PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
İsrail’de seçim sonrası belirsizlik büyüyor; İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun geleceğini sandık kadar koalisyon pazarlıkları ve ABD Başkanı Donald Trump’ın planları da belirleyecek.

YDH — İsrail, 7 Ekim 2023'ten bu yana ilk kez sandık başına gidiyor. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu yeni bir dönem için seçmenlerden yetki isterken kamuoyu yoklamaları, iktidar blokunun Knesset'teki çoğunluğunu kaybedebileceğine işaret ediyor.


Ancak Netanyahu karşıtı partilerin de kendi aralarında anlaşarak hükümet kurmak için gereken 61 sandalyeye ulaşması beklenmiyor.
Bu nedenle seçimlerin ardından ülkenin yeni bir koalisyon kriziyle karşı karşıya kalabileceği değerlendiriliyor.
Son 30 yılın 19 yılında başbakanlık yapan Netanyahu, bu kez aşırı sağcı ve ultra-Ortodoks ortaklarının da yer aldığı koalisyonun başında yeniden seçilmek için yarışıyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın desteğini arkasına alan Netanyahu için seçim, siyasi geleceğinin yanı sıra kişisel sonuçları bakımından da önem taşıyor.

Yolsuzluk suçlamalarıyla yargılanan Netanyahu'nun iktidarı kaybetmesi, hapis cezası ihtimalini de gündeme getirebilir.

Netanyahu'nun öne çıkan rakiplerinden biri, İsrail ordusunun eski genelkurmay başkanı Gadi Eisenkot.
Ancak seçim sonucu yalnızca Netanyahu ile rakipleri arasındaki rekabete bağlı değil.
Partilerin kazanacağı sandalye sayısı, hangi siyasi hareketlerle işbirliği yapabilecekleri ve küçük partilerin seçim barajını aşıp aşamayacakları da yeni hükümetin kurulup kurulamayacağını belirleyecek.
Israel Hayom gazetesinin aktardığına göre ABD Başkanı Donald Trump, Netanyahu ile muhalefetteki Yaşar Partisi'nin lideri Gadi Eisenkot'u aynı hükümette buluşturacak geniş tabanlı bir koalisyon kurulması için baskı yapıyor.
İlgili haber: ABD'den İsrail için çözüm formülü: Netanyahu-Eisenkot koalisyonu
ABD yönetiminin seçim sonrası hükümetin yapısını şekillendirmeye yönelik girişimlerini hızlandırdığı öne sürülüyor.

Haberde, Netanyahu'nun kapalı kapılar ardındaki görüşmelerde sağcı ortaklarını geride bırakmaya, daha ılımlı bir hükümet kurmaya ve bölgesel bir anlaşmaya imza atmaya hazır olduğu iddia edildi.

Washington Post gazetesinin haberine göre Netanyahu, ABD yönetiminden ve Avrupalı çevrelerden yetkililerle temaslarında kendisini İran'a karşı mücadelede ideal bir ortak olarak konumlandırıyor.
Netanyahu'nun, Eisenkot'la geniş tabanlı bir hükümet kurulması halinde Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'i ve liderliğini yaptığı partiyi koalisyonun dışında bırakabileceğini söylediği ileri sürüldü.
Ben-Gvir ve partisi, işgal altındaki Batı Şeria'da şiddeti körükledikleri gerekçesiyle eleştiriliyor.

Ben-Gvir ise Netanyahu'nun kendisini seçimlerden sonra hükümetten uzaklaştırıp bakanlıkları sol partilere vermeyi planladığını öne sürerek tepki gösterdi.
Netanyahu'dan yanında durmasını ve ülkeyi kurtarmak için tam teşekküllü bir sağ hükümet kurmasını istedi.

Koalisyon girişiminin, Trump yönetiminin İbrahim Anlaşmaları temelinde bölgesel bir ittifak kurma planıyla bağlantılı olduğu da yazıldı. Bu çerçevede Suudi rejimine özel önem veriliyor.
ABD'nin gündemindeki taslağın, dönüşümlü başbakanlık sistemine dayalı bir hükümet öngördüğü iddia ediliyor.
Buna göre Netanyahu yaklaşık iki yıl başbakanlık yapacak, savaşları sona erdirecek ve siyasi anlaşmaların önünü açacak. Ardından aktif siyasetten çekilecek.
Haberde, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un da görüşmelere dahil olduğu ve Netanyahu'ya af verebileceği öne sürüldü. Ancak Cumhurbaşkanlığı makamı bu iddiaları açıkça reddetti.

Anketlerde Netanyahu'nun önünde görünen Eisenkot'un seçim sonrasında Arap partilerinin desteğini alması bekleniyor. Ancak Eisenkot daha önce hiçbir koşulda Netanyahu'nun başbakan olduğu bir hükümette yer almayacağını söylemişti.

Eisenkot son dönemde söylemini bir ölçüde yumuşattı. Seçim sonrası olası işbirliği konusunda kendisine yöneltilen soruya, “Seçimlerin sonucunu yalnızca İsrail halkı belirleyecek” yanıtını verdi.
Eisenkot'a yakın çevrelerin olası bir ortaklık için katı ön koşullar getirmesi bekleniyor. Bunlar arasında Netanyahu'nun görevden ayrılacağına ilişkin yazılı taahhüt, yargı reformu yasalarının iptali ve 7 Ekim 2023 olaylarını soruşturacak bir devlet soruşturma komisyonunun kurulması bulunuyor.
Trump, Netanyahu'yu desteklemiş ve onu barış için bir ortak olarak nitelendirmişti. ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Trump'ın bu kararı bizzat aldığını söyledi. Huckabee, görevinin seçimlerin ardından kurulacak her türlü hükümetle çalışmak olduğunu da ifade etti.

Trump rejimi içinde planın uygulanabilirliği konusunda ise görüş ayrılıkları bulunuyor.
Bazı yetkililer, Netanyahu'nun sağcı ortaklarından kurtulması halinde tutumunu ılımlılaştırabileceğini düşünüyor.
Diğerleri ise Netanyahu'ya güvenmediklerini ve siyasi varlığını korumak için anlaşmaları bozabileceğini savunuyor.

Artan hayat pahalılığı İsraillilerin önemli sorunlarından biri olsa da seçim kampanyasında güvenlik, savaşlar ve ülkenin geleceğine ilişkin kaygılar öne çıkıyor.

Netanyahu karşıtları, 7 Ekim saldırılarının ardından yaşanan güvenlik felaketini, demokratik kurumların aşınmasını, dini aşırıcılığın yükselişini ve birden fazla cephede sürdürülen savaşların maliyetini gündeme getiriyor.
Muhalefet partileri, 7 Ekim saldırılarının nedenlerini ve sorumlularını araştıracak bir devlet soruşturma komisyonu kurulmasını vaat ediyor.
Ayrıca askerlik yapanlar ve yakınlarını savaşta kaybeden aileler arasında büyük tepki yaratan ultra-Ortodoks Yahudi erkeklere yönelik askerlik muafiyetlerinin kaldırılmasını savunuyorlar.
İsrail'in uluslararası alanda giderek yalnızlaşması da tartışmaların başlıca konuları arasında. İşgal altındaki topraklarda Yahudi yerleşimlerinin genişlemesi, bu politikalara karşı alınan yaptırımlar ve özellikle laik ve eğitimli kesimler arasında hızlanan beyin göçü, ülkenin geleceğine ilişkin endişeleri artırıyor.

Netanyahu ise 7 Ekim'deki güvenlik başarısızlığının sorumluluğunu güvenlik kurumlarına yüklemeye çalışıyor.
İsrail tarihinin en ölümcül saldırısının yaşandığı sırada başbakan olmasına rağmen ülkeyi koruyabilecek deneyime ve uluslararası bağlantılara sahip tek liderin kendisi olduğunu ileri sürüyor.
Netanyahu, seçim öncesinde sosyal medyada Tel Aviv'i vuran nükleer bombayı gösteren yapay zekâ ürünü bir görsel de paylaştı.
https://x.com/netanyahu/status/2114286556034859410Netanyahu'nun aşırı sağcı ortakları, Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilerin topraklarından çıkarılmasını ve Yahudi yerleşimlerinin genişletilmesini isteyen bir çizgi izliyor.


Ultra-Ortodoks ortakları ise askerlik muafiyetlerini ve dini eğitime yönelik devlet desteğini korumayı hedefliyor.
Kamuoyu yoklamalarının büyük bölümü, Netanyahu'nun Likud partisi ile mevcut koalisyon ortaklarının Knesset'teki çoğunluğu kaybedebileceğine işaret ediyor.
İktidar blokunun desteği iki yılı aşkın süredir geriliyor. Anketler, Netanyahu karşıtı partilerin toplamda daha fazla sandalye kazanabileceğini gösterse de bu durum muhalefetin kolayca hükümet kurabileceği anlamına gelmiyor.
Netanyahu karşıtı oylar, Eisenkot'un Yaşar Partisi çevresindeki Yahudi partileri ile İsrail'in Filistinli vatandaşlarını temsil eden siyasi hareketler arasında bölünmüş durumda. Bu partilerin nasıl bir ortaklık oluşturacağı, seçim sonrasının en önemli sorularından biri.
İsrail'in 11, 12 ve 13 numaralı televizyon kanallarının anketlerini bir araya getiren The Jewish Chronicle analizine göre Eisenkot'un liderliğindeki Yaşar Partisi, 22 sandalyeyle Knesset'in en büyük partisi olmaya hazırlanıyor.


Netanyahu'nun Likud partisinin 20, eski başbakanlar Yair Lapid ve Naftali Bennett'in ittifakı Beyachad'ın ise 14 sandalye kazanması bekleniyor.
Aynı analize göre Eisenkot'un Yaşar, Beyachad, Demokratlar ve Yisrael Beiteinu partilerinden oluşan bloğunun toplam 54 sandalye kazanacağı tahmin ediliyor. Netanyahu'nun liderlik ettiği blokun ise 50 sandalyede kalması bekleniyor. Böylece iki blok da hükümet kurmak için gereken 61 sandalyelik çoğunluğun gerisinde kalıyor.
Yahudi partilerinin tek başlarına 61 sandalyeye ulaşmaları beklenmiyor. Ancak bu partilerin Filistinli siyasi hareketlerle koalisyon kurmaya yanaşmaması, Netanyahu karşıtı blokun önündeki en büyük engellerden biri olarak öne çıkıyor.
Eisenkot'un çoğunluğa ulaşmasının en doğrudan yollarından biri, başlıca Arap partileri Birleşik Liste (Ortak Liste) ile Ra'am'ın desteğini almak. Anketlerde iki partinin toplam 15 sandalye kazanması bekleniyor. Bu partilerin desteği, değişim bloğunun sandalye sayısını teorik olarak 69'a çıkarabilir.

Ancak böyle bir ittifakın Eisenkot açısından ciddi bir siyasi bedeli bulunuyor. Yisrael Beiteinu lideri Avigdor Liberman, Arap partileriyle birlikte hükümette yer almayı reddediyor. Liberman'ın partisinin öngörülen sekiz sandalyesinin kaybedilmesi halinde değişim bloğunun toplamı 61'e düşüyor. Bu da söz konusu ittifakın çoğunluğu güvence altına almadığını gösteriyor. Eisenkot da Arap partileriyle bu seçeneği kamuoyu önünde dışladı.

Netanyahu'nun blokunda yer alan Yahudi Gücü (Otzma Yehudit) ve Dini Siyonizm partileri de herhangi bir Arap partisinin koalisyona katılmasına karşı çıkıyor.
Böylece Arap partilerinin desteği, sayısal açıdan çoğunluk sağlayabilecek bir seçenek olsa da siyasi itirazlar nedeniyle uygulanması güç bir formül olarak kalıyor.
İki blokla da açık biçimde hizalanmayan partilerin sayısının sınırlı olması, hükümet kurma seçeneklerini daha da daraltıyor. Filistinli siyasetçiler ise Netanyahu'nun aşırı sağcı hükümetini devirmek amacıyla Yahudi partilerinden oluşacak bir azınlık hükümetine destek verebilecekleri mesajını verdi.
Knesset 120 sandalyeden oluşuyor ve milletvekilleri nispi temsil sistemiyle seçiliyor. Bir partinin Meclis'e girebilmesi için ülke genelindeki geçerli oyların en az yüzde 3,25'ini alması gerekiyor. Hiçbir parti tek başına 61 sandalyelik çoğunluğa ulaşamadığı için İsrail bugüne kadar koalisyon hükümetleriyle yönetildi.
Daha sonra İsrail basını, bu doktrini İsrail’in mevcut askeri başarısızlıklarını açıklamakta yetersiz kalan bir belge olarak eleştirdi.Anketlerde iki küçük parti seçim barajının yakınında görünüyor. Bu partilerin barajı aşması, her birinin yaklaşık dört sandalye kazanmasını sağlayabilir ve bloklar arasındaki dengeyi değiştirebilir. Barajın altında kalmaları ise aldıkları oyların sandalye dağılımına yansımaması nedeniyle koalisyon hesaplarını farklı bir noktaya taşıyabilir.
Aşırı sağcı Amcha Yisrael partisinin liderliğini, Knesset'e girmesi durumunda Netanyahu'yu başbakan olarak destekleyeceğini açıklayan eski general Ofer Winter yürütüyor.


Rezervler adlı sağcı Siyonist parti ise askerlik yükümlülüğünün herkes için geçerli olmasını savunuyor. Partinin liderliği, Netanyahu'nun ultra-Ortodoks müttefiklerinin de Eisenkot'un ihtiyaç duyabileceği Filistinli partilerin de desteklediği bir hükümete katılmayı reddederek iki siyasi blok arasında konumlanıyor.
Israel Hayom'da yayımlanan bir analize göre sağ blok, Winter ve liderliğini yaptığı Amcha Israel partisini kendi saflarına katmak yerine ona karşı sert bir kampanya yürüttü.
Oysa Winter'ın, mevcut siyasi temsilcilerden uzaklaşan ılımlı sağ seçmeni kendine çekebileceği değerlendiriliyordu. Partisinin seçim barajını aşamaması halinde sağ blokun yaklaşık dört sandalye kaybetme riski bulunuyor.
Aynı analize göre değişim bloğu da Ra'am lideri Mansur Abbas ile siyasi işbirliğini yeniden kuramadı. Abbas, daha önce birlikte hükümet kurduğu siyasi ortaklarını yeniden işbirliğine ikna etmeye çalışsa da girişimleri sonuç vermedi.


Değişim bloğunun bir diğer sorunu, Yoaz Hendel'in daha geniş bir siyasi çatı altında toplanamaması oldu.
Yedek askerler hareketiyle bağlantılı Yaşar listesi, genişletilmiş siyasi yapılanması kapsamında Hili Tropper, Şira Şapira ve Elisaf Peretz'i kadrosuna kattı. Bu adımın, Hendel'in yarıştan çekileceği varsayımına dayandığı belirtiliyor.
Ancak Hendel yarışta kalmayı ve ekonomi profesörü Yaron Zelicha ile ittifak kurmayı seçti. İkili, bağımsız bir listeyle seçime giriyor. Israel Hayom'un değerlendirmesine göre bu listenin seçim barajını aşamaması, değişim bloğunun yaklaşık üç sandalye kaybetmesine neden olabilir.
Hendel'in daha geniş siyasi çatıya dahil edilmesi bu riski azaltabilecek seçeneklerden biri olarak görülüyordu. Ancak geçmişten kalan anlaşmazlıklar ve kişisel hesaplar nedeniyle bu birliktelik sağlanamadı.

İsrail'de seçimlerin ardından hükümet kurma süreci, yalnızca en çok oyu alan partinin belirlenmesinden ibaret değil. Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, hükümeti kurmak için en uygun gördüğü parti liderini görevlendirecek. Asıl belirleyici olan, görevlendirilen liderin diğer partilerle anlaşarak en az 61 milletvekilinin desteğini sağlayıp sağlayamayacağı olacak.

Herzog, ilk adayın hükümet kuramaması halinde rakibine de fırsat tanıyabilecek. Ancak iki taraf da koalisyon oluşturamazsa görüşmeler uzayabilir ve ülke yeniden seçime gitmek zorunda kalabilir.

İbranice basında gündeme gelen seçeneklerden biri, Eisenkot ile Netanyahu'nun birlik hükümeti kurması.
Ancak Eisenkot, Netanyahu'nun başbakan olarak görev yapacağı herhangi bir anlaşmayı reddediyor. Eisenkot'un blokundaki çoğu parti lideri de Netanyahu Likud'un başında kaldığı sürece Likud'u içeren bir koalisyona katılmayacaklarını açıkladı.
Herzog, İsrail'in son yedi yılda beş kez sandığa gitmiş olması nedeniyle yeni bir seçimden kaçınmak istediğini daha önce dile getirmişti. Buna rağmen koalisyon görüşmelerinin başarısız olması halinde 2027'de yeniden seçime gidilmesi ihtimali gündeme gelebilir.
Sandık çıkış anketlerinin İsrail saatiyle 22.00'de açıklanması bekleniyor. İlk gerçek oy sayımı verileri ise genellikle gece boyunca ve sabahın erken saatlerinde ortaya çıkıyor. Kesin sonuçların açıklanması daha uzun sürebilir; oy sayımının bir günden fazla sürmesi de mümkün. Bu süreçte özellikle seçim barajına yakın partilerin alacağı sonuçlar ve sandalye dağılımında ortaya çıkacak değişiklikler yakından izlenecek.
Arap partileriyle işbirliği konusundaki anlaşmazlıklar, seçim barajının altında kalabilecek küçük partiler ve blokların kendi içindeki siyasi hesaplar, seçim sonrasında hükümetin kurulup kurulamayacağını belirleyecek.
Bu tablo, sonuçların açıklanmasının ardından ulusal birlik hükümeti kurulması yönündeki baskıyı artırabilir. Netanyahu'nun sağcı ortaklarını dışarıda bırakıp Eisenkot'la anlaşmaya yönelip yönelmeyeceği ise seçim sonuçlarına ve tarafların koalisyon koşullarına bağlı olacak.
