Son Dakika
İnşa

7 Ekim İsrail siyasetini yeniden şekillendirdi

03 Ekim 2026 19:36 Bu sayfayı yazdır

Israel Hayom analizinde, 7 Ekim sonrası İsrail siyasetinde Benny Gantz ve Yair Lapid merkezli muhalefetin zayıfladığı, Naftali Bennett ve Avigdor Liberman gibi isimlerin öne çıktığı ve ülke siyasetinin yeniden sağa kaydığı savunuldu.

7 Ekim İsrail siyasetini yeniden şekillendirdi
7 Ekim İsrail siyasetini yeniden şekillendirdi YDH
Yazı boyutu
100%
4 dk okuma

YDH ― Israel Hayom gazetesinde yayımlanan bir değerlendirmede, 7 Ekim saldırısının İsrail siyasetindeki dengeleri kökten değiştirdiği savunuldu. 

Gazetenin siyasi yorumcusu Amit Segal'in kaleme aldığı analizde, savaş öncesinde Benny Gantz ve Yair Lapid etrafında şekillenen muhalefetin bugün büyük ölçüde dağıldığı, buna karşılık Naftali Bennett ve Avigdor Liberman gibi isimlerin hem sağ hem de merkez seçmenden oy aldığı belirtildi. 

Analize göre 7 Ekim öncesinde yapılan son anketlerde Gantz'ın Eisenkot ve Gideon Sa'ar'ı da kapsayan ittifakına 29 sandalye verilirken, Lapid'in partisi 18 sandalyede görünüyordu. Avigdor Liberman, Naftali Bennett ve Yair Golan ise henüz siyasi denklemde yer almıyordu.

Aynı ankette, Kaplan protesto hareketinin bağımsız bir parti olarak seçime girmesi halinde 10 sandalye kazanabileceği öngörülüyordu. 

Bugün koalisyon cephesindeki parti dağılımı büyük ölçüde aynı kalsa da muhalefetin görünümü değişti. Son anketlerde Lapid ve Gantz'ın toplam 47 sandalyesinden yalnızca beşinin kaldığı görülüyor.

İşçi Partisi ve Meretz'in siyasi mirası üzerinde, büyük ölçüde protesto hareketinin önde gelen isimlerinden oluşan yeni bir parti yükselirken Naftali Bennett de 7 Ekim sonrasında yeniden şekillenen siyasi tablonun merkezine yerleşti.

Bennett ve Liberman yeni merkezde; Gantz'ın yerini Eisenkot aldı 

Segal'e göre Bennett, geçen yıl ulaştığı desteğin gerisinde kalsa da Liberman'la birlikte hem merkez sol hem de sağ seçmene seslenen bir çizgi oluşturuyor. İki siyasetçinin toplam desteği, 7 Ekim öncesindeki oylarının yaklaşık üç katına ulaşıyor.

Analizde, bir dönem Devlet Kampı, Yesh Atid, Meretz ve Yisrael Beiteinu'nun öne çıktığı siyasi alanda bugün Yashar, Birlikte, Demokratlar ve Yisrael Beiteinu'nun bulunduğu kaydedildi. 

Gantz'ın yerini Eisenkot'un alması ilk bakışta büyük bir değişiklik gibi görünmeyebilir; sonuçta bir genelkurmay başkanının yerini yine eski bir genelkurmay başkanı aldı.

Ancak Segal'e göre 7 Ekim'in yarattığı siyasi sarsıntı bu değişimde de kendini gösteriyor. Eisenkot'un oğlu savaşta hayatını kaybettiği için siyasetçinin kimliği, savaşın ve 7 Ekim'in toplum üzerindeki etkisinden ayrı düşünülemiyor. 

Segal, muhalefetin savaşın ilk döneminde yargı reformuna odaklanmasıyla bugünkü siyasi gündemi arasında da önemli bir fark bulunduğu görüşünde.

Ona göre muhalefetin bugün Harediler meselesine yoğunlaşması daha anlamlı bir siyasi hat oluşturabilir. 

Analize göre İsrail kamuoyu, protesto hareketini yönlendiren ve bugün Demokratlar partisinde toplanan siyasetçilerden de uzaklaştı.

7 Ekim saldırısı, Arap partilerinin Hamas ve Hizbullah'ı terör örgütleri olarak nitelendirme konusundaki tutumları nedeniyle ikinci bir hükümet değişikliği ihtimalini de daha karmaşık hale getirdi.

İsrail siyaseti yeniden sağa kayıyor 

Bu hafta yayımlanan Channel anketi, muhalefet seçmenlerinin yaklaşık üçte birinin Ra'am'ı hükümet denklemine dahil etmediğini gösterdi.

Bunun temel nedeni ise Bennett veya Lapid'in Ra'am'ın desteği olmadan başbakan olamayacağı yönündeki değerlendirme. 

Segal, yaklaşan seçimin İsrail tarihinin en belirleyici seçimi olacağı görüşünü paylaşmıyor.

Ona göre asıl dikkat çekici nokta, halkın bulunduğu yer ile kendisini halkın temsilcisi olarak gören siyasetçiler arasındaki büyük mesafe. 

Analizde, İsrail kamuoyunun sağcı liderlere yönelik yorgunluk ve hayal kırıklığının en yüksek seviyelere çıktığı bir dönemde yeniden sağa kaydığı, bu iki eğilimin aynı anda ortaya çıkmasının ise İsrail siyasetinde yeni ve istikrarlı bir düzenin kurulacağını göstermediği ifade edildi. 

Segal'e göre Netanyahu'nun siyasette kalma ısrarı, paradoksal biçimde muhalefetin işini kolaylaştırıyor.

Netanyahu'nun olmadığı bir tabloda muhalefet, ortak bir siyasi gündem oluşturmak ve sağın programına karşı kendi alternatifini ortaya koymak zorunda kalacaktı. 

Netanyahu'nun siyasi ağırlığı ise muhalefetin önündeki en önemli meselelerden biri konusunda ortak bir tutum geliştirmesini erteliyor: Filistin meselesinin uluslararası sonuçları.

Segal, Gazze savaşının son döneme damgasını vurduğunu, önümüzdeki dönemin ise Batı Şeria'nın geleceği tarafından şekilleneceğini savunuyor. 

Ona göre Netanyahu ile birlikte hükümet kurulup kurulmayacağı tartışması, siyasi partileri Batı Şeria'nın geleceğine ilişkin açık bir plan ortaya koyma zorunluluğundan uzaklaştırıyor.

Avrupa'dan yaptırım baskısı

Analizde, olası bir Demokrat yönetimin yanı sıra İsrail'e yönelik eleştirel tutumlarıyla öne çıkan Avrupa hükümetlerinin yaptırım baskısını artırabileceği öne sürülüyor.

İngiltere ve Hollanda'dan gelen son gelişmeler de bu baskının örnekleri arasında gösteriliyor. 

Segal, İsrail siyasetinde yaklaşan krize hazırlanan bir siyasi aktör bulunmadığını belirtiyor. Partiler ve ittifaklar ise 61 sandalyelik çoğunluğa ulaşmak için mücadele ediyor.

Buna karşın analizde, mevcut anket tablosuna göre istikrarlı bir hükümet kurulabilmesinin en olası yollarından birinin rotasyonlu bir birlik hükümeti olduğu savunuluyor. 

Netanyahu ile Gantz'ın kurduğu son hükümet sekiz ay içinde dağıldı. Ancak Segal, Gantz-Netanyahu ve daha önceki Bennett-Lapid hükümetlerinin temel sorununun ortaklıkların siyasi ağırlığındaki dengesizlik olduğunu düşünüyor.

Bir tarafın çok daha büyük bir bloktan, diğer tarafın ise küçük bir bloktan oluşması hükümetlerin sürdürülebilirliğini zorlaştırdı. 

Anketlerdeki mevcut tablo devam eder ve iki blok da tek başına çoğunluğa ulaşamazsa, her iki tarafı eşit biçimde kapsayan yeni bir hükümet formülü gündeme gelebilir.

Analizde böyle bir hükümetin Haredi ve Arap partilerini, ayrıca Yair Golan ile Itamar Ben Gvir'i dışarıda bırakabileceği ve uzun süren seçim krizine alternatif oluşturabileceği ifade ediliyor. 

Ancak kamuoyunun böyle bir hükümete desteği sınırlı görünüyor. Segal, seçim dönemlerinin uzlaşmadan çok siyasi pozisyonları sertleştirdiğine dikkat çekiyor. 

Channel anketine göre Netanyahu-Eisenkot rotasyonlu hükümetine yalnızca yüzde 17 destek verirken yüzde 64 karşı çıkıyor.

Koalisyon seçmenleri arasında destek yüzde 45'e çıkarken yüzde 24 karşı çıkıyor. Muhalefet seçmenlerinde ise destek yüzde 16'da kalıyor ve yüzde 77 böyle bir hükümete karşı çıkıyor. 

Birlik hükümetine en güçlü karşı çıkış ise Arap seçmenlerden geliyor. Bu seçmenlerin yüzde 70'i öneriye karşı çıkarken yalnızca yüzde 9'u destekliyor.

Analizde, Arap seçmenlerin böyle bir hükümette kendilerine siyasi bedeli ödeyecek taraf olarak bakıldığını düşündüğü ifade ediliyor.

İlgili Haberler