MAKALELER    Alptekin DURSUNOĞLU
ARAP DÜNYASI | SURİYE | FİLİSTİN | IRAK | İRAN | İSRAİL | LÜBNAN | ASYA | RUSYA | KÜRDİSTAN | ANALİZLER | KİMDİR? | RÖPORTAJ |
08/11/2015 - 16:56 tarihinde eklendi
Körfez’in ‘Medine-yi Fazıla’sı
Alptekin DURSUNOĞLU
Körfez’in ‘Medine-yi Fazıla’sı
Katar ve Suudi Arabistan’ın bölgeye savaş ve yıkım getiren rolünün aksine Umman, krizlerin çözümü yönünde yapıcı roller oynadı.

Umman Sultanlığı, bölgeyi ilgilendiren birçok krizde oynadığı etkin, yapıcı; ama şova dönük olmayan rolle kendi bölgesinde adeta Farabi’nin meşhur ‘Medine-yi Fazıla’sını (Erdemliler Şehri) andırıyor.

Maskat’a Körfez’in ‘Medine-yi Fazıla’sı imajını kazandıran şey, 2011’de başlayan ‘Arap Baharı’nın Umman’da yarattığı krizi yönetme tarzıyla sınırlı değil.

İran’la 5+1 arasında yaşanan ve 10 yılı aşkın mazisiyle bölgedeki tüm ilişkileri olumsuz etkileyen nükleer kriz, Umman aracılığıyla[1] başlatılan ABD-İran görüşmeleri sayesinde çözüldü.

2013 ağustosunda Doğu Guta’da yapılan kimyasal silah saldırısından Suriye yönetimini sorumlu tutarak müdahale kararı alan Amerika, İran’ın Umman aracılığıyla[2] ilettiği teklifle müdahale kararında vazgeçti. Böylece Suriye sorununun daha karmaşık bir hal alması önlenmiş oldu.

Umman, Suudi Arabistan ile Katar arasında yaşanan gerilimlerde Suudilerin yanında yer alan Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin aksine tarafsızlığını koruyarak Körfez İşbirliği Örgütü içerisinde bir denge unsuru oldu.

Suudilerin Yemen’e saldırısına diplomatik üslupla karşı çıkan Umman,[3] Yemen krizinin siyasi yollarla çözümüne yönelik çabalarıyla öne çıktı.[4]

Umman, Suriye krizinde de diğer Körfez ülkelerinin aksine çok dengeli bir politika izledi. Siyasi çözümü destekleyici girişimler yaptı.[5] Şam’la Riyad arasında köprü kurmaya çalıştı.[6] 2011’den beri Suriye dışişleri bakanlığını ağırlayan[7] ve Suriye’ye dışişleri bakanını gönderen ilk Körfez ülkesi oldu.[8]

Henüz ulus-devlet niteliğinden bile yoksun olmalarına rağmen kapasiteleri ile ters orantılı bir modern imparatorluk hevesiyle ‘Arap Baharı’nı bölgesel bir nüfuz aracı olarak kullanan Katar ve Suudi Arabistan’ın aksine Umman’ın bölgesel rolü hep gölgede kaldı.

Çünkü Katar ve Suudi Arabistan’ın bölgeye savaş ve yıkım getiren rolünün aksine Umman, krizlerin çözümü yönünde yapıcı roller oynadı.

Umman neden üçüncü taraf?

İran-Suudi Arabistan kutuplaşmasının yarattığı bölgesel kamplaşmada Umman’ın iki taraftan da bağımsız bir üçüncü taraf olması, yönetici kararıyla ilgili bir mesele değil.

Umman’ın toplumsal, mezhebi ve ekonomik şartları Maskat’ı üçüncü taraf olmaya zorladığı için halen Almanya’da tedavi görmekte olan Sultan Kabus bin Said’in ölmesi durumunda da Umman’ın tutumunda değişiklik beklenmiyor.

Yemen dışındaki komşuları gibi krallıkla yönetilse de Umman, bir devletten ziyade çok uluslu bir aile şirketine benzeyen Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt’ten ve yine bir ailenin mülkü hükmünde olan Suudi Arabistan’dan farklı özelliklere sahip.

Ekonomik güç, kabile ve mezhep faktörlerinin belirleyici olduğu bölge ülkelerinde Umman’ı sadece komşularından değil İslam dünyasının genelinden farklı kılan en önemli özelliği 3 milyonluk nüfusunun çoğunluğunun mensubu olduğu mezhep.

Umman’ın halen İslam dünyasında çatışmaların temelini oluşturan Sünni-Şii geriliminden uzak ve adeta üçüncü bir taraf olarak kalmasında hakim nüfusun Hariciliğin bir kolu olan İbadiye mezhebine bağlı olmasının önemli bir rolü var.

Çünkü Haricilik/İbadiye ne Hanefilik, Şafiilik, Hanbelilik ve Malikilik gibi Sünniliğin; ne de Caferilik, Zeydilik, İsmaililik ve Alevilik gibi Şiiliğin bir alt kolu olarak görülmüyor.

Öte yandan Yemen kadar yoksul, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar kadar da zengin olmayan Umman, Körfez’de adeta bir ‘orta sınıf’ ülke konumunda. Dolayısıyla Umman, Körfez İşbirliği Örgütü'nün zenginleri tarafından tıpkı Yemen gibi dışlanamıyor; ama onlar gibi bölgesel egemenlik hevesleri de taşımıyor. 

Mezhebi farklılığı ve ekonomik durumu sebebiyle bölgesel kutuplaşmalarda taraf olmaktan kaçınan Umman, ciddi çelişkilerine rağmen Suudi Arabistan’la karşı karşıya gelmemeye de İran’dan uzak durmamaya da özen gösteriyor.

Maskat’ın İran’ın nükleer meselesinden, Yemen’e; Körfez’deki Suudi-Katar çelişkisinden Suriye krizine kadar her konuda tarafsız ve yapıcı rolü Umman’ın bu özel şartlarından kaynaklanıyor.

Umman’ın riskleri

Fiilen Dışişleri Bakanı Yusuf bin Alevi tarafından yönetilen Umman’ı kısa vadede bekleyen en önemli risk, yaklaşık bir yıldır kanser tedavisi gören Sultan Kabus bin Said sonrası belirsizlik. Çünkü bölgedeki diğer krallıkların aksine Umman’da atanmış bir veliaht bulunmuyor.

Umman’ın bağımsızlıktan sonraki 4. Sultanı olan ve 1970’te İngiltere’ye giden babasının yerine sultan olan (bir rivayete göre saray darbesiyle tahta çıkan) Sultan Kabus bin Said, halkı tarafından Umman’ı geri kalmışlıktan, yalnızlıktan ve güvenlik sorunlarından kurtaran bir lider olarak görülüyor.

2011’deki ‘Arap Baharı’nın etkisiyle yaşanan gösterilerde bile doğrudan hedef alınmayan Sultan Kabus bin Said, toplumsal talepler doğrultusunda yaptığı reformlarla krizi başarıyla yönetmesi bakımından örnek gösteriliyor.

Halk tarafından seçilen 84 üyeli ve sultan tarafından atanan 58 üyeli iki meclise sahip olan Umman’da halen atanmış bir veliaht olmaması sebebiyle veliaht tayini anayasanın 6. Maddesiyle düzenleniyor.

Saltanat Konseyi’nin üç gün içerisinde yeni sultanı seçmesini öngören 6. maddeye göre Konseyin bir aday üzerinde uzlaşamaması halinde yeni sultanı, başkanlığını Sultan Kabus’un yaptığı 8 kişilik Saltanat Savunma Konseyi beliriyor.

Basında yer alan haberlere göre Sultan Kabus bin Said sonrasında sultan seçilebilecek 5 aday var.

1- Es’ad bin Tarık bin Teymur Al-i Said: Sultan Kabus’un üvey kardeşi ve özel temsilcisi. Albay rütbesiyle ordu da dahil olmak üzere birçok kurumda görev aldı. Halk tarafından da seviliyor.

2- Heysem bin Tarık bin Teymur Al-i Said: 2000’li yılların başlarında Kültür Bakanlığı, daha sonra da Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri olarak görev yaptı.

3- Şehab bin Tarık bin Teymur Al-i Said: Heysem bin Tarık’ın kardeşi. 1994-2004 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yaptı ve Sultan Kabus’un özel danışmanı.

4- Teymur bin Es’ad bin Tarık Al-i Said: Es’ad bin Tarık’ın oğlu. Diğer adaylardan daha güçlü görülüyor; ancak onun isminin öne çıkması halinde babası ve amcalarıyla sorun yaşayabileceği öne sürülüyor.

5- Fahad bin Mahmud Al-i Said: Halen başbakan yardımcısı. Başarılı bir diplomat olarak görüldüğü için Körfez İşbirliği Konseyi toplantılarına Sultan Kabus’u temsilen görevlendirilse de Said ailesinin diğer kollarına mensup olmasından ve eşinin Fransız olmasından dolayı sultan seçilmesine pek ihtimal verilmiyor.   

Bu muhtemel adaylardan hangisi seçilirse seçilsin, Umman’ın dış politikasında şimdiye kadar izlediği tarafsız ve dengeleyici rolünde büyük bir değişiklik yaşanması beklenmiyor.

Suudi Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr’in son Maskat ziyaretinde “İran tehlikesine” dikkat çekerek Umman üzerinde kurmaya çalıştığı baskıya karşı Dışişleri Bakanı Yusuf bin Alevi’nin bunların mazide bırakılması[9] gerektiğine dair cevabı Umman’ın özetlemeye çalıştığımız yapıcı ve ılımlı dış politika perspektifini yansıtıyor.



[1] Zaman. 25 Kasım 2013. ABD, 1 yıldır Tahran'la gizlice görüşüyormuş http://www.zaman.com.tr/dunya_abd-1-yildir-tahranla-gizlice-gorusuyormus_2172365.html

[2] The Times of İsrael, 30 Kasım 2013. ‘Secret talks with Iran led Obama to shelve strike on Syria’ http://www.timesofisrael.com/secret-talks-with-iran-led-obama-to-shelve-strike-on-syria/ ; YDH. 1 Aralık 2013. Mossad: Obama’yı Suriye saldırısından İran vazgeçirdi  http://www.ydh.com.tr/HD12464_mossad--obamayi-suriye-saldirisindan-iran-vazgecirdi.html

[3] YDH 21 Mart 2015. Körfez’in veliahtları Yemen’i görüştü http://www.ydh.com.tr/HD13742_korfezin-veliahtlari-yemeni-gorustu.html

[4] YDH. 2 Haziran 2015. Ensarullah: ABD ile görüşmedik http://www.ydh.com.tr/HD13919_ensarullah--abd-ile-gorusmedik.html ; YDH. 11 Eylül 2015 Yemen barış görüşmeleri haftaya başlıyor http://www.ydh.com.tr/HD14153_yemen-baris-gorusmeleri-haftaya-basliyor.html

[5] YDH. 7 Ocak 2014. Suriye yönetimi ile muhalifler Umman’da görüşüyor. http://ydh.com.tr/HD12553_suriye-yonetimi-ile-muhalifler-ummanda-gorusuyor.html   

[6] YDH. 5 Haziran 2015. Suriye-Suudi Arabistan görüşmesi için hazırlık http://www.ydh.com.tr/HD14065_suriye-suudi-arabistan-gorusmesi-icin-hazirlik.html

[7] YDH. 6 Ağustos 2015. Umman’dan Suriye mesajı http://www.ydh.com.tr/HD14071_ummandan-suriye-mesaji.html

[8] Milliyet. 26 Ekim 2015. Umman Dışişleri Bakanı Esad'la görüştü http://www.milliyet.com.tr/umman-disisleri-bakani-esad-la/dunya/detay/2138236/default.htm

[9] El Arab. 7 Kasım 2015. السعودية تحث عُمان على إنهاء غموض وساطتها في سوريا http://www.alarab.co.uk/?id=65786

 

Paylaşım
Facebook da Paylaş
Yorum Yaz Yorum
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış
Diğer İlgili Başlıklar
[ Tümü ]
Amerikan jokerleri 08/12/2019 - 14:24 tarihinde eklendi
Barış Pınarı’nda neye niyet neye kısmet 18/10/2019 - 22:53 tarihinde eklendi
İdlib için ‘yeni bir sayfa’ mümkün 11/07/2019 - 03:21 tarihinde eklendi
İsrail, Trump yönetiminden ne kadar korksa yeridir! 22/05/2019 - 03:10 tarihinde eklendi
Tahran ve Şam’dan Amerika’ya uyarı, Rusya’ya ayar 02/03/2019 - 01:40 tarihinde eklendi
Adana mutabakatı, Türkiye’nin 'berat belgesi' 29/01/2019 - 09:22 tarihinde eklendi
Sahi kim Kürt düşmanı? 26/12/2018 - 15:41 tarihinde eklendi
Suudi makamında Yemen ağıtları 17/12/2018 - 03:36 tarihinde eklendi
Yemen savaşı biter mi? 25/11/2018 - 21:26 tarihinde eklendi
‘Şii İran Hilali’ne karşı ‘Sünni Siyon Yıldızı’ 04/11/2018 - 14:06 tarihinde eklendi
Bir acayip zirve 29/10/2018 - 16:26 tarihinde eklendi
Netanyahu’yu kim işletti? 30/09/2018 - 01:47 tarihinde eklendi
Soçi anlaşması, Fırat’ın doğusu ve Türkiye’nin İdlib rolü 23/09/2018 - 01:25 tarihinde eklendi
Suriye’ye müdahale ihtirasının acı meyvesi İdlib 15/09/2018 - 15:42 tarihinde eklendi
İran Rusya ortaklığında neler oluyor? 02/06/2018 - 03:54 tarihinde eklendi
Sadr’ın ‘zaferi’ Irak’ın belirsizliği 20/05/2018 - 02:23 tarihinde eklendi
Mağluplar cephesinin savaş tehdidi 03/05/2018 - 03:26 tarihinde eklendi
‘Doğu Guta’dan ‘Doğu Fırat’a Suriye’nin toprak bütünlüğü 26/02/2018 - 14:02 tarihinde eklendi
İsrail’in ‘panik atak’ sorunu 12/02/2018 - 03:44 tarihinde eklendi
Meğer İran halkı ne istiyormuş? 04/02/2018 - 20:45 tarihinde eklendi
Güncel
13:35 (24.10.2019)
Reuters: Rusya Dışişleri Bakanlığı, Türkiye güçlerinin Suriye'de bulunması konsunda belirli bir zaman çizelgesi olmadığını açıkladı.
23:53 (14.04.2019)
İsrail Kanal-12 TV: Birleşik Arap Emirlikleri uçakları ve subayları ile İsrail hava kuvvetleri Yunanistan'da ortak askeri tatbikat yaptı.
23:36 (25.03.2019)
İsrail kabinesi, ateşkesi reddetti, Gazze'ye yönelik saldırıların sürdüğünü açıkladı.
22:44 (25.03.2019)
SANA: Terörist gruplar, Halep'in el-Cedide mahallesine roket saldırısı yaptı.
22:22 (25.03.2019)
El Kuds: İşgalci rejim uçakları Cibaliya'nın doğusunu vurdu.
22:11 (25.03.2019)
El Hades: Halk Cephesi: İsrail bombardımanı, ateşkes ilan edildikten sonra durdu.
22:06 (25.03.2019)
El Cezire: İsrail Han Yunus'un batısındaki balıkçı limanına hava saldırısı yaptı.
21:50 (25.03.2019)
Direniş Grupları Ortak Operasyon Odası: Mısır'ın çabaları ile ateşkes anlaşması gece saat 10'da başlayor.
Haftanın Yorumu
Alptekin DURSUNOĞLU
Amerikan jokerleri
Siyasi Analizler
En Çok
Okunan Yorumlanan Paylaşılan
Hava Durumu
İstanbul Ankara İzmir
ISTANBUL ANKARA IZMIR
Piyasa Verileri
Anket
Türkiye'nin Irak politikasının hedefi ne olmalıdır?
Üç ayrı devlete bölünmesini desteklemek.
Ulusal birliğini ve toprak bütünlüğünü korumak.
Yeni federal bölgelerin kurulmasını sağlamak.
Mevcut durumun devamını desteklemek.
Yakın Doğu Haber ® 2006 - 2012
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir  RSS Tasarım & Yazılım : Network Yazılım