HABERLER    LÜBNAN
ARAP DÜNYASI | SURİYE | FİLİSTİN | IRAK | İRAN | İSRAİL | LÜBNAN | ASYA | RUSYA | KÜRDİSTAN | ANALİZLER | KİMDİR? | RÖPORTAJ |
20-07-2013 tarihinde, 00:50 saatinde eklendi
Direniş tüm zorlukları aşacak güçtedir
Direniş tüm zorlukları aşacak güçtedir
Hizbullah genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah, Cuma akşamı Direnişe Destek Heyeti tarafından verilen iftarda bir konuşma yaptı.

YDH- Hizbullah genel Sekreteri Nasrullah’ın el-Menar televizyonu aracılığıyla yayımlanan konuşmasının geniş bir özetini yayımlıyoruz.

Lübnan Direnişi

Lübnan Direnişi, somut ve açık bir bakış açısına, hedeflere ve misyona sahiptir. En başından beri sahip olduğu bu bakış açısından dolayı bu Direniş’teki herkes nereye gittiğini ve ne yaptığını biliyordu. Bu bakış açısındaki açıklığı, Direnişin inancına, azmine ve iradesine de eklemek gerekiyor.

Direnişin bakışındaki ve hedeflerindeki bu açıklık, onun 1982’de işgal edilen toprakları kurtarmaya ve esirleri özgürleştirmeye çalışmasına neden oldu. Bunu yaparken tüm Lübnan’ı tehlikelerden koruma sorumluluğunu üstlendiği iddiasında olmadı; bu sorumlulukta orduyla ve güvenlik güçleriyle ortak olduğunu söyledi.

Lübnan Direnişinin üç hedefi

Direnişin, Lübnan topraklarını kurtardıktan sonraki ikinci hedefi, esirlerin özgürleştirilmesi oldu. Direniş’in bu hedefi birkaç aşamada gerçekleşti. Şeba Çiftlikleri ve Kefer Şuba’nın kurtarılması gibi muallakta olan meseleler, Direniş’in hedefi olmaktan da öte milli bir meseledir.   

Şehit cenazelerinin İsrail’den geri alınması Lübnan’ın ulusal hakkıdır ve Direniş, bu hedefi gerçekleştirmek için faaliyetlerini sürdürecektir. Çünkü arada hala işgal altında olan topraklar söz konusudur.

Direniş, Lübnan halkının korunmasında ve savunulmasında pay sahibi olma hedefiyle sahaya girmiştir. 1993’teki Temmuz anlaşması, Direniş’in Lübnan halkını korumak için dayattığı ilk saha dengesidir. Bundan sonra da Nisan anlaşmasıyla İsrail’in kuzeyindeki yerleşkelerin Direniş tarafından bombalanmaması karşılığında Lübnan kentlerinin İsrail bombardımanına karşı korunması dengesi kurulmuştur.

Biz hiçbir zaman İsrail’le Lübnan arasında bir korku dengesinin kurulmasına neden olan İsrail’in Temmuz Savaşında kullandığı silah ve teçhizata sahip olduğumuzu iddia etmedik.

Lübnan’da olan şey halkın verdiği destekle Lübnan’la İsrail arasındaki korku dengesinin bir caydırıcılık dengesine dönüşmesiydi. Bu denge de İsrail’in Lübnan’a yönelik bir saldırı başlatmadan önce bin defa düşünmesine ve hesap yapmasına neden oldu.

ABD’nin bölgedeki önceliği İsrail’dir

Direniş’e ihtiyaç var mı?... Direniş’in silahının meşru olup olmaması tartışması herhangi bir yere götürmüyor. Dolayısıyla bu tartışmaya girmeden önce Direniş’e ihtiyaç var mı yok mu konusunun ele alınması gerekiyor.

Tecrübeler göstermiştir ki Amerika’nın bölgedeki önceliği İsrail’dir. Amerika, kendi çıkarları için müttefiklerinden vazgeçmiştir ve artık kendi iradesini dünyaya dayatabilecek güçte değildir.

Lübnan Direnişi güçlüdür ve halkın irade ve desteğine sahiptir

Biz Direniş’le ilgili olarak gerçekleri ortaya koyuyoruz ve diyoruz ki gelin bu gerçeklerden ibret alalım. Çünkü Direniş halkın iradesine dayanmaktadır. Direniş’in tecrübesi onun faydasını kanıtlamıştır. Lübnan Direnişi güçlüdür, halkın desteğine ve sevgisine sahiptir. Bu, geçici bir durum değildir, Direniş kırılgan değildir. Direnişi yenmeye ya da yalnızlaştırmaya çalışanlar başarısız olacaktır; çünkü Direniş bir örgüt değil, halkın iradesidir.

Bu halkın en şerefli insanları en sevdiklerini Direniş’e armağan etmiştir. Biz, sürekli olarak ulusal savunma stratejisinin belirlenmesi için diyalogdan yana olduk.2006 yılında bir ulusal savunma stratejisi sunduk. Ancak bu şimdiye kadar ele alınıp incelenmedi. Çünkü diğer gruplar, bu vatanın ulusal savunma stratejisini görüşme konusunda ciddi değiller.

Lübnan’ın savunulmasından tüm millet sorumludur ve ülkenin ulusal savunma stratejisine ihtiyaç vardır.

Düşman ülkenizin onurunu tehdit ettiğinde sizin sorumluluğunuz mücadele etmek ve bu direnişi desteklemektir. Dolayısıyla sizin hedefte olmanız doğal bir durmdur. Eğer tehdit edilmiyorsanız bu sizin etkili olmadığınız anlamına gelir. Lübnan’da etkili bir Direniş olunca bu ülkenin her zaman hedefte olması doğaldır.

Direniş, Temmuz Savaşı’nda ABD’nin Yeni Ortadoğu projesini mağlup etti

Biz düşmanla savaşırken, düşmanın da saldırısına uğradık. Arap dünyası bu durum karşısında hangi adımları attı nasıl bir rol oynadı. Ekonomik yaptırımlar, sövgüler, suçlamalar savaşın bir parçasıdır ve Direniş bunlarla 1982’de faaliyetlerine başladığından beri karşı karşıya kalmaktadır. Ancak Direniş tüm bunlara rağmen ABD ve İsrail’in Lübnan’daki hedeflerini başarısız kılmıştır. Direniş, 2006 yılında da ABD’nin Yeni Ortadoğu projesini mağlup etti; o halde bu Direniş’in saldırılara maruz kalması doğaldır.

Biz şu an yeni bir aşamaya girmiş bulunuyoruz; ancak aynı basiret ve aynı dikkat ve adımlarla  Allah’ın izni ile bunu da aşacağız.

Şundan emin olun ki bu Direniş, bu ciddiyeti ve gücüyle şu andaki ve gelecekteki tüm sıkıntıları aşacak güçtedir.

İsrail ve onun arkasında yer alan tüm güçler artık Lübnan’ın kolay bir komla olmadığının farkındadır.        

Ordu olmazsa ülkede hükümet, istikrar ve barış olmaz

Lübnan ordusuna yönelik şiddetli saldırılar oluyor. Ordu zarar görürse ülkede barış ve istikrar da hükümet de kalmayacaktır. Ordu, ülke savunmasının temelidir. Bizim söylediğimiz şudur: Bu kurum, siyasi tartışma ve çatışmalardan uzak tutulmalıdır. Çünkü Allah korusun ordu çökerse ya da kaosa sürüklenirse ülkede artık barış ve istikrar kalmayacaktır.

Farz edelim ki ordu hata yapmış olsun bu hatalar onun kendi sınırları içinde tedavi edilmeli ve ordunun korunmasına çalışılmalıdır.

Ordu, ülke savunmasında Direniş’in ortağıdır

Gençlere şunu söylemeliyim ki ordu, ülkenin güvencesi ve Direniş’in ortağıdır, ordunun ülkeyi savunabileceği günün gelmesi gerekir. Ordu bu ülkenin tüm evlatlarını, tüm kesimleri ve grupları içermektedir.

Amerika ve Arap müttefikleri güçlü bir Lübnan ordusu istememektedir. İran, Lübnan ordusuna silah ve teçhizat yardımı yapmayı teklif etti. Ancak Amerika ve bazı Arap ülkeleri ordunun güçlendirilmesine engel oldu.

Lübnan’a saldırıyı düşünmek artık İsrail için kolay değil

İsrail, gelecekteki bir savaşta Beyrut’u bombalamaya göz dikmeden önce el-Celil için kaygılanmak zorundadır. Bugün artık kimse bedel ödemeden Lübnan’a saldırabilecek durumda değildir.

Biz ordunun masum olduğunu iddia etmiyoruz; ancak yeni güvenlik durumu konusunda bilinçli ve uyanık olmak gerekmektedir. Ben medyadan yayımladıkları haberler konusunda bilinçli davranmasını istiyorum.

Her halükarda bölgedeki genel durumla kıyaslandığında Lübnan, iyi durumdadır. Lübnan’daki tüm gruplarla diyaloga ve müzakereye hazırız.

Paylaşım
Facebook da Paylaş
Yorum Yaz Yorum
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış
Diğer İlgili Başlıklar
Lübnan hükümetsizlik çıkmazında 13-08-2020 tarihinde eklendi
Lübnan’da yeni hükümet şartları 12-08-2020 tarihinde eklendi
UNIFIL’in görev süresi uzatılmayacak iddiası 10-08-2020 tarihinde eklendi
Lübnan, İsrail tehdidine rağmen petrol çıkarmaya başlıyor 26-02-2020 tarihinde eklendi
Nasrullah: Adil kısas ABD’nin bölgeden çıkarılmasıdır 06-01-2020 tarihinde eklendi
ABD’den Lübnan’da iç savaş çabası 20-12-2019 tarihinde eklendi
Hizbullah ve Emel’den provokasyon uyarısı 19-12-2019 tarihinde eklendi
Amerika’dan Lübnan’a yeni hükümet şartı 16-12-2019 tarihinde eklendi
Lübnan’da hükümet süreci sil baştan 09-12-2019 tarihinde eklendi
İsrail: Hizbullah, güneyde etkinliğini arttırdı 06-12-2019 tarihinde eklendi
Güncel
02:34 (14.08.2020)
İran'ın Venezuela Büyükelçisi, İran petrol tankerlerinin Amerika tarafından durdurulduğuna dair haberleri yalanladı.
02:12 (14.08.2020)
Irkçı İsrail rejimine ait helikopterler Gazze'nin doğusundaki Şucaiye'yi vurdu.
01:01 (14.08.2020)
Amerika'nın İsrail Büyükelçisi: Batı Şeria'nın ilhakını durdurma kararı geçici.
01:00 (14.08.2020)
Trump'ın damadı: İsrail ile Emirliklerin anlaşması, bir buçuk yıllık görüşmelerin sonucu.
01:00 (14.08.2020)
Wall Street Journal, Amerika'nın İran'a ait yakıt taşıyan dört gemiyi durdurduğunu ve bu gemilerin şu anda Houston'a doğru hareket etmekte olduğunu bildirdi.
01:00 (14.08.2020)
İsrail Kanal 11'e açıklama yapan İsrailli bir kaynak: Bahreyn, İsrail'le ilişkilerini normalleştirdiğini açıklayan bir sonraki ülke olacak.
02:43 (13.08.2020)
El Cezire: Amerikan Merkez Kuvvetleri Komutanlığı: İki gemi ve bir helikopterle desteklenen İran kuvvetleri uluslararası sularda bir gemiyi ele geçirdi.
23:48 (12.08.2020)
Irak'ın Nasıiye kentinde Amerikan askeri konvoyuna saldırı düzenlendi. Saldırıyı "İkinci 1920 Devrimi Tugayları" adlı örgüt üstlendi.
Haftanın Yorumu
Alptekin DURSUNOĞLU
Yozlaşmış düzenler, lümpen devrimler
Siyasi Analizler
En Çok
Okunan Yorumlanan Paylaşılan
Hava Durumu
İstanbul Ankara İzmir
ISTANBUL ANKARA IZMIR
Piyasa Verileri
Anket
Türkiye'nin Irak politikasının hedefi ne olmalıdır?
Üç ayrı devlete bölünmesini desteklemek.
Ulusal birliğini ve toprak bütünlüğünü korumak.
Yeni federal bölgelerin kurulmasını sağlamak.
Mevcut durumun devamını desteklemek.
Yakın Doğu Haber ® 2006 - 2012
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir  RSS Tasarım & Yazılım : Network Yazılım