
YDH- El-Ahbar'ın haberine göre, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ile Tahran'ın Tel Aviv'e ve Körfez'deki Amerikan çıkarlarına yönelik misillemeleri ekseninde süren savaşın 26. gününde sahadaki genel tablo değişmedi.
Bu denklemdeki tek istisna, Washington'un İran'ın enerji tesislerini vurma tehdidini hayata geçirme konusundaki isteksizliği oldu.
╰┈➤ Axios: Trump yönetimi savaşı bir an önce sonlandırmak istiyor
Söz konusu tabloya, ABD Başkanı Donald Trump'a savaşı sonlandırması yönünde yapılan uluslararası çağrıların artması eşlik ederken; İsrail cephesi çatışmaların sürdürülmesi için Washington'u kışkırtmaya devam ediyor.
Mevcut durumun en dikkat çekici boyutu ise ABD ve İsrail'in sahada yüzleşmek zorunda kaldığı ilave lojistik ve pratik sorunlar.
╰┈➤ Tümgeneral Abdullahi: Silahlı kuvvetler mutlak zafere dek ilerleyecektir
Yeni bir Pentagon raporu, USS Gerald R. Ford uçak gemisinde meydana gelen hadisenin basit bir çamaşırhane yangınından ibaret olmadığını; bu durumun gemiyi düşman ateşine karşı savunmasız bırakarak fiilen hizmet dışı kalmasına yol açabileceğini doğruluyor.
Buna ek olarak, İran füzelerinin İsrail cephesinde neden olduğu kayıplar giderek artarken; hava savunma sistemlerinin başarısızlığına dair yürütülen soruşturmalar ve önleyici füzelerin tedarik edilebilirliğine ilişkin endişeler de derinleşiyor.
Siyasi ve diplomatik düzleme bakıldığında; İran müzakere masasından tamamen uzak dururken, Trump aksini iddia ederek İranlıların "ABD ile bir anlaşma yapmak için canla başla çabaladığını ve ne pahasına olursa olsun bir uzlaşmaya varmaya çalıştığını" ısrarla öne sürdü.
Basın açıklamalarında Tahran'ın USS Abraham Lincoln uçak gemisini yaklaşık yüz füzeyle hedef aldığını ancak bunların tamamının engellendiğini savunan Trump, yaşanan son çatışmaların ardından İran'ın balistik füze stokunun "önemli ölçüde eridiğini" iddia etti.
Ayrıca Amerikan yönetiminin "hâlihazırda İran ile ilgili müzakereler yürüttüğünü" belirten Trump; Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun yanı sıra Steve Wittkof ve Jared Kushner'ın da müzakere heyetinde yer aldığını yineledi.
╰┈➤ Tahran’dan yalanlama: ‘ABD ile hiçbir görüşme yok’
╰┈➤ Galibaf'tan müzakere iddialarına yanıt: 'ABD-İsrail'in bataklıktan kurtulma çabası'
Bu iddialara karşın, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi dünkü açıklamalarında müzakerelere dair hiçbir atıfta bulunmadı.
Malezyalı mevkidaşıyla gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, ülkesinin "egemenliğini ve toprak bütünlüğünü kararlılıkla savunma" iradesini teyit eden Arakçi, "İran'ın bölgedeki tüm ülkelerle dostane komşuluk ilişkilerini sürdürme taahhüdünü" bir kez daha vurguladı.
Bununla birlikte Arakçi, "ABD ve Siyonist rejimin, bölge ülkelerinin topraklarındaki askerî ve lojistik üsler ile imkânları İran'a saldırmak amacıyla kullanması, meşru müdafaa hakkı çerçevesinde Tahran'ı savunma tedbirlerine başvurmaktan başka bir seçenekle baş başa bırakmamıştır." ifadelerini kullandı.
╰┈➤ WSJ: Körfez ülkeleri İran’a karşı savaş kararına yaklaşıyor
İranlı Bakan bölge başkentlerine seslenerek, ABD ve İsrail'in kendi topraklarını, hava sahalarını ve lojistik kapasitelerini "komşu bir İslam devletine yönelik acımasız bir saldırganlık" amacıyla kullanmalarına derhâl engel olmaları çağrısında bulundu.
İç siyasette ise Tahran, ABD-İsrail'in düzenlediği suikastlar sonucunda güvenlik bürokrasisinde oluşan boşlukları doldurma stratejisi kapsamında İran Cumhurbaşkanı'nın medya danışmanı, Şehit Ali Laricani'nin yerine Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreterliği görevine Muhammed Bakır Zülkadir'in getirildiğini duyurdu.
Söz konusu atama, Devrim Lideri Ayetullah Mücteba Hamenei'nin resmî onayının ardından gerçekleşti.
╰┈➤ Genç Hamenei'nin dilindeki hendese: Eksen'den Cephe'ye
Devrim Muhafızları Ordusu'nun (DMO) deneyimli komutanlarından biri olan Zülkadir, eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad döneminde güvenlikten sorumlu İçişleri Bakan Yardımcılığı da dâhil olmak üzere devlet kademelerinde üst düzey güvenlik görevleri üstlenmiş bir isim olarak öne çıkıyor.
Uluslararası arenada ise savaşın yarattığı küresel tedirginliği yansıtan arabuluculuk teklifleri dört bir yandan gelmeye devam ediyor.
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier devam eden savaşı "felaket niteliğinde bir siyasi hata, uluslararası hukukun açık bir ihlali, gereksiz ve bütünüyle önlenebilir bir kriz" olarak nitelendirdi.
Aynı doğrultuda Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ülkesinin ABD ile İran arasındaki olası müzakerelere ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu belirterek, savaşı sonlandırmayı amaçlayan diplomatik çabalara tam destek verdiğini açıkladı.
Hindistan Başbakanı Narendra Modi de Trump ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, gerilimin derhâl düşürülmesi ve barışın en kısa sürede yeniden tesis edilmesi yönündeki çağrılara arka çıktığını teyit etti.
Moskova yönetimi, Washington ve Tahran arasında arabuluculuk yapma teklifini yineledi.
Kremlin'den yapılan resmî açıklamada, "Rusya, İran'daki savaşın Hazar Denizi havzasına sıçramasını son derece olumsuz bir jeopolitik gelişme olarak değerlendirecektir." uyarısında bulunuldu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise ülkesinin barış çabalarına aktif olarak katılmaya hazır olduğunu vurgulayarak, Amerikan ve İsrail askerî operasyonlarının yalnızca Ortadoğu'yu değil; küresel ticaret hatlarını ve dünya enerji piyasalarını da doğrudan tehdit ettiğinin altını çizdi.
╰┈➤ Lavrov: ABD'nin akılcı bir tutum sergileyeceğine dair hiçbir emare yok
El-Ahbar'a göre, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da İsrail'in olası müzakerelere karşı sergilediği kışkırtıcı politikalara atıfta bulunarak, "İsrail'in katı, kibirli ve radikal tutumunun diplomatik bir çözümü baltalamasına asla izin verilmemelidir." ifadelerini kullandı.
╰┈➤ Ankara, İran-ABD hattında ateşkes zemini arıyor
Çatışmaların küresel çapta ciddi ekonomik sonuçlar doğurduğuna dikkati çeken Erdoğan, savaşın derhâl sona erdirilmesi yönündeki çağrıları desteklediklerini belirterek; mevcut durumun Körfez ülkelerini de hedef alarak bölgede derin yaralar açtığını ve yeni anlaşmazlık tohumları ektiğini sözlerine ekledi.
Öte yandan, ABD'nin İran'la doğrudan veya vekâlet savaşları üzerinden çatışmaya girmesini tarihi ve kaçırılmayacak bir fırsat olarak gören İsrail, Washington ile Tahran arasındaki olası müzakerelere tamamen kapalı bir tutum sergiliyor.
Bu stratejik fırsatı sonuna kadar değerlendirmeyi amaçlayan Tel Aviv yönetimi, savaşın kesintisiz devam etmesi için kışkırtıcı hamlelerini sürdürüyor.
Bu bağlamda İsrail merkezli Ynet haber sitesi, üst düzey İsrailli yetkililerin "İran, Trump'ın dayattığı teslimiyet şartlarını asla kabul etmeyecek." şeklindeki görüşlerine yer verdi.
Haberde ayrıca, Tel Aviv'in, Trump yönetiminin bölgesel baskılar altında taviz verebileceği endişesini taşıdığı ve bu nedenle görüşmeleri son derece yakından izlediği aktarıldı.
Aynı yetkililer Washington'un Tahran'a sunduğu teklifin; nükleer ve balistik füze programlarına katı kısıtlamalar getirilmesi, zenginleştirilmiş uranyum stokunun tamamen tasfiye edilmesi ve müttefik gruplara sağlanan desteğin kesilmesi gibi çok geniş kapsamlı talepler içerdiğini açıkladı.