Son Dakika
İnşa

Amerika’nın uzun savaşları

16 Şubat 2007 Bu sayfayı yazdır

Gates, Pentagon’daki yöneticiliği süresini, radikal İslam karşısında çekişmeli devam eden "uzun savaş" da üstünlüğü sağlamaya adayacak

Amerika’nın uzun savaşları
Amerika’nın uzun savaşları YDH
Yazı boyutu
100%
3 dk okuma

Amerikan Hava Kuvvetlerine bağlı RAND düşünce kuruluşu direktörlerinden Andy R. Hoehn’ın America's Long Wars” başlıklı yazısını arkadaşımız Serra Karaçam çevirdi.

 

Amerika’nın uzun savaşları

 

Şu kesin ki Gates, Pentagon’daki yöneticiliği süresini, radikal İslam karşısında çekişmeli devam eden "uzun savaş" da (long war) üstünlüğü sağlamaya adayacak. "Uzun savaş" 5 yıldır güncelliğini koruyor ve sivil savaş, ABD'nin de dolaylı olarak bulaştığı 1. ve 2. dünya savaşlarından da uzun olmaya doğru gidiyor.

 

Fakat “Uzun savaş” hiç de geleneksel çatışmalar gibi değil, daha ziyade "kampanyalar" olarak tanımlanabilir. Bu uzun dönemli bir stratejik bir meydan okuyuştur ve Amerikan yönetiminin tüm unsurlarının ustalığını gerektirir. Bu perspektiften, Gates'in işinde kalabilme hakkı, sadece savunma yönetiminin nasıl radikal İslam tarafından örtüldüğü ile değil tarih tarafından da yargılanacaktır. Ayrıca bu beş yıllık “uzun savaş”daki performans, Amerika’nın gelecek güvenli resmini egemen kılacaktır.

 

Şiddet taraftarı cihatçılar ile olan kavga devam edecektir. Ama bunun nasıl bir bedele sebep olacağı veya nasıl gerçekleşeceği konusunda Irak’ı bir prototip olarak görmemeye dikkat etmeliyiz. Gelecek savaş alanları Irak ve Afganistan’ın ötesinde İslam dünyasına genişçe yayılır ve buna Avrupa’da büyüyen ve gittikçe radikalleşen İslami diaspora toplumları da dahildir. Irak savaşının aksine, bu yeni "kampanyada" askeri rol, daha çok bir destek rolüne kayacaktır.

Amerika, Asya'da ise güç ve kendine güven konusunda büyümekte olan bir Çin ile yüz yüzedir. Taywan, Washington ve Çin arasında bir tetik, dayanak noktası olarak dururken bu iki güç arasındaki güvenlik rekabeti gerçektir ve büyümektedir. Artacak bu çatışmaları yönetmek, yerinde stratejik kararlar alabilme yetisi ve çeviklik gerektirmektedir.

 

İran ve K. Kore ile 3. bir uzun savaşa dikkat çeken krizler, Amerika’nın stratejilerini düşünmeye itmektedir: Rejim, başarısızlığını veya geri çekilmesini önleyecek son çare olarak nükleer silahlara göz dikmiş, askeri olarak zayıf bölgelerle uğraşmaktadır. Amerika bu zor soruna çok az dikkat gösterdi. Bunlar öyle düşmanlar ki nükleer silahlara sahip olduklarında eğer Amerika’yı varlıklarını sürdürmeleri önünde bir tehdit olarak görürlerse bunu kullanmaya eğilimlidirler. Üzerinde durulması gereken nokta, Amerika’nın ve müttefiklerinin çıkarlarının savunmasının bir nükleer felakete yol açmadan nasıl planlanacağıdır.

 

Bir diğer etkileyici karşı çıkış da Vladimir Putin’in inatçı Rusya’sından gelen karşı çıkıştır. Rusya’nın zayıflığı, Batı’nın Rusya’dan liberalizasyon noktasında umut beslemekte yaptığı hatayı görmezden gelmesine izin verdi. Bugün Rusya’ya baktığımızda, politik yapısı gittikçe merkezileşirken, rüşvet olayları ile çürümüş, bozulmuş sıkıyönetimci bir yönetim devam ederken, yüksek petrol fiyatları ile gündemde olan bir ülke görüyoruz. Ayrıca Rusya toplumu, nüfusunun başka yerlere kaymasının getirdiği bir kaybı da yaşıyor ki bu kadarını sanayi dünyası da görmemişti.

 

Bir soğuk savaşın yakın olup olmadığını söylemek için erken olmasına rağmen, Rusya global sahnede hak iddiasını bir kez daha ortaya koyuyor ve bu Amerika’nın çıkarları ile uyumlu değil. Son olarak Amerika müttefikleri ve dostları değişirken ve pek çok kavga örnekleri varken, tüm bu meydan okumalara karşı koymak zorundadır. Irak savaşı, Amerika’nın dost ve müttefiklerinin hatta uzun süreli müttefiklerinin bile bakış açılarını, göz önünde bulundurulacak riskler ve geri dönüşümler yüzünden değiştirmek durumuna getirmiştir.

 

Çin’in yükselişi, Hindistan ve Japonya'nın yeni iddialı büyük güçler olarak belirmesi ve bunların dünyadaki jeo-stratejik resmi, önceden tahmin edilemeyecek şekilde yeniden yapılandırmaları, ABD’nin Asya’daki ilişkilerini baştanbaşa değiştiriyor. NATO, Afganistan’da bir “high stakes game” ortaya koyuyor ve uluslar arası güvenlik örgütünün geleceği buradaki yeni birkaç bin askerin performansına bağlı... Amerika’nın Ortadoğu’daki rolü, Irak’taki ordunun olayları ve İran’daki daha az ama etkili olaylar, Filistin ve Lübnan tarafından yeniden biçimlendi.

 

Bu beş temel strateji, Irak’taki travmatik sonuçlar olmadan dolu bir tabak sunabilirdi. Bu 21. yüzyılın ilk on yılı ABD tarihinin en çok çabayla geçen dönemlerinden biri oldu.

 

Gates bu savaşların hiçbirini kazanmayı bekleyemez ama bunların her birini savunma bakanlığına göstermeye başlayabilir ve başlamalıdır da... Bu mücadeleler ile buluşmak zor, sancılı ve maliyetli olacaktır. Fakat bu konularda hata yapmak, ancak gelecekte daha büyük sorunlara yol açar.

 

* Andy R. Hoehn’un uzmanlık alanı savunma planlama, askeri strateji ve doktrin, ulusal güvenlik ve güvenlik stratejisidir.