
YDH ― Londra merkezli Financial Times'a göre, İran son haftalarda çatışmanın temposunu belirleyen taraf olarak öne çıkarken, Washington'u kendi belirlediği şartlarda uzun süreli ve maliyetli bir yıpratma savaşına çekmeye çalışıyor.
Daha fazlasını okuyun: İran, savunma doktrinini mi değiştiriyor?
Daha fazlasını okuyun: İranlı yetkili duyurdu: 'İran askeri doktrinini değiştirdi'
Son iki haftada inisiyatifi eline alan Tahran, ABD’yi tüketmek ve Müslüman vekillerini Hürmüz Boğazı'ndaki İran hegemonyasına boyun eğmeye mecbur bırakmak amacıyla önleyici vuruşlar gerçekleştirdi.
İran dinamiklerini yakından izleyenlere göre, inisiyatifi ele geçiren Tahran, çatışma zeminini kendi çıkarları doğrultusunda yeniden kurguluyor.
Geçtiğimiz hafta çatışmalardaki sessizliği ani bir darbeyle bozan Tahran, Ürdün’deki bir Amerikan askeri üssünü hedef aldı.
Bölgesel müttefikleri ile birlikte etki alanını genişleten İran, Kızıldeniz'deki deniz ticaretini sekteye uğrattı, Suriye'yi ilk kez vurdu ve Mısır yönüne düzenlendiği öne sürülen bir insansız hava aracı saldırısıyla anıldı.
Son haftalarda Kuveyt ve Bahreyn hatlarındaki taarruzlarını artıran İran, bir zamanlar Körfez coğrafyasındaki korumasız üs ağına güvenen Washington'ı, askerî personeli ve havacıları Ürdün, İsrail ve çok daha uzak güvenli bölgelere kaydırmaya mecbur bıraktı.
Son dönemde artan bombardımanlar nedeniyle çetin bir sınav veren sadık vekil Ürdün'de ise işler sarpa sarmış durumda; yüzlerce aktivist ile tanınmış kamu figürünün Amerikan askerlerinin derhal topraklarından çıkarılmasını talep eden imza kampanyası başlatması, halkın öfke ve hayal kırıklığını gözler önüne serdi.
Avrupa Dış İlişkiler Konseyi'nden analist Ellie Geranmayeh, İran'ın İsrail ve Amerika ile doğrudan ve tam kapsamlı bir savaşa dönüşü artık kaçınılmaz gördüğünü savunarak, "Geçtiğimiz hafta şahit olduğumuz durum, sürekli reaktif kalmak yerine tırmandırmada proaktif davranmaya yönelik çok daha yüksek bir risk iştahıdır" değerlendirmesini yaptı.
Financial Times'a göre, Tahran'ın bu stratejik kumarı, çatışmayı nasıl tırmandırabileceğini gözler önüne sererek ABD Başkanı Donald Trump’ı yeniden geniş çaplı muharebe operasyonlarına başlamaktan caydırmak ya da uzun soluklu bir yıpratma savaşında ABD’yi geride bırakmak üzerine kurulu.
Geranmayeh, İran'ın bu saldırıları, "ABD ve İsrail bu savaşı başlatmış olsa bile, işin sonunun nasıl bağlanacağı konusunda belirleyici aktör olamayacaklarının Amerikalılara verilmiş bir mesajı" şeklinde konumlandırdığını belirterek, "Bu, yaşanabilecek bölgesel sarsıntıların yalnızca küçük bir önizlemesidir" ifadesini kullandı.
Arabulucular topyekûn bir savaşa dönüşü engellemek için yoğun çaba harcarken, Trump son günlerde kapsamlı bir bombalama dalgasını yeniden tetiklemeyi masaya yatırıyordu.
Ancak cumartesi gecesi Trump, operasyon için "tam teçhizat hazır ve emir bekliyor" olmalarına rağmen, Ortadoğu'daki müttefiklerin ricasıyla planlanan taarruzu askıya alacağını duyurdu; İran'la olası bir anlaşmanın ufukta görünebileceğine işaret etti.
Tahran ve Washington, Şubat ayındaki İsrail-ABD saldırılarının ardından patlak veren çatışmalarda İran tarafından zapt edilen stratejik Hürmüz Boğazı'nı yeniden ulaşıma açmak, bir ateşkes mutabakatı müzakere etmek ve çatışmaları dondurmak üzere bir mutabakat metnine imza attıklarında, Haziran ayında tüm cephelerde silâhları susturuyor gibi görünüyorlardı.
Ne var ki, su yolundan gizlice sızmaya çalışan birkaç geminin İran tarafından vurulmasının ardından bu mutabakat rafa kalktı, taraflar ateşkes maddelerinin nasıl yorumlanması gerektiği konusunda anlaşmazlığa düşmüştü.
Bunun üzerine Trump, İran'ın bölgeyi füze ve dron yağmuruna tuttuğu, ABD'nin de güney İran'ı bombaladığı yeni çatışma sarmallarını tetikleyen bir misilleme dalgasına onay vermişti.
Uzmanlar, Devrim Muhafızları'nın ağırlığını koyduğu İran'ın, savaşın uzamasının hem askerî hem de ekonomik boyutta Trump ve tüm Ortadoğu için ağır bir faturası olacağını göstermek adımla taarruza geçme kararı aldığını belirtiyor.
İsrail askerî istihbaratının eski İran masası analisti Danny Citrinowicz, "İran cephesinde, mevcut şartlar altındaki Amerikalılarla pazarlık masasına oturmanın bir manası olmadığı yönünde hakim bir mutabakat var" diyerek ekliyor:
"Boyun eğmeyecekler ve şayet hedef alınırsa bunun faturasını herkesin ödeyeceğini açıkça gösteriyorlar."
Bununla birlikte, İran'ın bu özgüvenli duruşu, suikastların ardından Tahran'ın yönetim kademesinde gerçekleşen daha köklü dönüşümleri de gözler önüne seriyor.
Citrinowicz, "Karşımızdaki yeni İran'dır" diyerek, "Eldeki kabiliyetlerin devreye sokulma vaktinin geldiğine inanıyorlar" yorumunu yaptı.
Johns Hopkins Üniversitesi'nden İran stratejisi uzmanı Veli Nasr, "Amerikan reflekslerini kontrol altına almak ve ABD'yi stratejik hesaplarını yeniden gözden geçirmeye zorlamak gibi nihai bir hedefle tansiyonu yükseltiyorlar" şeklinde konuştu.
Nasr sözlerini şöyle sürdürdü:
"Karşımızda bölgesel bir savaş tablosu var ve ABD artık hangi cephede dövüşeceğini seçme lüksüne sahip değil."
Öte yandan İranlı komutanlar da, imzalanan mutabakatın yarattığı belirsizliği gidererek Hürmüz Boğazı üzerindeki mutlak otoritelerini yeniden tesis etmek için elverişli bir fırsat yakaladı.
Cenevre Lisansüstü Enstitüsü'nden analist Ferzan Sabit, Tahranlı kurmayların küresel enerji piyasalarındaki derinleşen krizleri ve kapıdaki ABD ara seçimlerini, Beyaz Saray'ın savaş stratejisini etkileyecek en hassas baskı unsurları olarak okuduğunu vurgulayarak, "Şöyle bir hükme vardılar: 'Saldırgan bir tutum takınmalıyız. Bu adımı atacaksak, doğru zaman tam da şu andır.'" değerlendirmesinde bulundu.
Washington’daki bu stratejik kayma gözden kaçmış değil.
Ortadoğu'daki Amerikan birliklerinin geçmişte istihbarat koordinasyonunu yürüten Karen Gibson, “Temel stratejileri, bu savaşı ABD cephesi için hem ekonomik hem de siyasi anlamda o kadar sürdürülemez bir noktaya taşımak ki, sonunda geri adım atmak zorunda kalsınlar” değerlendirmesini yaparak, bu taktiğin uzun vadede sonuç verebileceğinin altını çizdi.
Çatışmanın bu ikinci evresinin en net göstergelerinden biri de İran'ın, Irak'taki müttefik direniş unsurlarını ve Yemen'deki Ensarullah'ı da sürece dahil ederek savaş coğrafyasını tüm Ortadoğu'ya yayma konusundaki iştahı oldu.
Devrim Muhafızları uzmanı Afşin Ustuvar, “İran ve vekilleri adeta sudaki kan kokusunu sezmiş durumda; tansiyonu yükseltmenin ve çatışmayı derinleştirmenin kendilerine yaradığını düşünüyorlar” diyerek durumu özetledi ve devam etti:
“Bu konjonktür kısmen İran'ın hanesine yazılsa da, her bir aktörün kendi çıkarlarıyla da birebir örtüşmektedir”
Her iki direniş grubu da önemli bir enerji ihracatçısı olan Suudi Arabistan'ı hedef alırken Ensarullah ayrıca Kızıldeniz'deki Suudi deniz ticaretini baltalamaya çabalayarak Babülmendep Boğazı'nın dar geçişlerini ablukaya almaya çalıştı.
Böylece İran, denizdeki ambargosunu Hürmüz Boğazı'nın da ötesine taşıyarak diğer kritik su yollarına genişletti ve enerji piyasalarında fiyatların tavan yapmasına yol açtı.
Perşembe günü ise Tahran'ın cepheyi genişletme eğilimini doğrulayan bir başka gelişme yaşandı.
Kimliği saptırılamayan bir insansız hava aracı, Mısır'ın kuzeyinde Amerikan sermayesine ait bir gemiyi vurdu.
Söz konusu gemi, Süveyş Kanalı yakınlarındaki Dimyat limanında demirli halde bulunuyordu.
Deniz Araştırmaları Merkezi'nden (Center for Naval Analyses) İran uzmanı Michael Connell, “Bu hamlenin temel amacı deniz ticaret hatlarını kilitlemektir” diyerek şu tespitte bulundu:
“Bölgede hayati önem taşıyan üç deniz koridoru vardır: Babülmendep, Hürmüz Boğazı ve Süveyş Kanalı. Şimdi bu üç kritik boğazın tam üzerine veya hemen yakınlarına yönelik saldırılarını bölgeye yaymış durumdalar.”
Uzmanlar, İran'ın daha geniş kapsamlı stratejik hedeflerine ulaşabilmek adına kriz tırmandırma politikasını bilinçli bir araç olarak kullandığına dair inancın giderek güçlendiğine işaret ediyor.
Nasr, “İran çok uzun soluklu bir savaş maratonuna hazırlanıyor” diyerek Tahran'ın artık diplomatik yoldan müzakere edilmiş bir çözüme ihtimal vermediğini vurguladı ve ekledi:
“ABD'yi İran'ın etki alanından olabildiğince uzaklaştırmak; Körfez'den, Suriye'den ve Irak'tan çıkarıp yalnızca İsrail ile Ürdün eksenine sıkışmaya mahkûm etmek için son derece yöntemsel bir strateji izliyorlar.”
Ortadoğu politikaları üzerine çalışmış eski üst düzey Pentagon yetkilisi Dana Stroul, “İranlılar, bölgeyi kasıtlı olarak sarsıp ateşe vererek insanları iki şıktan birine zorluyor: Ya boyun eğip ABD ile bağları koparacaklar ya da Amerikan yönetimini geri çekilmeye zorlamak için baskı yapacaklar” şeklinde konuştu.
Bununla birlikte İran, devasa bir askerî misillemeye zemin hazırlamadan Washington ve Trump cephesini ne kadar zorlayabileceği konusunda stratejik bir hesap hatası yapıyor olabilir.
Ustuvar, Tahran'ın şubat sonu ile mart başındaki o yoğun çatışma temposunu yeniden yakalamasının pek muhtemel olmadığını belirterek, “Bu tırmandırma hamlesi, çatışmanın yıkıcılığını artırmaktan ziyade süreci zamana yaymakla ilgilidir” değerlendirmesini yaptı.
Ustuvar ayrıca, “İran rejimi, hasımlarının uzun soluklu bir savaşın getirdiği siyasi yükü kaldıracak iradeye sahip olmadığı kanısındadır; dolayısıyla savaş ne kadar uzarsa, karşı tarafın direnişi de o ölçüde eriyecektir diye düşünüyorlar” ifadelerini kullandı.
Ancak cephe hattının ötesinde hesaba katılması gereken başka dinamikler de mevcut.
Cenevre Lisansüstü Enstitüsü'nden Sabit, ülkenin zaten çıkmazda olan ekonomik tablosu daha da kötüleştikçe Tahran'ın özgüveninin sarsılmaya başlayabileceğine dikkat çekerek, “Karşımızda yenilmez bir güç yok” uyarısında bulundu ve şu tespiti yaptı:
“Stratejik hesaplamalarını kökten değiştirmek zorunda kalacakları kritik bir eşik pekâlâ gelebilir.”
────────────── Son iki haftada İran─────────────
(14/07/2026) İran, Bahreyn’deki ABD askeri üssünü vurdu ✧
(14/07/2026) İran, Ürdün'deki ABD üssünü balistik füzelerle hedef aldı ✧
(14/07/2026) İran'dan ABD'nin abluka kararına askeri yanıt ✧
(14/07/2026) İran'dan Bahreyn ve Kuveyt'e 'Nasr-2' operasyonu ✧
(15/07/2026) ABD üsleri birer birer vuruluyor ✧
(15/07/2026) Uçak hangarları vuruldu ✧
(16/07/2026) Kuveyt'teki ABD radarı vuruldu, Ezrak Üssü hedef alındı ✧
(17/07/2026) İran, Suriye ve Kuveyt'teki ABD üslerini vurduğunu açıkladı ✧
(17/07/2026) İran, Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD üslerini vurduğunu açıkladı ✧
(18/07/2026) İran Ordusu'ndan Bahreyn'deki ABD üssüne İHA saldırısı ✧
(18/07/2026) Devrim Muhafızları’ndan Körfez'deki ABD üslerine geniş çaplı misilleme ✧
(18/07/2026) İran'ın Ürdün'deki askeri üslere yönelik füze saldırıları yedinci gününde sürüyor ✧
(18/07/2026) İran'dan Ürdün'deki ABD varlığına yeni darbe ✧
(19/07/2026) İran ordusu Kuveyt'teki iki ABD üssünü vurdu ✧
(19/07/2026) İran füzeleri Ürdün'ün Akabe kentini yeniden vurdu ✧
(20/07/2026) İran Devrim Muhafızları'ndan ABD üslerine yeni dalga operasyon ✧
(20/07/2026) Devrim Muhafızları Kuveyt’teki ABD üslerini vurdu ✧
(21/07/2026) İran, Kuveyt'teki ABD üslerini vurduğunu açıkladı ✧
(21/07/2026) İran, Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD hava savunmasını hedef aldı ✧
(21/07/2026) İran, Kuveyt'teki iki radar sistemini imha etti ✧
(22/07/2026) İran, ABD'nin dijital altyapısını hedef aldı ✧
(23/07/2026) İran, çok sayıda CIA tesisini vurdu ✧
(23/07/2026) İran, Kuveyt ve Ürdün'deki ABD üslerini vurdu ✧
(23/07/2026) İran, ABD'nin kritik altyapılarına sızıyor ✧
(24/07/2026) Devrim Muhafızları Ali es-Salim üssü ve Amazon veri merkezini vurdu ✧
(25/07/2026) İranlı komutan Abdullahi'den ABD'ye: Her İranlıya karşılık bir Amerikalı ✧
(26/07/2026) Tahran: Erbil'deki ABD varlığı etkisiz hale getirildi ✧
(26/07/2026) Devrim Muhafızları ABD'nin askeri kayıplarını açıkladı ✧
(26/07/2026) İran'dan Ukrayna'ya misilleme uyarısı ✧
(29/07/2026) Devrim Muhafızları Ürdün'deki ABD üssünü füzelerle hedef aldı ✧
(28/07/2026) İran: PJAK hücresi sınır operasyonunda çökertildi ✧
(29/07/2026) İran'dan tekfirci terörizme ağır darbe ✧
(30/07/2026) İran, ABD üssünü Areş-2 İHA'larıyla vurdu ✧
(30/07/2026) Devrim Muhafızları, Kuveyt'teki ABD üssünü vurduğunu duyurdu ✧
(30/07/2026) İran'dan ABD'ye ağır darbe ✧
(31/07/2026) İran, Hürmüz Boğazı'nda iki tankerin vurulduğunu duyurdu ✧
────────────── Son iki haftada İran─────────────