İslamabad görüşmeleri neden sonuçsuz kaldı?

12 Nisan 2026

Pakistan'ın arabuluculuğunda İslamabad’da bir araya gelen İran ve ABD heyetleri, Hürmüz Boğazı, nükleer program, yaptırımlar ve Lübnan’daki ateşkes başlıklarını kapsayan 21 saatlik diplomatik maratonu anlaşma sağlayamadan tamamladı.

YDH- Muhammed Bakır Galibaf başkanlığındaki "MINAB 168" adlı İran heyeti, 11 Nisan Cuma gecesi İslamabad’a vardı.

Heyette Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Ali Bakıri, Merkez Bankası Başkanı Abdünnasır Hemmati ve Ali Ekber Ahmediyan gibi üst düzey isimler yer aldı.

İran heyeti, görüşmelere başlamadan önce Pakistan Ordu Komutanı Asim Munir ve Başbakan Şahbaz Şerif ile bir araya gelerek ön koşullarını iletti.

Hemen ardından ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Steve Whittaker ve Jared Kushner’dan oluşan Amerikan heyeti de Pakistanlı yetkililerle görüştü.

Bu temasların ardından taraflar masaya oturdu.

╰┈➤ İslamabad’da yoğun diplomasi: ABD ve İran heyetleri sahada
 

21 saatlik yoğun mesai

Pakistan’ın arabuluculuğunda Serena Otel’de yürütülen müzakereler yaklaşık 21 saat sürdü.

Görüşmeler sadece genel konularla sınırlı kalmadı; ekonomi, hukuk ve siyaset başlıkları altında uzman komiteler düzeyinde teknik tartışmalara dönüştü.

Ekonomi ve hukuk komitelerinden Hemmati ile Hatibzade sorumlu oldu.

Başlangıçta tarafların ayrı odalarda olduğu dolaylı bir görüşme planlanıyordu ancak süreç içinde taraflar Pakistanlı arabulucuların eşliğinde doğrudan karşı karşıya geldi.

Bu esnada İran Parlamentosu Başkanı Galibaf ile ABD Başkan Yardımcısı Vance el sıkışarak 1979’dan bu yana gerçekleşen en üst düzey temasa imza attı.

 

Anlaşmazlık noktaları

Müzakerelerin merkezinde Hürmüz Boğazı'nın durumu, zenginleştirilmiş nükleer maddelerin teslimi, yaptırımların kaldırılması ve savaş tazminatları yer aldı.

ABD tarafı, Hürmüz Boğazı'nın açılmasını ve nükleer maddelerin ülkeden çıkarılmasını talep etti.

İran heyeti ise bu talepleri "aşırı ve mantıksız" bularak reddetti.

Tahran, Hürmüz Boğazı’ndaki kontrolünü korumakta ve geçiş ücreti alma hakkı konusunda ısrar etti.

İranlı yetkililer, savaş alanında kazanılamayan başarıların diplomasi masasında taviz olarak verilemeyeceğini vurguladı.

 

Kritik dosyalar

Görüşmelerin en kritik başlıklarından biri Lübnan’daki ateşkesti.

İran heyeti, Beyrut’a yönelik saldırıların durdurulmasını ve İsrail’in ateşkes ihlallerinin engellenmesini şart koştu.

╰┈➤ İran’dan ABD’ye: İsrail bağımsız aktör değil

ABD tarafı, bazı İran varlıklarının serbest bırakılmasını ve saldırıların sınırlandırılmasını kabul etti ancak İran, bu taahhütlerin tam olarak uygulanmadığını ve Amerika’nın İsrail’i zorlaması gerektiğini belirtti.

Dışişleri Sözcüsü İsmail Bekai, diplomasinin vatan savunmasının bir devamı olduğunu ve halkın haklarından ödün verilmeyeceğini söyledi.

 

Sonuç: Anlaşma sağlanamadı

Uzun süren metin alışverişleri ve Pakistan’ın tüm çabalarına rağmen ortak bir çerçeveye ulaşılamadı.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran’ın "kırmızı çizgileri" kabul etmediğini belirterek anlaşma sağlanamadığını açıkladı ve heyetiyle birlikte İslamabad’dan ayrıldı.

╰┈➤ Vance: İran ile müzakerelerde ilerleme sağlanamadı

Vance, İran’ın nükleer silah peşinde olmadığını kanıtlaması gerektiğini iddia ederken, Tahran tarafı ABD’nin masadan kalkmak için bahane aradığını ve aşırı talepleriyle süreci tıkadığını belirtti.

 

İran anlatısı

• İran heyeti, 21 saat süren yoğun müzakereler boyunca halkın temel haklarını savunarak Amerikalıların aşırı müdahalesini engelledi.

• Müzakere ekibine yakın kaynaklar, ABD'nin savaş alanında başaramadığı Hürmüz Boğazı'nın açılması gibi talepleri diplomatik masada dayatmaya çalıştığını söyledi.

• Tahran yönetimi, ABD makul bir anlaşmayı kabul etmediği sürece Hürmüz Boğazı’ndaki mevcut durumda hiçbir değişiklik yapmıyor.

• İran tarafı, Amerikan heyetinin mantıksız yöntemlerden vazgeçmediğini ve müzakerelerde gerekli ciddiyeti göstermediğini vurguladı.

• Diplomatlar, ülkenin çıkarlarına hizmet etmeyen hiçbir teklifi kabul etmiyor ve kazanımları korumak için her türlü senaryoya hazır bekliyor.

 

İsrail-ABD anlatısı

• ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, kırmızı çizgilerini net bir şekilde belirlediklerini ancak İran’ın bu şartları kabul etmemeyi seçtiğini açıkladı.

• Vance, bir anlaşmaya varılamadan geri dönmelerinin Amerika’dan ziyade İran için daha kötü bir haber olduğunu iddia etti.

• Amerikan tarafı, müzakerelerin sonuçsuz kalmasından tamamen Tahran yönetimini sorumlu tutuyor.

• ABD heyeti, masadan ayrılırken İranlıların değerlendirmesi için nihai ve en iyi öneri olarak nitelendirdikleri bir anlayış yöntemi bıraktı.

• Trump yönetimi, İran’ın Hürmüz Boğazı konusundaki tavrına tepki gösterirken, görüşmelerin başarısız olması durumunda askeri seçeneklerin masada olduğu mesajını verdi.

╰┈➤ Washington, İslamabad'a düşük beklentiyle vardı

İran tarafı, İslamabad görüşmelerinin anlaşma sağlanamadan sona ermesiyle ilgili şu temel sebepleri sundu:

1- ABD'nin aşırı ve mantıksız talepleri: Metinde defalarca vurgulandığı üzere, Amerikan tarafının "aşırı", "abartılı" ve "yasadışı" taleplerde bulunması, ortak bir çerçeveye varılmasını engelleyen temel faktör olarak gösteriliyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'nın açılması ve zenginleştirilmiş nükleer maddelerin teslim edilmesi gibi talepler "mantıksız" olarak nitelendiriliyor.

2- Savaş alanındaki kayıpların masada telafi edilmeye çalışılması: İranlı kaynaklar, ABD'nin savaş meydanında ve askeri operasyonlarda (Tabas-2 fiyaskosu örneğiyle) elde edemediği tavizleri müzakere masasında almaya çalıştığını, ancak İran'ın sahadaki kazanımlarını korumakta ısrar ettiğini belirtiyor.

3- ABD'nin güvenilmezliği ve sözünde durmaması: Meclis Başkanı Galibaf ve diğer yetkililer, ABD ile olan geçmiş müzakere deneyimlerinin her zaman "sözleşme ihlali" ve "başarısızlık" ile sonuçlandığını ifade ediyor. ABD'nin daha önce verdiği sözleri tutmaması, İran tarafında büyük bir güvensizlik yaratmış durumda.

4- Ön koşulların yerine getirilmemesi: Müzakerelerin başlaması için şart koşulan "İran varlıklarının serbest bırakılması" ve "Lübnan'da tam ateşkes" gibi ön koşulların ABD tarafından tam olarak yerine getirilmediği vurgulanıyor.

5- Rasyonellik ve gerçekçilikten uzak yaklaşım: ABD heyetinin "akıl dışı" müzakere yöntemleri izlediği, süreci uzattığı ve Tahran'ın "dengeli ve adil anlaşma" yaklaşımına karşılık vermediği savunuluyor.

6- Baskı ve dayatma politikası: İran, ABD'nin tek taraflı koşulları dayatmaya çalıştığını, ancak kendilerinin baskı altında ulusal çıkarlarına aykırı bir anlaşmayı kabul etmeyeceklerini belirtiyor.

 

Mevcut durum ve gelecek

İran tarafı, müzakere etmek için acele etmediklerini ve "topun artık Amerika’nın sahasında" olduğunu ifade ediyor.

Washington makul bir anlaşmayı kabul edene kadar Hürmüz Boğazı’ndaki statüde bir değişiklik olmayacağı vurgulanıyor.

Olası bir sonraki tur için henüz bir yer ve zaman belirlenmedi.

Pakistan tarafı ise bölge barışı için arabuluculuk rolünü sürdüreceğini duyurdu.

Şu an itibarıyla iki haftalık ateşkes süreci devam ediyor ancak taraflar arasındaki ciddi görüş ayrılıkları varlığını koruyor.