HABERLER    İRAN
ARAP DÜNYASI | SURİYE | FİLİSTİN | IRAK | İRAN | İSRAİL | LÜBNAN | ASYA | RUSYA | KÜRDİSTAN | ANALİZLER | KİMDİR? | RÖPORTAJ |
09-04-2015 tarihinde, 18:44 saatinde eklendi
“Anlaşma yapmamak kötü anlaşmadan iyidir”
“Anlaşma yapmamak kötü anlaşmadan iyidir”
İran İslam Devrimi Lideri Ayetullah Hamenei, nükleer müzakereler sonunda varılan çerçeve anlaşmasının karşısında da yanında da olmadığını açıkladı.

YDH- Fars haber ajansının haberine göre bugün Tahran’da bir konuşma yapan İran İslam Devrimi Lideri Ayetullah Hamenei, Lozan’da açıklanan ortak bildirinin nihai bir anlaşma olmadığına dikkat çekti.

Bazılarının “Devrim Lideri neden son nükleer müzakerelerle ilgili bir açıklama yapmıyor” diye sorduğunu belirten Ayetullah Hamenei, şunları söyledi:

“Herhangi bir açıklama yapmamanın sebebi, tavır açıklamayı gerektirecek bir durumun olmamasıdır. Çünkü yetkililer, henüz herhangi bir iş yapılmadığını ve iki taraf açısından bağlayıcı bir durumun olmadığını söylüyorlar. Bu durumda tavır açıklamaya gerek yok.

Eğer bana ‘siz son müzakereleri onaylıyor musunuz ona karşı mısınız?’ diye bir soru sorulacak olursa şunu derim: Ne onaylıyorum ne karşıyım; çünkü henüz olan bir şey yok.

Tüm sorunlar bundan sonradır ki ayrıntılar üzerinde tartışılıp konuşulması gerekiyor. Karşı taraf, inatçı, sözünde durmaz ve arkadan hançerleyen bir taraftır. Ayrıntıların tartışılması sırasında ülkeyi milleti ve müzakere heyetini çıkmaza sokabilir.

Şu ana kadar yaşananlar ne anlaşmanın aslını, ne anlaşmaya dair nihai müzakereyi ne de anlaşma içeriğini garanti etmektedir. Hatta bu müzakerelerin anlaşmayla sonuçlanacağını bile garanti etmemektedir. Dolayısıyla tebrik etmenin bir anlamı yok.

Ben hiçbir zaman Amerika ile müzakereler konusunda iyimser olmadım. Bu da bir zandan değil bu konudaki tecrübelerden kaynaklanıyor.

Eğer gelecekte meselenin ayrıntıları, müzakerenin notları ve müzakerede yaşananlar yayımlanırsa herkes bizim bu tecrübelerimizin nereden kaynaklandığını anlar.

Amerika ile müzakerelerden iyimser olmamakla birlikte bu konudaki müzakereleri tüm varlığımla destekledim, şimdi de destekliyorum.

Anlaşma yapılmaması kötü bir anlaşma yapmaktan daha iyidir

İran halkının izzetini temin edecek bir anlaşmayı yüzde yüz desteklerim. Eğer birileri Devrim Lideri anlaşmaya varılmasına karşıdır diyorsa gerçek dışı bir şey söylüyor.

Elbette şunu da söyledim: Anlaşma yapılmaması kötü bir anlaşma yapılmasından daha iyidir. Zira İran halkının çıkarlarını ayaklar altına alan ve izzetini yok eden bir anlaşmanın kabul edilmemesi, bir şereftir.

Bazen bu müzakerelerin ayrıntılarının Devrim Lideri’nin gözetimi altında olduğu söyleniyor. Bu tam olarak böyle değil.

Ben müzakereler konusuna ilgisiz değilim; ama şimdiye kadar müzakerelerin ayrıntılarına müdahale etmedim, bundan sonra da etmeyeceğim.

Ben meselenin geneline, genel hatlarına ve çerçevesini öncelikle cumhurbaşkanına bazen de dışişleri bakanına söyledim; ama ayrıntılar onlara aittir.

Ben nükleer müzakere heyetine güveniyorum. Şu ana kadar da onlardan hiçbir şüphe duymadım inşallah gelecekte de böyle olacak. Ama nükleer müzakereler konusunda ciddi endişelerim var.”

Ayetullah Hamenei, müzakere yapılan karşı tarafın yükümlülüklerine uymamasının, sözünde durmamasının ve taahhütlerinin aksine davranmasının endişeleri arttırdığını belirterek sözlerine şöyle devam etti:

“Karşı tarafın son müzakerelerdeki davranışı buna bir örnek oldu. Beyaz Saray, müzakerelerin sona ermesinden yaklaşık 2 saat sonra müzakerelere dair iki sayfalık bir bildiri yayımladı ki bunların büyük bir çoğunluğu gerçekliğe aykırıydı.

Böylesi bir bildirinin iki saat içerisinde hazırlanması imkansız. Dolayısıyla onlar bizimle müzakereler yaparken çarpıtıcı, yanlış ve müzakere içeriğine aykırı bir metin hazırlamakla meşguldü.

Diğer bir örnek de şu: Onlar her müzakere turundan sonra önce açık, sonra da özel konuşuyorlar. Bu konuşmalarda söylenenler içerideki itibarları için ve muhaliflerine karşı sözler, halbuki bunlar bizi ilgilendirmiyor.

Bunlar herkesi kendileri gibi sandıkları için diyorlar ki ‘İran Lideri müzakerelere karşı çıksa bile bu onların gerçek sözü değildir; içerideki durum gereği böyle davranıyorlar’ halbuki onlar İran’ın iç durumunu bilmiyorlar.

Devrim Liderinin halka konuşmaları karşılıklı güvene dayalıdır. Halk bana güvendiği gibi benim de halkıma güvenim tamdır ve Allah’ın yardımlarının her zaman bu halkın yanında olduğuna inanırım.

Ben karşı tarafın müzakereler devam ederken sergilediği davranıştan kaygılıyım. Bu meselede abartılı ve aceleci olmamak; sabredip ne olacağını görmek gerekiyor.”

ABD ile müzakereler sadece nükleer meseleyle sınırlı

Ayetullah Hamenei, Amerika ile yapılan müzakerelerin yalnızca nükleer meseleyle sınırlı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Elbette nükleer müzakereler bir tecrübedir. Eğer karşı taraf çarpık karakterini sürdürürse bizim Amerika’ya güvensizlik konusundaki tecrübemiz daha da güçlenecektir. İran halkı uluslar arası toplumla değil; anlaşmasına bağlı kalmayan Amerika ve üç Avrupa ülkesiyle karşı karşıyadır.

Uluslar arası toplum, birkaç yıl önce başkanları ve üst düzey yetkilileri Tahran’daki Bağlantısızlar Hareketi toplantısına katılan 150 ülkeden oluşmaktadır. Dolayısıyla ‘bize güvenmesi gereken uluslar arası toplumla karşı karşıyayız’ sözü yersiz bir sözdür.”

Ayetullah Hamenei, bazı aydınların “bizim nükleer teknolojiye ne ihtiyacımız var?” şeklindeki sözünün bir aldatmaca olduğunu belirterek nükleer teknolojinin enerjiden sağlığa, deniz suyunun içme suyu haline getirilmesinden tarıma kadar çok geniş bir alanda kullanıldığını hatırlattı.

Nükleer silah kullanan ve denemelerini yapanların İran’ı nükleer silah peşinde olmakla suçladığını belirterek şunları söyledi:

“Onlar bizi atom bombası yapmaya çalışmakla suçluyor. Halbuki İslami İran, şer’i ve akli gerekçelerle hiçbir zaman nükleer silah peşinde olmamıştır ve olmayacaktır. Nükleer silahları da bir sorun olarak görmektedir.”

Yaptırımlar tek seferde kalkmayacaksa müzakerenin anlamı yok

Ayetullah Hamenei, İran’a uygulanan yaptırımların anlaşma yapıldıktan sonra tek seferde kaldırılmaması halinde müzakerelerin bir anlamı olmayacağını belirterek şunları söyledi:

“Bu mesele son derece önemlidir, yaptırımlar anlaşmanın yapıldığı gün tamamen kaldırılmalıdır. Eğer yaptırımların kaldırılması yeni bir süreçle ilişkilendirilirse müzakereler temelden anlamsızlaşır. Zira müzakerelerin hedefi yaptırımların kaldırılmasıdır.

Denetleme bahanesiyle ülkenin güvenlik ve savunma alanına girilmesine kesinlikle izin verilmemelidir. Ülke yetkililerinin de denetleme ve inceleme gerekçesiyle yabancıları bu alanlara sokma ve savunma gelişimini durdurma yetkisi ve izni bulunmamaktadır.   

Direniş’e desteğimiz müzakere konusu yapılmamalıdır

Ülkenin savunma kapasitesi askeri alanda sağlam bir yumruk olarak korunmalı ve daha da güçlendirilmelidir.

Müzakerelerde direnişçi kardeşlerimize çeşitli alanlarda verilen desteğe hiçbir şekilde zarar verilmemelidir.

İran’ı denetlemeler konusunda özel bir ülke haline getirecek konvansiyonel olmayan hiçbir denetleme tavrı kabul edilemez. Denetlemeler tüm dünyaya uygulanan konvansiyonel çerçevede kalmalıdır.”

Suudilerin burnu yere sürtülecek

Ayetullah Hamenei, konuşmasının diğer bölümünde Yemen’de yaşanan gelişmelere de değinerek şunları söyledi:

“Suudiler Yemen’e saldırmakla büyük bir hata yaptılar ve bölgede kötü bir bidat başlattılar. Çocukların öldürülmesi, evlerin ve ulusal altyapının tahrip edilmesi büyük bir cinayettir. Suudiler bundan büyük zarar görecek ve asla zafer kazanamayacak.

Bu öngörünün kanıtı son derece açık. Çünkü Siyonistlerin askeri kapasitesi Suudilerinkinin birkaç katıdır ve Gazze de çok daha küçük bir yerdi; ama onlar başaramadı. Halbuki Yemen, coğrafya olarak da nüfus olarak da çok daha büyük bir yerdir.

Suudiler bu maceradan çok büyük bir zarar görecek ve burunları yere sürtülecek.

Bizim Suudilerle birçok siyasi meselede ihtilaflarımız var; ama şimdiye kadar hep onların dış politikasında metanet ve vakar olduğunu söylerdik.

Şu an birkaç tecrübesiz genç bu ülkede iktidar oldu. Şu an vahşet yönünü metanet yönünün önüne geçiriyorlar; ama bu meselede kesinlikle zarar görecekler.

Bölgedeki bu hareket kabul edilemez. Ben uyarıyorum, Yemen’deki bu cinayetten vazgeçmeliler. Bu, her yerde mazlumu savunacağına zalimin yanında yer alan Amerika’nın karakteridir. Onlar da bu meseleden darbe yiyip yenilecekler.

Katil uçakları Yemen semalarında güvenlik bırakmadı. Yemen’e müdahale için Allah, halklar, bölge ve uluslar arası hukuk açılarından kabul edilemez aptalca gerekçeler öne sürüyorlar; ama bunu müdahale olarak görmeyip İran’ı Yemen’e müdahale etmekle suçluyorlar.

Yemen halkı kendine hükümet kurabilecek kapasiteye sahip köklü ve kadim bir halktır. Suudiler bu cinayete derhal son vermelidir.  

Paylaşım
Facebook da Paylaş
Yorum Yaz Yorum
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış
Diğer İlgili Başlıklar
İran’dan İngiltere’ye misilleme 19-07-2019 tarihinde eklendi
İran: 300 kilo zenginleştirilmiş uranyum sınırını geçtik 01-07-2019 tarihinde eklendi
Suudiler ve Emirliklerden İran konusunda geri adım 27-06-2019 tarihinde eklendi
Düşürülen Amerikan uçağıyla ilgili yeni ayrıntılar 27-06-2019 tarihinde eklendi
Trump: Bin Salman’a dedim ki İran’a saldırı için para vermelisin 24-06-2019 tarihinde eklendi
İran’a dörtlü uyarı 23-06-2019 tarihinde eklendi
ABD: İran, tüm arabuluculuk önerilerini reddetti 23-06-2019 tarihinde eklendi
Trump: İran, asker taşıyan uçağımızı düşürmedi 23-06-2019 tarihinde eklendi
İran: İsteseydik ABD’nin P-8 uçağını da düşürebilirdik 22-06-2019 tarihinde eklendi
Amerikan uçağını düşüren füze 20-06-2019 tarihinde eklendi
Güncel
23:53 (14.04.2019)
İsrail Kanal-12 TV: Birleşik Arap Emirlikleri uçakları ve subayları ile İsrail hava kuvvetleri Yunanistan'da ortak askeri tatbikat yaptı.
23:36 (25.03.2019)
İsrail kabinesi, ateşkesi reddetti, Gazze'ye yönelik saldırıların sürdüğünü açıkladı.
22:44 (25.03.2019)
SANA: Terörist gruplar, Halep'in el-Cedide mahallesine roket saldırısı yaptı.
22:22 (25.03.2019)
El Kuds: İşgalci rejim uçakları Cibaliya'nın doğusunu vurdu.
22:11 (25.03.2019)
El Hades: Halk Cephesi: İsrail bombardımanı, ateşkes ilan edildikten sonra durdu.
22:06 (25.03.2019)
El Cezire: İsrail Han Yunus'un batısındaki balıkçı limanına hava saldırısı yaptı.
21:50 (25.03.2019)
Direniş Grupları Ortak Operasyon Odası: Mısır'ın çabaları ile ateşkes anlaşması gece saat 10'da başlayor.
21:42 (25.03.2019)
El Cezire: Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrail'in Gazze'nin kuzeyini hedef alan saldırısında 3 Filistinli yaralandı.
Haftanın Yorumu
Alptekin DURSUNOĞLU
İdlib için ‘yeni bir sayfa’ mümkün
Siyasi Analizler
En Çok
Okunan Yorumlanan Paylaşılan
Hava Durumu
İstanbul Ankara İzmir
ISTANBUL ANKARA IZMIR
Piyasa Verileri
Anket
Türkiye'nin Irak politikasının hedefi ne olmalıdır?
Üç ayrı devlete bölünmesini desteklemek.
Ulusal birliğini ve toprak bütünlüğünü korumak.
Yeni federal bölgelerin kurulmasını sağlamak.
Mevcut durumun devamını desteklemek.
Yakın Doğu Haber ® 2006 - 2012
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir  RSS Tasarım & Yazılım : Network Yazılım