Yemen'de Ensarullah Hareketi lideri Abdülmelik el-Husi'nin, Suudi Arabistan'ı Yemen halkını aç bırakmakla suçlamasının ardından, Riyad yönetiminin Babülmendep Boğazı'nın Suudi deniz taşımacılığına kapatılması riskine karşı endişeleri yükseldi.
YDH - Yemen'deki Ensarullah Hareketi'nin "ablukaya abluka" denklemini etkinleştirdiğini duyurması ve hareketin lideri Abdülmelik el-Husi'nin Suudi Arabistan'ı Yemenlileri aç bırakmakla suçlaması, Riyad yönetiminde büyük endişe yarattı.
Suudi Arabistan, Sanaa'nın krallığın petrol ihracatına karşı Babülmendep Boğazı'nı kapatma ihtimalini ciddi bir risk olarak değerlendiriyor.
Reuters haber ajansının Suudi kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre Riyad, bu tehdidi oldukça ciddiye alıyor.
Kaynaklar, Hürmüz Boğazı'ndaki jeopolitik dalgalanmalar nedeniyle küresel denizcilikteki önemi daha da artan Babülmendep üzerinde Sanaa'nın güçlü bir askeri etki kapasitesine sahip olduğunun farkında olunduğunu aktardı.
Ensarullah liderliğinin açıklamalarına göre, Suudi Arabistan'ın Yemenlilerin insani taleplerini karşılamayı reddetmesi durumunda "açık savaş" seçeneği de dahil olmak üzere belirlenen caydırıcılık adımlarının atılması an meselesi olarak görülüyor.
Hareketin siyasi büro üyeleri, son günlerde yaptıkları uyarılarda Babülmendep Boğazı'nın kapatılmasının ve Suudi limanlarına giden gemilerin geçişinin engellenmesinin, abluka kırma mücadelesinin öncelikli seçenekleri arasında yer aldığını ima etti.
Bu kapsamda, Yemen'e yönelik askeri operasyonların başladığı 2015 yılından bu yana ilk kez Suudi limanlarına yönelen Suudi petrol tankerlerinin geçişinin tamamen yasaklanması ihtimali üzerinde duruluyor.
El-Ahbar'a konuşan Sanaa'daki ekonomi uzmanları, bu senaryonun gerçekleşmesi halinde küresel petrol fiyatlarının varil başına 150 doların üzerine çıkabileceğini öngörüyor.
Uzmanlar, Suudi Arabistan'ın doğu bölgelerinden Kızıldeniz kıyısındaki Yenbu Limanı'na günlük 7 milyon varili aşan petrol taşıyan Doğu-Batı boru hattı sevkiyatının engellenmesinin, krallığın aylık milyarlarca dolarlık bütçe gelirlerine doğrudan darbe vuracağını belirtiyor.
Dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından olan Suudi Arabistan'ın sevkiyatının birkaç gün dahi durmasının, küresel piyasalarda ciddi arz darboğazlarına yol açacağı değerlendiriliyor.
Cidde ve Yenbu limanlarında felç riski
Savaşın etkilerinin yalnızca son aylarda güvenli bir ihracat platformuna dönüşen Yenbu ile sınırlı kalmayacağı, Cidde Limanı'na giden tedarik zincirlerini de etkileyeceği öngörülüyor.
ABD ile İran arasındaki gerilim sürecinde Hürmüz Boğazı'na alternatif önemli bir lojistik merkez haline gelen Cidde Limanı, Suudi Arabistan'ın ithalatının yaklaşık yüzde 70'ini karşılıyor.
Ayrıca Hürmüz'deki tıkanıklık nedeniyle Katar, Kuveyt ve Bahreyn gibi diğer Körfez ülkelerine giden kargolar da bu limana yönlendiriliyor.
Cidde'deki deniz trafiğinin durmasının, söz konusu Körfez ülkelerinin gıda ve ürün arzı istikrarını bozacağı, Suudi Arabistan'daki üretim ve yatırım sektörlerini de olumsuz etkileyeceği ifade ediliyor.
"Limanlara karşı liman" denklemini ilan eden Sanaa yönetimi, Yenbu ve Cidde limanlarının işleyişini aksatmayı deniz ablukası hedefleri arasına koydu. Küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12'sinin ve konteyner trafiğinin yüzde 30'unun geçtiği, Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan Babülmendep Boğazı'nın stratejik hassasiyetinin bilincinde olan Sanaa'nın, bu ablukayı yalnızca "düşman" olarak nitelendirdiği ülkelere uygulamayı planladığı belirtiliyor.
"Limanlara karşı liman" denklemi
Sanaa'daki siyasi kaynaklar, Yemen'e yönelik ablukaya dahil olan veya Suudi Arabistan öncülüğündeki askeri koalisyonda yer alan herhangi bir ülkeye ait gemilerin Kızıldeniz ve Babülmendep'ten geçişinin engellenmesinin meşru müdafaa kapsamında değerlendirileceğini vurguladı.
Sanaa'dan bir ekonomi yetkilisi ise "Limanlara karşı liman" stratejisinin, başta Hudeyde olmak üzere Güney eyaletlerinde Riyad yanlısı grupların kontrolündeki limanlar da dahil, Yemen genelindeki ablukayı kırmanın en etkili yollarından biri olduğunu ifade etti.
Yetkili, "Bu denklem Suudi tarafında büyük endişe yarattı çünkü bunun Suudi ekonomisinde tam bir felce yol açacağını biliyorlar. Yemen'e karşı ekonomik savaş yürüterek milyonlarca insanı açlığa mahkum eden Riyad, bu baskıya birkaç hafta bile dayanamaz ve bunun bedeli kendileri için çok ağır olur" dedi.
Gözlemciler, Ensarullah'ın elindeki hava ve deniz kozlarının büyüklüğüne dikkat çekerek, bu kapasitenin Riyad'ı Sanaa'nın taleplerini kabul etmeye zorlayabileceğini belirtiyor.
Söz konusu talepler arasında Sanaa Havalimanı ve Hudeyde Limanı üzerindeki ablukanın tamamen kaldırılması, 11 yıldır ödenmeyen kamu çalışanlarının maaşlarının ödenmesi, esirlerin "hepsi karşılığında hepsi" formülüyle serbest bırakılması, yolların açılması, mali ve parasal bölünmüşlüğün sonlandırılarak siyasi sürecin tamamlanması yer alıyor.