Lübnan’da hücreler yeniden harekete geçiyor: Suriye hattından militan akışı Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
LÜBNAN
09 Eylul 2026 · 22:42

Lübnan’da hücreler yeniden harekete geçiyor: Suriye hattından militan akışı

Lübnan'da bazı silahlı ve aşırıcı grupların yeniden örgütlendiği, Suriye'den ülkeye silah ve militanların yasa dışı yollarla girişinin sürdüğü ve bazı grupların olası saldırı veya güvenlik eylemleri için talimat beklediğine dair farklı güvenlik birimlerinden kesişen bilgiler ortaya çıktı.

YDH ― El-Ahbar'ın farklı güvenlik birimlerinden derlediği bilgiler, Lübnan'ın Trablus, Beyrut ve Sayda kentlerinde hareketlilik gösteren bazı grupların yeniden örgütlendiğine, Suriye'den yasa dışı yollarla silah ve kişi geçişlerinin sürdüğüne ve bazı yapıların olası bir eylem için talimat beklediğine işaret ediyor.

haber-27434-kare-serit

Güvenlik kaynaklarının aktardığı bilgilere göre, farklı bölgelerde faaliyet gösteren kişi ve gruplar, yasa dışı sınır kapıları üzerinden Suriye'den Lübnan'a yeniden silah taşırken, bazı gruplar ise toplanma ve hazırlık sürecinden eylem aşamasına geçmek için gelecek talimatları bekliyor.

Mevcut veriler güvenlik operasyonları gerçekleştirme yönünde bir kararın varlığını doğrulamıyor ancak bilgi toplama faaliyetlerinin yanı sıra grupların örgütlenmesini, silah, karargâh ve lojistik imkânların sağlanmasını kapsayan hazırlıklardan söz ediyor.

haber-32348-kare-serit

Öte yandan bazı kaynaklar, ilerleyen aşamalarda suikastlar veya sabotaj eylemleri düzenlenme ihtimalini dile getiriyor.

El-Ahbar’ın edindiği bilgilerine göre, Ahmed es-Sahmarani Ayn el-Hilve Mülteci Kampı'nda IŞİD’in emiri olarak atandı ve bazı yöneticiler kendisine biat etti. Aynı bilgilere göre Sahmarani, temmuz ayı başlarında Humus'ta Ebu Malik Telli ile bir araya geldi.

Sahmarani; Cundu’ş-Şam örgütünün en önde gelen askerî liderlerinden biri olan, 2000 yılındaki Danniye çatışmalarına katılan ve 2010 yılında Ayn el-Hilve Kampı'nda ölü bulunmadan önce "Ebu Ramiz et-Trablusi" lakabıyla tanınan Gandi es-Sahmarani'nin oğludur.

haber-33428-kare-serit

Trablus cephesinde ise el-Ahbar’ın verileri, el-Kaide ile bağlantılı Abdullah Azzam Tugayları'nın eski yöneticilerinden olan ve hâlihazırda Suriye'de bulunan Siraceddin Zureykat'a bağlı bir gruptan bahsediyor. Söz konusu tugaylar, 2013 yılında İran Büyükelçiliği'ne yönelik bombalı saldırıyı üstlenmişti.

Bilgilere göre grubun üyeleri birkaç ay önce Lübnan'a giriş yaptı ve şu anda bölgenin ileri gelenlerinden birinin himayesinde Trablus'ta bulunuyorlar. Şadi el-Mevlevi ise konaklama yerlerinin temini ve lojistik ihtiyaçların karşılanması da dâhil olmak üzere bu kişilerin karşılanması için gerekli koordinasyonu üstlendi.

Kaynaklar grubu eğitimli ve örgütlü olarak nitelendirip üyelerinin belirli bir hazırbulunuşluk seviyesine sahip olduğunu belirtirken, grubun belirli bir görevi icra etmek için talimat veya karar bekliyor olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

haber-35653-kare-serit

Bilgiler yalnızca bu grupla sınırlı değil. Veriler, bir süre önce Beyrut'ta bir şeyhin liderliğinde, Beyrut, Vadi ez-Zeyne, Halde ve el-Ciyye'den bir dizi aşırı görüşlü kişinin katılımıyla bir toplantı gerçekleştirildiğini gösteriyor.

Toplantıdan aktarılanlara göre söz konusu şeyh, katılımcılara hazır durumda olduklarını ve bir telefon beklediklerini bildirerek, grubun çeşitli bölgelerde hazırlık seviyesini artırma bağlamında “güzel bir iş” çıkardığından söz etti.

Buna paralel olarak kaynaklar, Beyrut'un caddelerinden birindeki bazı bina görevlilerinin odalarında bireysel silahların bulunduğundan bahsediyor.

Bilgilere göre bu dosya, caddenin tespit edilmesi, bina görevlilerinin isimleri, silahı onlara ulaştıran tarafın belirlenmesi ve silah deposu olarak kullanılan bir apartman dairesine ilişkin verileri de içerecek şekilde en az bir resmî güvenlik kurumunun eline geçmiş durumda.

Kaynaklara göre Şatila Kampı, bir süredir mevcut olan yapılandırmalara göre örgütlenmiş aşırı görüşlü ve silahlı İslami grupların faaliyet gösterdiği noktalardan biri olarak öne çıkıyor.

Bilgiler, Şadi el-Mevlevi ile bağlantılı bir kişinin bu grupların bir kısmını denetlediğini ve değişen güzergâhlar ile kamuflaj yöntemleri aracılığıyla silah temin edip bu silahların kampa sokulması işini üstlendiğini gösteriyor.

haber-44206-facebook-kapali

Veriler, bu gruplardan birini Suriyeli içerik üreticisi Hüseyin el-Ahmed'in kaçırılıp Suriye'ye götürülmesi olayıyla da ilişkilendiriyor. Verilere göre el-Ahmed, gözlerden uzak bir yerde saklanan ev arkadaşının, durumunu düzeltip Suriye'ye dönmesini sağlayabilecek kişilerin bulunduğu bahanesiyle kendisini bölgeden ayrılmaya ikna etmesinin ardından Hayy es-Sulem mahallesinden tuzağa düşürülerek çekildi ve ardından grubun eline düştü.

Daha sonra Colani'nin İçişleri Bakanlığı'na bağlı güçler, el-Ahmed'in Suriye-Lübnan sınırında tespit edilmesinin ardından Genel İstihbarat Teşkilatı ile iş birliği içinde tutuklandığını duyurdu. Kaynaklara göre bu olay, Lübnan'dan Suriye'ye kişi transferine olanak tanıyan iletişim kanallarının doğası ve Suriye tarafında bu ağlarla iş birliği yapan taraflar hakkında soru işaretleri uyandırıyor. Ancak mevcut veriler, bu ilişkinin mahiyetini veya seviyesini kesin olarak belirlemek için tek başına yeterli değil.

haber-37002-kare-serit

Bilgiler ayrıca haraç toplamanın yanı sıra uyuşturucu ticaretinin de Şatila'daki bu gruplardan bazılarının finansman kaynaklarından birini oluşturduğunu ve bazı uyuşturucu satıcılarının kamp içinde bu grupların korumasından yararlandığını ortaya koyuyor.

haber-34367-kare-serit

Birkaç gün önce Ordu İstihbaratı bir uyuşturucu satıcısını gözaltına aldı ve edinilen bilgilere göre bu kişi ile söz konusu gruplar arasında bir bağlantı olduğu ortaya çıktı.

Bu veriler, Suriye'den Lübnan'a yönelik yasa dışı giriş hareketliliğiyle de örtüşüyor. El-Ahbar, daha önce Suriye ile olan kuzey sınır kapıları üzerinden insan ve mazot kaçakçılığının arttığını gündeme taşımıştı. Bir kaynak, son dönemde giriş yapanların sayısını yaklaşık 3 bin kişi olarak tahmin ediyor.

haber-42481-kare-serit

Bilgilere göre; düşük ücretlerle çalışmaya hazır olmalarının da etkisiyle, bu kişilerden bir kısmı iş bulmak amacıyla Beyrut'a, Dâhiye'ye ve Baalbek'e yöneldi. İçlerinden bazıları ticari dükkânlarda veya hamallık, hurda, balon ve saat satıcılığı gibi çeşitli işlerde çalışma imkânı buldu.

haber-42064-kare-serit

Veriler, ilgili makamların bu kişilerin varlığından haberdar olduğunu ve haklarında gerekli işlemleri yaptığını gösteriyor. Ancak kaynak, bu kişilerin bir kısmının belirli bölgelerde bulunmasına ilişkin soru işaretleri gündeme getiriyor ve meselenin salt iş arayışını aşıp bir mobilizasyon sürecine dönüşmüş olabileceğini değerlendiriyor.

Kendi tahminine göre bu kişilerin büyük çoğunluğu, o bölgelerde bulunmalarının ardındaki varsayılan amacı bilmiyor. Mevcut bilgiler dâhilinde; bu şüpheyi son dönemde Lübnan'a giriş yapan Suriyelilerin geneline yaymaya veya bu bölgelere geçişlerini örgütlü bir güvenlik faaliyetiyle ilişkilendirmeye imkân tanıyan kesin veriler bulunmuyor.

haber-29662-kare-serit

Bilgiler bununla da sınırlı kalmıyor; zira Lübnan'da Suriye Genel Güvenlik Teşkilatı ile muhbir sıfatıyla iletişim kuran bazı kişilerden de söz ediliyor. Kaynaklara göre bu kişiler arasında, bir süre önce gözaltına alınan bir şahıs da bulunuyor.

Bilgilere göre; bu kişinin telefonunda yapılan incelemede, Suriye Genel Güvenliği için bir muhbir olarak WhatsApp üzerinden yaptığı yazışmalar ortaya çıkarken, şahıs geçmişte IŞİD’de yer aldığını itiraf etti.

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 09.09.2026 23:56 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/44460/lubnan-da-hucreler-yeniden-harekete-geciyor-suriye-hattindan-militan-akisi