MAKALELER    Alptekin DURSUNOĞLU
ARAP DÜNYASI | SURİYE | FİLİSTİN | IRAK | İRAN | İSRAİL | LÜBNAN | ASYA | RUSYA | KÜRDİSTAN | ANALİZLER | KİMDİR? | RÖPORTAJ |
02/06/2018 - 03:54 tarihinde eklendi
İran Rusya ortaklığında neler oluyor?
Alptekin DURSUNOĞLU
İran Rusya ortaklığında neler oluyor?
Moskova, Suriye’de İran’la olan ortaklığına ve İsrail’le olan işbirliğine farklı bir çerçeve kazandırmak istiyor. Bu ise Suriye için yeni bir ortaklık mimarisi yaratmayı ve yeni araçlar üretmeyi zorunlu kılıyor.

Kremlin’in Rusya ile İran arasında 2015’ten beri tanık olduğumuz ilişkinin ruhuna uymayan açıklaması, Moskova-Tahran ortaklığı bozuluyor mu sorusuna neden oldu.

17 Mayıs’ta Soçi’de yapılan Putin-Esed görüşmesiyle ilgili Kremlin açıklamasında “Suriye’deki yabancı güçlerin çekilme sürecinin yakında başlayacağı” ifade edildi.[1]

Kremlin’in açıklaması üç bakımdan merak konusu olmuştu.

Birincisi Suriye’den çekilmesi gereken ‘yabancı güçler’ ifadesiyle kim kastediliyordu?

İkincisi; bu, Moskova ile Şam’ın ortak talebi miydi?

Üçüncüsü ise Suriye’den çekilmeyi reddetmesi halinde “yabancı güçler” için nasıl bir tedbir öngörülüyordu?

Rusya Devlet Başkanının Suriye Özel Temsilcisi Aleksander Lavrentiev bir gün sonra Suriye’den çekilmesi gereken ‘yabancı güçleri“Amerika, Türkiye, İran ve Hizbullah” olarak açıkladı.

Kremlin, açıklamayı Soçi zirvesi bağlamında yaparak “yabancı güçlerin” Suriye’yi terk etmesinin Moskova ile Şam’ın ortak talebi olduğunu zaten ima etmişti.

Ancak 21 Mayıs’ta Tahran’ın,[2] iki gün sonra da Şam’ın[3] gösterdiği ortak tepki, Kremlin’in imasını yalanladığı için merak edilen üçüncü konu tamamen anlamsızlaşmış oldu.

Zira Tahran, İran ve Hizbullah’ın Şam’ın davetiyle Suriye’de bulunduğunu vurgularken, Şam da  İran ve Hizbullah’ın Suriye’deki askeri varlığının Rusya’nınkiyle aynı nitelikte olduğuna dikkat çekti.

Böylece Şam’ın “Suriye’den çekilmesi gereken yabancı güçler” konusunda Moskova gibi değil Tahran gibi düşündüğü görülmüş oldu.  

Şam ve Tahran’ın ortak tutumundan dolayı, Moskova’ya “İran ve Hizbullah’ı Suriye’den nasıl çıkaracaksınız?” diye sormanın bir anlamı kalmadı.

Bu gelişme üzerine artık sorulması gereken sorular şunlar: Moskova, neden Şam’ı Tahran’ın karşısına dikmeye çalışıp 30 eylül 2015’ten beri tanık olduğumuz “4+1 ortaklığının” ruhuna aykırı bir adım atmak istedi?

Zira Rusya’nın Suriye’ye askeri varlığıyla dahil olmasından sonra Rusya, İran, Irak, Suriye ve Hizbullah’tan oluşan bir koordinasyon merkezi kurulmuştu ve bölge basınının “4+1” diye adlandırdığı bu koalisyon, son derece uyumlu çalışmıştı.

Terör sonrası dönemin inşası

Rusya’nın İran ve Hizbullah’ı “Suriye’den çekilmesi gereken yabancı güçler” diye niteleyip son üç yılda Suriye’yi Irak’ı ve Lübnan’ı IŞİD’den temizleyen ‘4+1 koalisyonunu’ bozmak istemesinin tek bir izahı olabilir.

“4+1”, Rusya açısından zorunlu bir savaş koalisyonuydu. Rusya 2015’te Suriye’ye girdiğinde Amerika’ya da ortaklık teklif etmiş; ancak Amerika Şam’la işbirliğini reddettiği için Rusya zorunlu olarak 4+1 koalisyonu içinde yer almıştı. 

Bugün Rusya’ya göre IŞİD yok edildiğine ve diğer terörist gruplar da tehdit olmaktan çıkarıldığına göre artık Suriye’yi terör sonrası döneme taşıyacak şartları oluşturmak gerekiyor.

Suriye’nin terör sonrası döneme taşınması toprak bütünlüğünü ve ulusal egemenliğini garanti edecek bir siyasal çözüme ulaşılmasını içeriyor.

Böylesi bir çözüm ise muhataplarının farklılığından dolayı yeni araçları ve yeni bir ortaklık mimarisini zorunlu kılıyor.

Yeni ortaklık mimarisini zorunlu kılan şartlar

Suriye toprakları 2015’e kadar Amerika ve bölgesel müttefikleri tarafından desteklenen silahlı grupların yani ‘vekil unsurların’ işgali altındaydı.

4+1 koalisyonu vekil unsurların işgaline son verdi ve Şam’a yönelik tehdidini ortadan kaldırdı; ancak 2016’dan itibaren ‘asıl unsurlar’ ‘vekillerle’ birlikte sahaya indi.

Amerika, ‘Suriye Demokratik Güçleri’ ile Türkiye, ‘Fırat Kalkanı’ ve ‘Zeytin Dalı’ grupları ile İsrail ise Dera ve Kuneytra kırsalındaki silahlı gruplar ile birlikte Suriye topraklarındaki işgali doğrudan veya dolaylı olarak sürdürüyor.

4+1 koalisyonu ‘vekil unsurların’ işgaline son veren başarılı bir ortaklık olduğunu kanıtladı.

Ancak ‘asılların’ ‘vekillerle’ birlikte sürdürdüğü işgali ortadan kaldırmak 4+1’den farklı bir ortaklık mimarisini ve başta diplomasi olmak üzere yeni araçların kullanılmasını zorunlu kılıyor.

Rusya için yeni fırsatlar ve tehditler

Öte yandan İran’la ilgili olarak 2018’e kadar söz konusu olmayan şu üç önemli gelişme de Moskova’nın bu davranış değişikliğini izah edebilir.

1- Amerika’nın nükleer anlaşmadan çekilmesi ve İran’a yeni yaptırımlar uygulamaya başlaması,

2- İsrail’in İran askeri varlığını gerekçe göstererek Suriye’ye yönelik saldırılarını arttırması ve İran ile Hizbullah konusunda Rusya’ya baskı yapması,

3- Amerikan başkanının Suriye’den çekilme konusundaki çelişkili açıklamaları.

2018 öncesinde olmayan bu üç önemli gelişmeden birincisinin Rusya’ya yeni fırsatlar sunduğu,[4] ikincisiyle üçüncüsünün ise Rusya’yı yeni tehditlerle karşı karşıya bıraktığı söylenebilir.

Rusya’nın, ayrıntılarına yazının ilerleyen bölümlerinde değineceğimiz bu fırsatlar ve tehditler bağlamında İran’la ortaklığını bozmak istediği varsayımı kimilerinde kaygı kimilerinde ise memnuniyet yaratıyor.

Örneğin İran basınında “Rusya bizi arkadan mı hançerliyor?”[5] şeklinde kaygılar; Suudi basınında ise “Rusya Suriye’de İran’ın ayağını kaydırıyor[6] şeklinde memnuniyetler dile getiriliyor.

Rusya’nın son adımının İran’la olan ortaklığını bitirmeye yönelik olduğunu düşünüp bundan kaygı duyanların İran-Rusya ilişkilerini ‘stratejik ittifak’ olarak algıladığı anlaşılıyor.

Memnuniyet duyanlar ise İran-Rusya ilişkilerini ABD ile bölgedeki müttefiklerinin ilişkisi gibi görüyor.

Halbuki İran-Rusya ilişkilerinin niteliği, bu konudaki kaygıların da umutların da aslında çok gerçekçi olmadığını gösteriyor.  

İran-Rusya ilişkilerinin niteliği

İran-Rusya ilişkileri hiçbir zaman ‘stratejik ittifak’ olmadı. Rusya-İran ilişkisini ‘stratejik ittifak’ veya ‘stratejik ortaklık’ olarak tanımlanamayacağını anlamak için bunu Amerika’nın İngiltere’yle veya İsrail’le ilişkisiyle kıyaslamak yeterli.

Doğruluğu tartışmalı olmakla birlikte Amerika’nın Türkiye, Mısır, Pakistan veya Körfez ülkeleriyle ilişkilerini tanımlamak için kullanılan ‘stratejik ortaklık’ veya ‘model ortaklık’ ifadesi de Rusya İran ilişkilerini ifade etmekten oldukça uzak.

Taraflar, ikili ilişkilerin derinliğine dair diplomatik nezaketen ilişkilerini tanımlarken kimi zaman ‘stratejik’ kelimesini kullanmış olsa da İran ile Rusya ilişkileri, her zaman belirli alanlarla ve süreyle sınırlı çıkar ilişkisinden ibaret olageldi.

Hatta her iki taraf Suriye’ye yönelik savaşı kendi stratejik çıkarlarına yönelik bir tehdit olarak görüp, bir stratejik müttefik gibi savaşa dahil olsa da Tahran-Moskova ilişkisinin geleneksel doğasında bir değişim olmadı.

Örneğin İran, IŞİD’le mücadele için Hemedan’daki Noje askeri havaalanını Rus uçaklarının kullanmasına sınırlı bir süre izin verdi; ancak Rusya’ya askeri üs vermeyi kesin bir dille reddetti.

Aynı şekilde Rusya da nükleer programıyla ilgili müzakerelerde İran’ın stratejik müttefiki gibi davranmadı. Hatta İran’ın baskı altında tutuluyor olmasını fırsata dönüştürmeye çalıştı.

Örneğin Güvenlik Konseyi’nden çıkan yaptırım kararlarını veto etmedi. Batılılar, İran’a uranyum zenginleştirme tesislerini kapatması için baskı yaparken, Moskova Tahran’a, Rusya’daki tesislere sermaye ortağı olmasını teklif etti.

Buşehr nükleer santralini normal bitiş süresinden yıllar sonra teslim etti. ABD ve İsrail’in nükleer tesislere saldırı tehditleri sürerken İran’ın parasını ödediği S-300 savunma füzelerini BM yaptırımlarını gerekçe göstererek yıllarca teslim etmedi.

Rusya İran’a ve İsrail’e hangi mesafede?

Rusya ve İran Suriye’de aynı İsrail ise karşı safta yer alıyor olsa da Rusya İran ve İsrail’e eşit mesafede durdu.

Örneğin müttefik gibi gözüken İran ile Rusya arasındaki ticaret hacmi 2016’da yüzde 70 artmış haliyle bile 2.5 milyar dolar olabildi.[7]

İsrail’in Rusyaile olan ticaret hacmi de 2016 itibariyle 2 milyar civarında.[8]

2017’de Türkiye’nin İsrail’le olan ticaret hacminin yaklaşık 5 milyar dolar[9] olduğu düşünüldüğünde 2.5 milyar dolar ticaret hacmine sahip olan İran ve Rusya’yı ‘stratejik ortak’ diye nitelemek güçleşiyor.

Rusya’nın İsrail’le karşılıklı bağımlılığı

Öte yandan toplumsal ilişkiler bakımından Rusya’nın İsrail’le olan karşılıklı bağımlılığı İran’la kıyaslanmayacak kadar güçlü. Zira İsrail nüfusunun üçte birini Rus Yahudiler oluşturuyor ve Rusya’da 100 binden fazla İsrail vatandaşı yaşıyor.

Rusya’nın İsrail’le ilişkisinin açıkça karşıt saflarda bulunduğu Suriye sahasına yansıma şekli de oldukça öğretici.

İranlı gazetesi Hadi Hosrovşahin, Rusya’nın İsrail’le olan güçlü ilişkilerine işaretle Foreign Affairs’in eylül sayısından şöyle naklediyor:

“Suriye iç savaşındaki Rus askeri varlığının üzerinden henüz uzun bir süre geçmeden, Rusya’nın Hmeymim hava üssündeki komuta merkezi ile İsrail hava kuvvetleri komutanlığı arasında doğrudan bir acil telefon hattı kuruldu.

Bu, Rus hava kuvvetleri ile İsrail hava kuvvetlerinin Suriye sahasında karşı karşıya gelmemesi için yapıldı. İsrail savunma bakanlığı eski yetkililerinden General Amos Gilad’in ifadesiyle bu koordinasyon sayesinde Rus pilotlar, İsrail-Suriye sınırında İsrail hava kuvvetleri tarafından düşürülme korkusu yaşamadan görevlerini yaparken İsrailli pilotlar da Rus savaş uçaklarının müdahalesinden endişe duymadan Suriye topraklarındaki İran ve Hizbullah üslerine rahatça saldırabildi.[10]

Yeni ortaklık vizyonu

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 17 Mayıs’ta Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esed’le Soçi’de yaptığı görüşme ve Kremlin’in 18 Mayıs’ta ortaya koyduğu niyet, Rusya’nın İran’la veya İsrail’le ilişkilerinde yapısal bir değişim yaratmaya yönelik değil.

Ancak Kremlin’in Suriye’de İran’la olan ortaklığına ve İsrail’le olan işbirliğine farklı bir çerçeve kazandırmak istediği son derece açık.       

Rusya’nın İran’la ortaklığı ve İsrail’le işbirliği için öngördüğü yeni vizyon Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve ulusal egemenliğinin korunması argümanına dayanıyor. Ayrıca hem İran’la hem de İsrail’le ilişkileri daha sürdürülebilir kılmayı amaçlıyor.

Yani yukarıda sözü edilen savaş sonrası Suriye için yeni bir ortaklık mimarisi yaratmayı ve yeni araçlar üretmeyi hedefliyor.

Tahran, ‘yeni ortaklık mimarisine’ hazır mı?

Tahran açsından Şam, Lübnan ve Filistin direnişi ile birlikte İsrail’e karşı aynı mevzide yer aldığı stratejik bir müttefik.

Moskova’nın Şam perspektifinden oldukça farklı olan bu bakış açsına rağmen Tahran, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve ulusal egemenliğini garanti edecek çözüme ulaşılması konusunda Moskova ile aynı düşünüyor.

İran, Suriye’deki askeri danışmanlarını da Hizbullah birliklerini de zaten Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve ulusal egemenliğini savunma gerekçesiyle izah ediyor.

Öte yandan Rusya’yı 2015’te bu gerekçeyle Suriye’ye asker göndermeye ikna eden İran’dı.[11]

“Suriye’nin egemenliğini yok sayan hiçbir anlaşma yapılamaz”[12] diyerek Rusya’ya Amerika ile yapacağı anlaşmalarda kırmızıçizgi tayin eden de yine İran’dı.

Dolayısıyla askeri varlığını Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve ulusal egemenliğini savunma ile açıklayan Tahran’ın sırf askeri varlığını korumak adına bunları garanti edecek bir çözümü engellemesi beklenmiyor.

Ancak 20 Mayıs’taki dışişleri bakanlığı açıklamasından anlaşılıyor ki İran, Suriye’deki askeri varlığı konusunda Şam’dan başka hiç kimseyi muhatap kabul etmeye hazır değil.

Rusya’nın tutumu Tahran’a güven vermiyor

Rusya, “İran ve Hizbullah’ı Suriye’den çekilmesi gereken yabancı güçler” diye nitelerken Suriye’nin toprak bütünlüğü ve ulusal egemenliğini garanti edecek çözüm argümanına dayanıyor.

Ancak Rusya’nın aşağıdaki kronoloji içindeki davranışları İran’a güven vermiyor:

9 Nisan:İsrail’in Humus’taki T-4 hava üssüne yaptığı hava saldırısında 8 İranlı öldü.[13] Hmeymim ile İsrail hava kuvvetleri arasındaki doğrudan temas hattı, bu saldırının Rusya’nın onayı olmadan gerçekleşemeyeceğini düşündürüyor.

14 Nisan:ABD, İngiltere ve Fransa, kimyasal saldırı yaptığı gerekçesiyle Suriye’ye yaptığı saldırının ardından[14] Rusya, Suriye'ye S-300 gönderebileceğini açıkladı.[15] Ancak İsrail’in tehditleri[16] sonucu Rusya Suriye’ye S-300 vermeyi aşamalı olarak[17] gündemden çıkardı.[18]

25 Nisan:Rusya’nın İsrail Büyükelçisi Aleksander Şein İsrail basınına şu demeci verdi: “Suriye konusunda aramızda koordinasyon ve karşılıklı bilgilendirme var. İki ülkenin savunma bakanları iş birliği yapıyor. İsrail’in ulusal güvenliğini korumaya dönük kaygı ve menfaatleri Rusya tarafından daima dikkate alınıyor. (...) İsrail-İran ilişkilerinin durumu karşılıklı ret ve tehditler ışığında bizi tabii ki kaygılandırıyor. İran’ın Suriye’deki varlığıyla artık ilgilenmemiz lazım. Bu durum işlerin kötüye gitmesine ve Orta Doğu genelinde büyük bir yangına yol açabilir.”[19]

9 Mayıs:İsrail Şam’ın güneyinde İranlılara ait olduğunu öne sürdüğü bir askeri tesisi vurdu.[20] Suriye ordusu bir gün sonra Golan’daki 10 askeri üssünü füzelerle vurarak İsrail saldırısına cevap verdi.[21]

Rusya, 10 Mayıs’taki çatışmalarla ilgili olarak Amerika ve İngiltere ile birlikte Suriye’ye saldıran Fransa ile aynı tonda açıklama yaptı. İsrail’i kınamadı, sadece tansiyonun düşürülmesini istedi.[22]

28 Mayıs: Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, "Bölgede Suriye ordusu güçleri dışındaki tüm güçler çekilmeli. Suriye'nin İsrail sınırında sadece Suriye ordusu güçleri olmalı" dedi.[23] Lavrov’un bu açıklamasından bir gün sonra Amerika’nın Rusya’ya İran’ın Suriye’den çekilmesi karşılında Tenef üssünden çekilme teklifi yaptığı öne sürüldü.[24]

Sonuç:

Tasnim haber ajansının Nezavisimaya gazetesinden tercüme ettiği bir habere göre İsrail’le Rusya arasında yazılı olmayan bir anlaşma bulunduğunu açıklayan İsrail basını, ‘Yahudi devletinin’ Suriye hükümetinin varlığını kabul ettiğini; ancak İran ve İran yanlısı birliklerin oradan çekilmesini istediğini bildirdi.[25]

Bu haberde dikkat çeken nokta İsrail’in İran’ın çekilmesi karşılığında Suriye’nin ulusal egemenliğini kabul etmeye hazır olduğunu açıklaması. Habere göre Savunma Bakanı Avigdor Lieberman’ın 30 Mayıs tarihli Rusya ziyaretinde de bu konuyu görüşecekti.

Bu, 2015’te Suriye’yi omlet[26] olarak görüp sofraya yanaşan İsrail’in artık ‘horozun ve civcivlerinin’ çekilmesi karşılığında “sağlam yumurtaya” katlanmayı tercih ettiği anlamına geliyor.

Sputnik haber ajansı, Lieberman’ın Rusya ziyaretine işaretle, Rusya’nın BM Temsilcisi Vasily Nebenzya’dan naklen İran askerlerinin Suriye’nin güneyinden çekilmesi konusunda anlaşmaya varıldığını duyurdu.[27]

İran’la İsrail’in Ürdün’de dolaylı bir şekilde görüştüğüne dair haberlere atıf yapan Rus Temsilci, İran’ın güçlerini çekmesi konusunda anlaşmaya varıldığını; ancak anlaşmanın yürürlüğe girip girmediğini bilmediğini söyledi.

Eğer bu haberler doğruysa Tahran’ın yukarıda bahsi geçen Rusya’nın ‘yeni ortaklık vizyonuna’ itiraz etmediği anlaşılıyor.

Yeni vizyon ile gözüken o ki tüm taraflar kazançlı çıkıyor.

İran kazançlı; çünkü Şam, İsrail sınırında ulusal egemenliğini yeniden kuruyor.

Rusya kazançlı; çünkü büyük bir savaşa dönüşme riski bulunan sorun uzlaşmayla çözümleniyor. Böylece Rusya’nın hem İran’la ortaklığı hem de İsrail’le işbirliği zarar görmüyor.

İsrail değil ama Netanyahu hükümeti kazançlı; çünkü hakkında yolsuzluk soruşturması bulunan Netanyahu’nun ihtiyaç duyduğu “İran’ı Suriye sınırından kovan adam” başlıklı zafer öyküsü yazılmış oluyor.

Peki İsrail neden kazançlı değil; bu sorunun cevabı, Nezavisimaya gazetesine konuşan Yenilikçi Kalkınma Enstitüsü İslam Araştırmaları Merkezi Başkanı Kirill Semenov’un açıklamasında gizli.

Semenov şöyle diyor: “Bu adım Moskova’nın Şam’a bir hediyesi olacak. Bu sayede Suriye’nin güney illeri Beşşar Esed’in ordusunun kontrolüne geçmiş olacak. Tabi devlet güçleriyle çok yakın ilişkilere sahip olan İran ve Hizbullah’ın bu bölgelere girememesinin hiçbir garantisi yok.”

         



[1]YDH. 17 Mayıs 2018. Kremlin: Suriye’den yabancı güçlerin çıkma süreci yakında başlayacak http://www.ydh.com.tr/HD15641_kremlin--suriyeden-yabanci-guclerin-cikma-sureci-yakinda-baslayacak.html

[2]Habertürk. 21 Mayıs 2018. Kasımi: İran'ı kimse Suriye'den çıkmaya zorlayamaz! http://www.haberturk.com/kasimi-kimse-iran-i-bir-seye-zorlayamaz-1976996

[3]YDH. 23 Mayıs 2018. Şam’dan Rusya’ya İran ve Hizbullah cevabı http://www.ydh.com.tr/HD15646_samdan-rusyaya-iran-ve-hizbullah-cevabi.html

[4]Andrey Sushentsov, National Interest, 15 Mayıs 2018. A Russian View on America’s Withdrawal from the Iran Deal http://nationalinterest.org/feature/russian-view-americas-withdrawal-the-iran-deal-25836

[5]Irdiplomacy, Ali Omidi, روسیه و آینده ما در سوریه1 Haziran 2018. http://www.irdiplomacy.ir/fa/page/1977012/% D9%87.html

[6]Şarku’l Avsat, 27 Mayıs 2018. Suriye’de İran’ın ayağını kaydırmak https://turkish.aawsat.com/2018/05/article55402236/suriyede-iranin-ayagini-kaydirmak

[8]Middle East Eye, 10 Kasım 2016. Russian PM Medvedev in Israel to boost trade ties http://www.middleeasteye.net/news/russian-pm-medvedev-israel-trade-talks-1477492445

[11]YDH. 5 Aralık 2015 İran: Türkiye-Rusya gerilimi bölgenin yararına değil http://www.ydh.com.tr/HD14326_iran--turkiye-rusya-gerilimi-bolgenin-yararina-degil.html

[12]YDH. 15 Temmuz 2017. İran: Suriye’nin egemenliğini yok sayan hiçbir anlaşma yapılamaz http://ydh.com.tr/haber.php?HID=15342

[13]Sputnik, 9 Nisan 2018. 'İsrail, Suriye'deki hava üssünü vurmadan önce ABD'yi bilgilendirdi' https://tr.sputniknews.com/abd/201804091032960237-israil-suriye-deki-hava-ussunu-vurmadan-once-abd-yi-bilgilendirdi/

[15]Yeni Şafak 14 Mayıs 2018. Rusya'dan ABD'ye karşı hamle: Suriye'ye S-300 gönderebiliriz https://www.yenisafak.com/dunya/rusya-acikladi-suriyeye-s-300-gonderebiliriz-3225032

[17]Sputnik. 19 Nisan 2018. Peskov'dan Suriye'ye S-300 füzeleri gönderilmesi hakkında açıklama https://tr.sputniknews.com/savunma/201804191033102325-peskov-suriye-s300-fuze-aciklama/

[18]Sputnik. 23 Nisan 2018 Lavrov: Suriye'ye S-300 sevkiyatı için henüz karar verilmedi https://tr.sputniknews.com/rusya/201804231033146979-lavrov-suriye-s300-karar-verilmedi/

[19]Ynet News. 25 Nisan 2018. Russian SC chief meets Israeli, Iranian counterparts https://www.ynetnews.com/articles/0,7340,L-5240745,00.html

[20]NTV. 9 Mayıs 2018. "İsrail Suriye'de İran mevzilerini vurdu" iddiası https://www.ntv.com.tr/dunya/israil-suriyede-iran-mevzilerini-vurdu-iddiasi,oPX-NQYnDUCJWTkE41foYA

[21]YDH. 10 Mayıs 2018. Suriye tarafından vurulan 10 İsrail askeri üssü http://www.ydh.com.tr/HD15634_suriye-tarafindan-vurulan-10-israil-askeri-ussu.html

[22]Habertürk, 10 Mayıs 2018. İran-İsrail gerilimiyle ilgili ABD ve Rusya'dan açıklama! http://www.haberturk.com/iran-israil-gerilimiyle-ilgili-abd-ve-rusya-dan-aciklama-1958526

[23]Sputnik 28 Mayıs 2018. Lavrov: Suriye'de ABD'nin kontrolündeki bölgede IŞİD'le bağlantılı terör örgütleri ortaya çıkıyor https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201805281033620697-lavrov-suriye-abd-isid/

[25]Tasnim 29 Mayıs 2018. آیا معامله نانوشته‌ای در مورد سوریه بین روسیه و اسرائیل وجود دارد؟ https://www.tasnimnews.com/fa/news/1397/03/09/1738775/%D8

[26]Hürriyet. 21 Temmuz 2015. Suriye artık omlet oldu http://www.hurriyet.com.tr/suriye-artik-omlet-oldu-29606320

[27]Sputnik. 1 Haziran 2018. نيبينزيا: تم التوصل لاتفاق على خروج القوات الإيرانية من جنوب غربي سوريا https://arabic.sputniknews.com/russia/201806011032780593-%D8

 

Paylaşım
Facebook da Paylaş
Yorum Yaz Yorum
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış
Diğer İlgili Başlıklar
[ Tümü ]
Suriye’ye müdahale ihtirasının acı meyvesi İdlib 15/09/2018 - 15:42 tarihinde eklendi
İran Rusya ortaklığında neler oluyor? 02/06/2018 - 03:54 tarihinde eklendi
Sadr’ın ‘zaferi’ Irak’ın belirsizliği 20/05/2018 - 02:23 tarihinde eklendi
Mağluplar cephesinin savaş tehdidi 03/05/2018 - 03:26 tarihinde eklendi
‘Doğu Guta’dan ‘Doğu Fırat’a Suriye’nin toprak bütünlüğü 26/02/2018 - 14:02 tarihinde eklendi
İsrail’in ‘panik atak’ sorunu 12/02/2018 - 03:44 tarihinde eklendi
Meğer İran halkı ne istiyormuş? 04/02/2018 - 20:45 tarihinde eklendi
Amerika’nın yeni Suriye stratejisi ve Türkiye'nin safı 21/01/2018 - 17:13 tarihinde eklendi
İran’a dair iki tasvir 01/01/2018 - 09:04 tarihinde eklendi
Filistin-İsrail sorununda dördüncü aşama 18/12/2017 - 01:28 tarihinde eklendi
İran’ın en büyük şansı Suudiler 07/12/2017 - 02:47 tarihinde eklendi
Lübnan’da ava giderken av olmak 22/11/2017 - 17:33 tarihinde eklendi
Suudi-İsrail ekseni için yeni umut 06/11/2017 - 00:34 tarihinde eklendi
Dejavu, bağımsız Kürdistan macerası 22/10/2017 - 18:58 tarihinde eklendi
Kürdistan referandumu, hangi mağduriyet, hangi meşruiyet? 03/10/2017 - 04:04 tarihinde eklendi
Kürdistan için iki senaryo, Barzani için iki muhtemel gelecek 17/09/2017 - 18:48 tarihinde eklendi
Hizbullah’ın ikinci stratejik zaferi 30/08/2017 - 15:40 tarihinde eklendi
Omletten yumurta yapma sanatı 13/08/2017 - 19:46 tarihinde eklendi
‘Fiili durumlar’ diyarında bağımsız Kürdistan kumarı 30/07/2017 - 17:45 tarihinde eklendi
Şerif’in Çar’la anlaşması 09/07/2017 - 16:14 tarihinde eklendi
Güncel
23:06 (17.09.2018)
Suriye Savunma Bakanlığı: Hava savunma sistemleri, deniz yönünden Lazkiye'ye gelen düşman füzelerine karşılık verdi. Füzelerden bazıları hedeflerine ulaşamadan imha edildi.
22:54 (17.09.2018)
El Ahd: Banyas rafinerisinin vurulduğu yönündeki haberler doğru değil.
22:46 (17.09.2018)
İlam el-Harbi: Suriyeli askeri kaynak: Hava savunma sistemleri, Lazkiye'ye deniz tarafından gelen füzelere karşılık veriyor. Füzelerden bazıları hedefe ulaşamadan düşürüldü.
22:45 (17.09.2018)
El Ahd: Suriye hava savunması, Lazkiye'deki Teknik Sanayi Kurumunu hedef alan füzelerden bazılarını düşürdü.
22:45 (17.09.2018)
SANA: Suriye'nin kuzeybatısındaki Lazkiye'ye henüz kaynağı belirsiz saldırı oldu.
22:13 (15.09.2018)
Suriye Savunma Bakanlığı: Hava savunmamız, İsrail'in Şam uluslararası havaalanına yönelik füze saldırısına karşılık verdi ve füzelerden bazıları düşürüldü.
01:47 (30.05.2018)
El-Kuds: İşgal güçleri Beytu'l Lahm'in doğu girişine saldırıyor.
01:34 (30.05.2018)
El Kuds: İşgal altındaki Kudüs'ün kuzeydoğusundaki Hazma beldesinde Filistinli gençlerle işgal güleri arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyor.
Haftanın Yorumu
Alptekin DURSUNOĞLU
Suriye’ye müdahale ihtirasının acı meyvesi İdlib
Siyasi Analizler
En Çok
Okunan Yorumlanan Paylaşılan
Hava Durumu
İstanbul Ankara İzmir
ISTANBUL ANKARA IZMIR
Piyasa Verileri
Anket
Türkiye'nin Irak politikasının hedefi ne olmalıdır?
Üç ayrı devlete bölünmesini desteklemek.
Ulusal birliğini ve toprak bütünlüğünü korumak.
Yeni federal bölgelerin kurulmasını sağlamak.
Mevcut durumun devamını desteklemek.
Yakın Doğu Haber ® 2006 - 2012
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir  RSS Tasarım & Yazılım : Network Yazılım