MAKALELER    Alptekin DURSUNOĞLU
ARAP DÜNYASI | SURİYE | FİLİSTİN | IRAK | İRAN | İSRAİL | LÜBNAN | ASYA | RUSYA | KÜRDİSTAN | ANALİZLER | KİMDİR? | RÖPORTAJ |
09/06/2014 - 18:23 tarihinde eklendi
Suriye seçimleri ve ABD’nin liderlik ‘parodisi’
Alptekin DURSUNOĞLU
Suriye seçimleri ve ABD’nin liderlik ‘parodisi’
Mevcut şartlar, 3 Haziran seçimlerinin değil, ABD’nin Dostlar Grubu’ndaki liderliğinin ‘parodi’ haline geldiğini gösteriyor.

Dostlar Grubu’nun Batılı üyeleri “parodi”[1] ve “maskaralık”[2] gibi ifadelerle değersizleştirmeye çalışsa da 3 Haziran’daki seçimlerin hem Suriye’nin siyasi tarihi hem de halen yaşadığı kriz açısından bir dönüm noktası oluşturduğu söylenebilir.

3 Haziran seçimleri, ilk serbest ve çok adaylı seçim olması yönüyle Suriye’nin seçim sistemi bakımından bir referans noktası oluşturdu.

El-Hayat gazetesinin[3] görüşlerini naklettiği muhalifler, Lübnan ve Ürdün’de yapılan seçimlere katılımın yoğunluğundan duydukları hayreti belirterek bu katılımı özetle şu iki nedene bağlıyorlar:

1- Muhalif liderlerin devlete alternatif bir temsilci olamaması, örneğin seçimi reddediyoruz demekle birlikte seçimlere alternatif bir yol gösterememesi.

2- Özellikle de mülteci durumuna düşmüş halkın seçimleri, savaşa son verecek bir umut olarak görmeye başlaması.

Çok aday ve katılımın bir siyasi değer olarak ortaya çıkması sebebiyle bundan sonraki seçimlerin tek adayın bulunduğu daha önceki kapalı seçimlerle değil, 3 Haziran seçimleriyle kıyaslanması kaçınılmaz gözüküyor; bu ise Suriye’nin demokratik standartlar bakımından 3 Haziran’ın gerisine gitmeyeceğine işaret ediyor.

Bu, 3 Haziran seçimlerinin Suriye'nin reform çabalarıyla ilgili kısmı.

Çok adaylı serbest seçimler, 2011’de başlayan krizle birlikte ilk adımları atılan reformların en güncel gelişmesi olsa da mevcut şartlarda reform yönüyle değil, sürmekte olan savaşa yönelik etkileri bakımından önem taşıyor.

Siyasi çözüm değil, siyasi boşluk

Amerika, 2013 sonlarına kadar Suriye’deki vekalet savaşında liderliği bölgesel müttefikleriyle paylaşıyor koordinatörlükle yetiniyordu.

Ancak şu iki gelişme Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan’ın liderlik rolünün sona ermesine neden oldu.

1- Türkiye ve Katar, 18 Temmuz 2012’de başlayan vekalet savaşının birkaç hafta veya en geç birkaç ay içerisinde devrimle sonuçlanacağına dair vaadinde başarısız oldu.

ABD bu yüzden 1 Nisan 2012’de ‘Suriye halkının meşru temsilcisi’ olarak tanıdığı Türkiye ve Katar güdümündeki Ulusal Konsey’in “muhaliflerin lider kadrosunu temsil etmediğine”[4] karar verdi ve 11 Kasım 2012’de kurulmasına öncülük ettiği Ulusal Koalisyon’da[5] Suudi Arabistan’ın belirleyici olmasını sağladı.

2- Suudi Arabistan’ın eski İstihbarat Şefi Bender bin Sultan’ın ‘aşırı’ grupların güçlenmesine neden olan liderliği, vekalet savaşının kontrolden çıkmasına neden oldu.

Amerika’nın 7-9 Aralık’ta kuruluşuna öncülük ettiği ÖSO Genelkurmayındaki silahlı gruplar, 25 Eylül 2013’te[6] ABD’nin terörist örgütler listesindeki Nusra Cephesi’nin de yer aldığı 13 örgütle birlikte Ulusal Koalisyon’u tanımadığını açıkladı. Bu da Bender bin Sultan’ın liderlik rolünün sonu oldu.[7]

Amerika’nın eski Şam Büyükelçisi Robert Ford’un Ulusal Koalisyon’u Cenevre-2’ye katılmaya ikna etmek için 4 ay öncesinden Bender bin Sultan’ın görevden alınacağını bildirmesi,[8] Washington’un “artık patron benim” mesajıydı.

Suriye konusundaki liderliği doğrudan üstlenmesi ve Ulusal Koalisyon’u siyasi çözüm öngören Cenevre-2’ye katılmaya zorlaması, “Washington, vekalet savaşından çekiliyor mu?” sorusunu akla getirmişti.

Ancak Cenevre’de geçiş hükümetinden başka bir şey müzakere etmemesi ve Beşşar Esed’in de bu hükümette yer alamayacağını vurgulaması,[9] Amerika’nın hedefinin siyasi çözüme varmak değil, 3 Haziran sonrası için Suriye’de siyasi boşluk yaratmak olduğu anlaşıldı.

ABD liderliğinin Suriye vizyonu

3 Haziran seçimlerine yönelik tutumu, Washington’un Suriye’de siyasi çözüm değil, siyasi boşluk hedeflediğini gösterdi.2013 yılının ikinci yarısından itibaren sahadaki askeri dengeyi bariz bir şekilde lehine çeviren Suriye’nin Cenevre-2’de ABD’nin dayattığı şartlarda bir geçiş hükümeti kurmayı kabul etmesi beklenmiyordu.

CFR’ye demeç veren Daily Star Editörü Michael Young’un da dediği gibi Hizbullah’ın Suriye savaşına girmesi ve Lübnan-Suriye sınırının kontrol altına alınması savaştaki dengeyi tamamen değiştirmişti; ancak Rusya’nın ABD ile anlaşarak Şam’ı terk edebileceğine ihtimal veriliyordu.[10]

ABD’nin Cenevre-2’ye bir siyasi çözüm zemini anlamı yüklemediği açıktı.

Şam’ın Cenevre’de ABD’nin istediği şartlarda bir ‘geçiş hükümeti’ kurmayı kabul ederek iktidarını masada teslim etmesi gerçekçi bir beklenti olmayabilirdi; ancak müzakere süreci, Şam’ı ve müttefiklerini seçim yapmamaya ikna edebilecek bir temas zemini olarak kullanılabilirdi.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim’le, ardından da ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Vendy Sherman’ın Şam’la görüşme talebinin içeriği ABD’nin Cenevre-2 hedefini özetliyor.

Amerikalılar, Suriyeli yetkililer tarafından reddedilen görüşme taleplerinin konusunu “seçimleri yapmamanız şartıyla Beşşar Esed’in iktidarda kalmasına göz yumabiliriz” şeklinde açıklıyorlar.[11]

Amerikalıların bu teklifle şunları hedeflediği söylenebilir:

1- Seçimlerin yapılmasını anlaşmalı bir şekilde önleyerek Şam’la örtülü bir diyalog kurmak.

2- Suriye’de siyasi boşluk yaratmak ve mevcut cumhurbaşkanlığını yasal olmaktan çıkarıp bir ‘fiili durum’ haline getirmek.

3- ‘Ilımlı’ diye nitelenen silahlı grupları, ‘terörle mücadele’ çerçevesinde ‘aşırı’ gruplara karşı da kullanmak ve başlatılan örtülü diyalogda teröre karşı ulusal uzlaşma arayışında olan Şam’a güven vermek.

4- Yaratılan siyasi boşluk vesilesiyle geçiş hükümetini zorunlu bir ihtiyaç haline getirmek ve geçiş hükümetinin meşruluğunu da desteklediği muhaliflerin katılımı şartına bağlamak. 

Liderlik parodisi

Suriye hükümetinin görüşme teklifini bile ciddiye almadan reddetmesi ve seçimleri yapması, sahadaki şu askeri ve siyasi gerçeklikle doğrudan ilgili gözüküyor.

1- Suriye ve müttefikleri hem siyasi hem de askeri alanda uyumlu ve koordineli bir işbirliği sergilerken, ABD’nin müttefikleri hem siyasi hem de askeri alanda birbiriyle mücadele ediyor.

2- Suriye yönetimi, teröre karşı ulusal uzlaşma çerçevesinde Şam kırsalındaki bir çok noktada muhalifleri yanına çekebilirken, Amerika henüz ‘aşırı’ diye niteleyemediği grupları, ‘ılımlıların’ yanında ‘aşırılara’ karşı birleştirmeye çalışıyor.

3- Suriye, askeri alanda da siyasi alanda da kendi içinde kavgalı olan tek bir düşmanla savaşırken, ABD, Şam’la da ‘aşırı’ gruplarla da kendi arasında nüfuz mücadelesi veren Dostlar Grubu’ndaki müttefikleriyle de mücadele etmeyi bile başaramıyor.

4- Suriye, 3 Haziran seçimleriyle 4 yıldır direndiği vekalet savaşına 7 yıllık bir kredi daha açarken, Suriye’den dönecek cihatçılardan duyulan kaygı ABD’nin kontrolden çıkan bu vekalet savaşını 7 yıl daha sürdürüp sürdüremeyeceğini tartışmalı kılıyor.

Bütün bunlar, 3 Haziran seçimlerinin değil, ABD’nin Dostlar Grubu’ndaki liderliğinin ‘parodi’ haline geldiğini gösteriyor.

 


[1]Zaman, 3 Haziran 2014. Suriye’de ‘demokrasi parodisi’ http://www.zaman.com.tr/dunya_suriyede-demokrasi-parodisi_2221934.html

[2]Anadolu Ajansı. 3 Haziran 2014. Suriye seçimleri maskaralık. http://www.aa.com.tr/tr/dunya/339414--suriye-secimleri-maskaralik

[4]NTVMSNBC. 1 Kasım 2012. ‘Suriye Ulusal Konseyi feshedilsin’ http://www.ntvmsnbc.com/id/25394157/

[5]YDH. 11 Kasım 2012. Doha’dan koalisyon çıktı. http://www.ydh.com.tr/HD10995_dohadan-koalisyon-cikti.html

[6]YDH. 25 Eylül 2013 Silahlı gruplardan Ulusal Koalisyon’a darbe. http://www.ydh.com.tr/HD12290_silahli-gruplardan-ulusal-koalisyona-darbe.html

[7]El Cezire Türk. 15 Nisan 2014. Suudi istihbarat şefi görevden ayrıldı. http://www.aljazeera.com.tr/haber/suudi-istihbarat-sefi-gorevden-ayrildi

[8]YDH. 19 Ocak 2014. Ford: Suriye dosyası Bender’den açınacak http://www.ydh.com.tr/HD12578_ford--suriye-dosyasi-benderden-alinacak.html

[9]Radikal. 22 Ocak 2014. Cenevre’de Esad restleşmesi http://www.radikal.com.tr/dunya/cenevre_2_basladi_beklentiler_dusuk-1171987

[10]CFR. 5 Haziran 2014. How Iran Gains From Assad Victory http://www.cfr.org/syria/iran-gains-assad-victory/p33064

[11]Jean Aziz, Al Monitor. 2 Haziran 2014. Syrian official: 'West will deal with us as a fait accompli' http://www.al-monitor.com/pulse/originals/2014/06/syria-presidential-elections-west-accept-results.html#

Paylaşım
Facebook da Paylaş
Yorum Yaz Yorum
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış
Diğer İlgili Başlıklar
[ Tümü ]
Amerikan jokerleri 08/12/2019 - 14:24 tarihinde eklendi
Barış Pınarı’nda neye niyet neye kısmet 18/10/2019 - 22:53 tarihinde eklendi
İdlib için ‘yeni bir sayfa’ mümkün 11/07/2019 - 03:21 tarihinde eklendi
İsrail, Trump yönetiminden ne kadar korksa yeridir! 22/05/2019 - 03:10 tarihinde eklendi
Tahran ve Şam’dan Amerika’ya uyarı, Rusya’ya ayar 02/03/2019 - 01:40 tarihinde eklendi
Adana mutabakatı, Türkiye’nin 'berat belgesi' 29/01/2019 - 09:22 tarihinde eklendi
Sahi kim Kürt düşmanı? 26/12/2018 - 15:41 tarihinde eklendi
Suudi makamında Yemen ağıtları 17/12/2018 - 03:36 tarihinde eklendi
Yemen savaşı biter mi? 25/11/2018 - 21:26 tarihinde eklendi
‘Şii İran Hilali’ne karşı ‘Sünni Siyon Yıldızı’ 04/11/2018 - 14:06 tarihinde eklendi
Bir acayip zirve 29/10/2018 - 16:26 tarihinde eklendi
Netanyahu’yu kim işletti? 30/09/2018 - 01:47 tarihinde eklendi
Soçi anlaşması, Fırat’ın doğusu ve Türkiye’nin İdlib rolü 23/09/2018 - 01:25 tarihinde eklendi
Suriye’ye müdahale ihtirasının acı meyvesi İdlib 15/09/2018 - 15:42 tarihinde eklendi
İran Rusya ortaklığında neler oluyor? 02/06/2018 - 03:54 tarihinde eklendi
Sadr’ın ‘zaferi’ Irak’ın belirsizliği 20/05/2018 - 02:23 tarihinde eklendi
Mağluplar cephesinin savaş tehdidi 03/05/2018 - 03:26 tarihinde eklendi
‘Doğu Guta’dan ‘Doğu Fırat’a Suriye’nin toprak bütünlüğü 26/02/2018 - 14:02 tarihinde eklendi
İsrail’in ‘panik atak’ sorunu 12/02/2018 - 03:44 tarihinde eklendi
Meğer İran halkı ne istiyormuş? 04/02/2018 - 20:45 tarihinde eklendi
Güncel
13:35 (24.10.2019)
Reuters: Rusya Dışişleri Bakanlığı, Türkiye güçlerinin Suriye'de bulunması konsunda belirli bir zaman çizelgesi olmadığını açıkladı.
23:53 (14.04.2019)
İsrail Kanal-12 TV: Birleşik Arap Emirlikleri uçakları ve subayları ile İsrail hava kuvvetleri Yunanistan'da ortak askeri tatbikat yaptı.
23:36 (25.03.2019)
İsrail kabinesi, ateşkesi reddetti, Gazze'ye yönelik saldırıların sürdüğünü açıkladı.
22:44 (25.03.2019)
SANA: Terörist gruplar, Halep'in el-Cedide mahallesine roket saldırısı yaptı.
22:22 (25.03.2019)
El Kuds: İşgalci rejim uçakları Cibaliya'nın doğusunu vurdu.
22:11 (25.03.2019)
El Hades: Halk Cephesi: İsrail bombardımanı, ateşkes ilan edildikten sonra durdu.
22:06 (25.03.2019)
El Cezire: İsrail Han Yunus'un batısındaki balıkçı limanına hava saldırısı yaptı.
21:50 (25.03.2019)
Direniş Grupları Ortak Operasyon Odası: Mısır'ın çabaları ile ateşkes anlaşması gece saat 10'da başlayor.
Haftanın Yorumu
Alptekin DURSUNOĞLU
Amerikan jokerleri
Siyasi Analizler
En Çok
Okunan Yorumlanan Paylaşılan
Hava Durumu
İstanbul Ankara İzmir
ISTANBUL ANKARA IZMIR
Piyasa Verileri
Anket
Türkiye'nin Irak politikasının hedefi ne olmalıdır?
Üç ayrı devlete bölünmesini desteklemek.
Ulusal birliğini ve toprak bütünlüğünü korumak.
Yeni federal bölgelerin kurulmasını sağlamak.
Mevcut durumun devamını desteklemek.
Yakın Doğu Haber ® 2006 - 2012
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir  RSS Tasarım & Yazılım : Network Yazılım