'İran ve Husi tehdidi' bir İsrail-Arap güvenlik eksenini ortaya çıkardı Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
İSRAİL
29 Eylul 2026 · 11:24

'İran ve Husi tehdidi' bir İsrail-Arap güvenlik eksenini ortaya çıkardı

İsrail ile Suudi Arabistan başta olmak üzere bazı Arap ülkeleri arasında İran ve Yemen ekseninde gelişen güvenlik ve istihbarat temasları, askeri koordinasyon, bölgesel hava savunması, ticaret koridorları ve olası normalleşme başlıklarını kapsayan daha geniş bir iş birliği sürecine dönüşüyor.

YDH — İbrani ve Arap medyasına göre, Ortadoğu'da güç dengelerini yeniden şekillendirecek tarihi bir güvenlik iş birliği süreci, diplomatik ve askeri kanallardan eş zamanlı olarak ilerliyor.

haber-42373-kare-serithaber-42543-kare-serit

Israel Hayom’da yer bulan “Suudi Arabistan ile normalleşme yolu Babülmendeb'den geçiyor” analize göre, Gazze Şeridi ve Lübnan’daki çatışmalar uluslararası kamuoyunun birincil gündemi olmaya devam ederken, İsrail ile başta Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olmak üzere bölge ülkeleri arasında “İran destekli gruplara karşı eşine az rastlanır bir güvenlik ve istihbarat ağı” inşa ediliyor.

Hem siyasi liderler hem de genelkurmay başkanları düzeyinde kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmeler, Kızıldeniz’deki ablukayı aşacak “kara köprüsü” projesini, bölgesel hava savunma sistemlerini ve Ortadoğu'nun geleceğini şekillendirecek olası bir normalleşme sürecini içeriyor. 

haber-42832-kare-serithaber-42863-kare-serit

Kanal 14 televizyonunun BAE'li üst düzey bir yetkiliye dayandırdığı bilgiye göre, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid arasında kritik bir zirve gerçekleştirildi.

Kanal 14 muhabiri Dror Blazard’a göre, İsrail’in BAE Büyükelçisi Yossi Shelley’nin diplomatik koordinasyonunu yürüttüğü zirvenin en dikkat çekici ayrıntısı, masada Suudi Arabistan ve diğer Arap ülkelerinden resmi temsilcilerin de bulunmasıydı.

İki oturum halinde planlanan görüşmenin ilk bölümü yalnızca Netanyahu ve Bin Zayid heyetleri arasında geçerken, ikinci oturuma Suudi yetkililer ve diğer Arap delegasyonları da dahil oldu.

Zirvede; Demir Kubbe ve benzeri hava savunma sistemlerini kapsayan güvenlik iş birliğinin derinleştirilmesi, “İran ve Yemen'deki vekili Husilere karşı ortak mücadele yürütülmesi” ve “İran tehdidine karşı bölge ülkelerini tek çatı altında toplayacak bölgesel bir koalisyon kurulması” karara bağlandı.

Genelkurmay Başkanları Almanya'da gizlice toplandı

Siyasi arenadaki bu yakınlaşmanın askeri ayağı ise ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) arabuluculuğunda Almanya'daki bir tatil beldesinde düzenlenen gizli bir zirveyle tahkim edildi.

Yediot Ahronot gazetesinin aktardığına göre, toplantıya katılmak üzere Ben Gurion Havalimanı’ndan Almanya’ya beş saatlik bir uçuş gerçekleştiren İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, bu süreyi yedi Arap ülkesinden mevkidaşlarının güncel profillerini inceleyerek geçirdi.

haber-44702-kare-serithaber-43067-kare-serit

Arap ülkelerinin her birinde askeri eğitim geçmişi bulunan, ülkesindeki seçimlerin sonrasına dek koltuğunda kalması ve görev süresinin bir yıl daha uzatılması beklenen Zamir, toplantı sırasında mevkidaşlarına İsrail ordusunun Suriye, Lübnan, Gazze Şeridi, Batı Şeria ve Yemen’de genişleyen cephelerdeki faaliyetleri hakkında kapsamlı bilgi verdi.

İsrail ile Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar gibi resmi düzeyde ilişkisi bulunmayan ülkeleri bir araya getiren bu Almanya buluşmasının temel hedefi; askeri iş birliklerini geliştirmek, İran'ın rakiplerine güvenli bir istişare zemini yaratmak ve ülkelerin ordu ile istihbarat kurumları arasındaki bağları tahkim etmekti.

Toplantının katılımcı profili de bölgesel dinamiklerin karmaşıklığını gözler önüne serdi. 

haber-43083-kare-serithaber-43177-kare-serit

İsrail Başbakanı Netanyahu'nun çevresinin yürüttüğü lobi faaliyetlerine rağmen Katar, bizzat Amerikalıların davetiyle masada yer aldı.

İran ile Körfez arasında arabuluculuk rolü üstlenen ancak bu çabalarında başarısız olduğu görülen Umman ise toplantıya katılmadı.

Öte yandan, Suudi Arabistan ile ilişkileri oldukça soğuk seyreden Ürdün'ü temsilen, göreve daha geçen ay atanan Tümgeneral Macdi el-Harasis de zirvede hazır bulundu.

İsrail'in Amman ile olan güvenlik bağlarının bazı olumsuz süreçlere rağmen hala varlığını sürdürdüğü vurgulandı.

haber-43180-facebook-serit

Aslında İsrail ve Suudi Arabistan arasındaki bu üst düzey askeri temaslar yeni değil. Yediot Ahronot'a göre, hiç şüphesiz bu buluşmaların en ilginci 2018 yılında dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile Suudi mevkidaşı Fuad bin Hamed el-Ruvayli arasında gerçekleşmişti.

Süresi dahi hala bilinmeyen, en küçük ayrıntısına kadar titizlikle koordine edilen bu toplantı, ancak yıllar sonra CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper tarafından ifşa edilmişti.

Daha fazlasını okuyun: Yemen: Suudi kara harekâtı önleyici saldırıyla engellendi

Daha fazlasını okuyun: Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan ortak savunma anlaşması imzaladı

Yakınlaşmanın katalizörü

İsrail-Batı medyasının iddialarına göre, İsrail ile Suudi Arabistan'ı daha önce görülmemiş bir derinlikte aynı safta buluşturan ana etken, Babülmendeb Boğazı'nı kontrol altına alan ve küresel deniz taşımacılığını tehdit eden “Yemenlilerin artan saldırıları” oldu.

İsrail açısından tedarik zincirlerinin kopması ciddi bir güvenlik sorunu yaratırken, Suudi yönetimi için durum çok daha varoluşsal bir boyuta ulaşmış durumda.

haber-43473-kare-serithaber-43529-kare-serit

“On yılı aşkın süredir balistik füze ve insansız hava araçlarıyla krallığı hedef alan Yemenliler”, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın (MBS) Suudi ekonomisini çeşitlendirmeyi amaçlayan "Vizyon 2030" programını ve Kızıldeniz kıyısındaki fütüristik mega şehir projesi NEOM'u doğrudan tehdit ediyor.

Bhol'un Kanal 12'ye dayandırdığı habere göre İsrail, 7 Ekim öncesinde Riyad ile şekillenmeye başlayan iş birliği ruhunu yeniden canlandırmanın yollarını arıyor.

Jerusalem Post'a konuşan diplomatik bir kaynak, CENTCOM arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerde İsrail'in, Yemenlilerle mücadele kapsamında Suudi Arabistan'a doğrudan istihbarat desteği sağlamasının masaya yatırıldığını bildirdi.

haber-43589-kare-serithaber-43643-kare-serit

Zira Riyad yönetimi, “Husilerin enerji altyapılarına yönelik saldırılarını artırması üzerine ABD'den doğrudan askeri müdahale talep etmiş, ancak Washington bu talebi reddederek istihbarat paylaşımı seçeneklerini sunmuştu”.

ABD'nin bölgedeki destek çemberini daraltması ve sahayı yavaş yavaş İsrail'e bırakması, iki ülke arasındaki istihbarat iş birliğini hızlandırdı.

Suudi Arabistan'ın İsrail'in istihbaratına muhtaç kalmasının ardında tarihi retler de yatıyor. Geçmişte MBS'nin askeri iş birliği talepleri, dönemin ABD Başkanı Donald Trump tarafından iki kez geri çevrilmişti.

Benzer şekilde, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi de Veliaht Prens'i Kahire'de İttihadiye Sarayı'nda büyük bir saygı ve sıcaklıkla karşılamasına rağmen Mısır ordusunun Yemen'de geçmişte yaşadığı iki acı tecrübe ve ağır kayıplar nedeniyle, MBS'nin yüz milyonlarca dolarlık teklifini reddederek Yemen'e asker göndermeye açıkça “hayır” demişti.

haber-44461-facebook-serit

Stratejik çözüm

Israel Hayom gazetesinin analizine göre, bu kriz İsrail için eşine az rastlanır türden bir jeopolitik fırsat penceresi açıyor.

Kurulan bağın en somut çıktılarından biri, Afrika Boynuzu etrafındaki istikrarsızlığa ve Babülmendeb ile Hürmüz boğazlarına alternatif olarak geliştirilen “kara köprüsü” projesi.

Bu koridor sayesinde ticari mallar; Fars Körfezi limanlarından çıkarak Suudi Arabistan ve Ürdün üzerinden İsrail'in Akdeniz limanlarına, oradan da kesintisiz biçimde Avrupa'ya ulaştırılabilecek. Bu hamle, İran'ı ve müttefiklerini Ortadoğu'nun başlıca ekonomik güç merkezlerinden izole etmeyi hedefliyor.

Daha fazlasını okuyun: Bin Selman’dan Trump’a “Yemen’i vurun” telefonu

Daha fazlasını okuyun: Suudiler Yemen'in vurulması için kapı kapı dileniyor: Sıra İngiltere'de

Daha fazlasını okuyun: İsrail medyası: Bin Selman Husilere karşı İsrail’den yardım istedi

Daha fazlasını okuyun: BAE'li uzman: Arap koalisyonu bitti, Kızıldeniz Koalisyonu başarısız oldu, Mekke Paktı gerçek sınavda eridi

İsrail için Suudi Arabistan ile sağlanacak bir normalleşme; erken uyarı sistemleri, hava savunma ağları ve ABD destekli bölgesel savunma mimarisine entegrasyon yoluyla hayati bir stratejik derinlik anlamına geliyor.

Ancak bu dar diplomatik fırsat penceresinin kalıcı bir “Yeni Ortadoğu” ittifakına dönüşebilmesi için İsrail'in, Filistin meselesi gibi karmaşık diplomatik düğümlerde taktiksel bir esneklik göstermesi gerektiği vurgulanıyor. 

Öte yandan, iş birliği ihtimali kadar büyük bir risk de masada duruyor.

İsrail, “topraklarına yönelik yıpratıcı saldırıları durdurmak isteyen Suudi Arabistan'ın Husilerle doğrudan masaya oturup tek taraflı bir anlaşmaya varmasından endişe ediyor”.

haber-44713-facebook-serit

Peki bütün bunlar nasıl başladı?

Tüm bunlar Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona ait savaş uçaklarının Sana'a Uluslararası Havalimanı'nın pistlerine düzenlediği hava saldırısı ile başladı.

haber-44823-kare-serithaber-44630-kare-serit

13 Temmuz'da gerçekleşen saldırının ardından, Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Tuğgeneral Yahya Seri, Suudi Arabistan’ın bu hamlesinin "açık ve haksız bir saldırı" olduğunu vurgulayarak, "Suudi düşman, gerilimi azaltma aşamasını sona erdirmiştir ve bu saldırganlığın sonuçlarına katlanmak zorundadır," açıklamasında bulundu.

Yemen Yüksek Siyasi Konseyi, Suudi Arabistan'ın Sanaa Uluslararası Havalimanı’na yönelik tırmanan saldırılarına karşı "havaalanına havaalanı, ablukaya abluka" ilkesini esas alan yeni bir caydırıcılık doktrini ilan etti.

Yemen Silahlı Kuvvetleri, Suudi Arabistan'a yönelik deniz ablukasının yürürlüğe girdiğini açıklayarak bu adımın Yemen'e uygulanan kuşatmaya yanıt olarak atıldığını bildirdi.

Yapılan açıklamada, Yemen halkının ablukaya abluka ile karşılık verme ve topyekun tırmanışa karşı topyekun tırmanışla mücadele etme hakkı olduğu vurgulandı.

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 29.09.2026 12:57 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/45204/iran-ve-husi-tehdidi-bir-israil-arap-guvenlik-eksenini-ortaya-cikardi