
YDH- Amerika Birleşik Devletleri, Kızıldeniz'in stratejik kontrolü ve bölgedeki enerji krizleri bağlamında tarihi bir adım atmaya hazırlanıyor.
Reuters haber ajansının ele geçirdiği bir ABD hükümet belgesine göre, Washington yönetimi Eritre'ye yönelik yaptırımları kaldırmayı planlıyor.
Siyasi analistler, bu çarpıcı kararın arkasında, Afrika ülkesi Eritre'nin Kızıldeniz denizcilik rotası üzerinde sahip olduğu kritik stratejik konumun yattığını belirtiyor.
Analistler, ABD'nin bu yeni hamlesiyle Suudi Arabistan'ın tam karşısında, Kızıldeniz'de oldukça uzun bir kıyı şeridine sahip olan Eritre ile diplomatik ilişkileri hızla geliştirmeyi amaçladığını söyledi.
Aynı zamanda Washington, bu hamleyle Etiyopya'ya da açık bir uyarıda bulunarak, Afrika Boynuzu'ndaki eski rakibi Eritre ile yeni bir savaşa girmemesi yönünde net bir mesaj göndermeyi hedeflediğini vurguladı.
İran ile yaşanan askeri kriz ve Hürmüz Boğazı'nın kapanması, Akdeniz ile Asya arasında son derece önemli bir ticaret ve enerji yolu olan Kızıldeniz'in kontrolünün ne denli hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Bununla birlikte, Afrika Boynuzu bölgesi; Sudan'da devam eden savaş, Somali'deki tırmanan gerilimler ve Etiyopya ile Eritre arasında yeniden alevlenmesinden korkulan çatışma ihtimali nedeniyle derin bir istikrarsızlıkla boğuşuyor.
Eski ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, 2021 yılında Eritre'nin iktidar partisine, ordusuna ve üst düzey Eritreli yetkililere ağır yaptırımlar uygulamıştı.
Bu yaptırımların temel nedeni, söz konusu yetkililerin ve kurumların komşu ülke Etiyopya'daki kanlı savaşta oynadıkları aktif roldü.
O dönemki savaşta Eritreli güçler, kuzeydeki Tigray bölgesinde ayaklanan bölgesel yetkililerle savaşan Etiyopya birliklerine doğrudan destek sağlamıştı.
Dışişleri Bakanlığı tarafından müttefik çeşitli ülkelere gönderilen dahili bir hükümet belgesinde, Amerika Birleşik Devletleri'nin Biden tarafından bizzat imzalanan ve bu yaptırımları içeren başkanlık kararını "4 Mayıs civarında" resmen iptal edeceği bilgisi yer aldı.
Washington ve Asmara arasındaki diplomatik ilişkiler, yaptırımlar yürürlüğe girmeden önce bile on yıllar boyunca son derece gergindi.
Söz konusu yaptırımların tam olarak ne zaman kaldırılacağı ise hala belirsizliğini koruyor.
Hem ABD Dışişleri Bakanlığı hem de ABD Hazine Bakanlığı, konuya ilişkin yöneltilen yorum taleplerine henüz bir yanıt vermedi.
Benzer şekilde, Eritre Enformasyon Bakanı Yemane Gebremeskel ve Etiyopya Başbakanı Basın Sözcüsü Billene Seyoum da kendilerine iletilen yorum taleplerini yanıtsız bıraktı.
Birleşmiş Milletler uzmanları ve uluslararası insan hakları savunucuları, Eritre'yi Cumhurbaşkanı Isaias Afwerki'nin demir yumruklu yönetimi altında sayısız insan hakları ihlaliyle suçlarken, Asmara'daki yetkililer bu ağır suçlamaları sürekli ve kesin bir dille reddediyor.
2020 ile 2022 yılları arasında şiddetle süren Etiyopya savaşı, yüz binlerce masum insanın ölümüne ve milyonlarca sivilin zorla yerinden edilmesine yol açmıştı.
Birleşmiş Milletler raporları, Eritre güçlerini; Eritreli mültecilerin yargısız infazları, kaçırılmaları ve zorla kaybettirilmeleri de dahil olmak üzere çok sayıda ciddi ihlalde bulunmakla suçladı.
Eritre yönetimi, aylar boyunca Tigray bölgesinde Etiyopya güçlerini desteklemek amacıyla kendi askerlerinin sınır ötesine konuşlandırıldığını inkar etmişti.
Ancak Asmara yönetimi daha sonra askeri varlıklarını kabul ederken, bölgede yaşanan insan hakları ihlallerinden hiçbir şekilde sorumlu olmadığını da savundu.
Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında patlak veren bölgesel savaş, Ortadoğu bölgesinden ve bölge üzerinden gerçekleşen küresel petrol tedarikini önemli ölçüde aksattı.
Yaşanan bu enerji darboğazı, coğrafi konumu gereği Eritre'yi Kızıldeniz jeopolitiğinde aniden önemli bir oyuncu haline getirdi.
Eritre ve Etiyopya, 2018 yılında imzaladıkları tarihi barış anlaşmasından önce yıllar süren kanlı savaşlar yaşamış, son derece acı dolu bir geçmişe sahipler.
Tigray'daki iç savaşın sona ermesinden bu yana iki ülke arasındaki gerilimler yeniden tehlikeli boyutlara ulaştı.
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, denize kıyısı olmayan ülkesinin Kızıldeniz'e erişim hakkını açık ve ısrarlı bir şekilde savundu. Eritre yönetimi ise Ahmed'in bu açıklamalarını, toprak bütünlüğüne yönelik geniş çaplı bir askeri müdahale tehdidi olarak yorumladı.
Bölgede görev yapan diplomatlar, ABD'nin yaptırımları kaldırma hamlesinin, denize kıyısı bulunmayan Etiyopya'ya da güçlü bir diplomatik mesaj göndereceğini belirtiyor.
Bu mesaj, Washington'un denize güç kullanarak erişim sağlama girişimlerini kesinlikle desteklemediğini vurguluyor.
Dışişleri'ne ait sızan ABD hükümetinin notunda, "Etiyopya'ya denize zorla erişim girişimlerine karşı olduğumuzu defalarca söyledik" ifadesi net bir şekilde yer alırken, her iki ülkenin de birbirlerinin iç işlerine karışmalarının bölgedeki "istikrar bozucu rolleri" konusunda sert bir şekilde uyarıldığı belirtildi.