Körfezi'nde Devrim Muhafızları tarafından tutuklanmasıdır" hatırlatmasında bulundu.