Hizbullah: Savaşın yayılma ihtimali var

img
Hizbullah: Savaşın yayılma ihtimali var YDH

Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım, İsrail’in nihayetinde direnişin şartlarına teslim olacağını söyledi.




YDH- Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım, Gazze savaşıyla ilgili olarak İran’ın Mehr Haber Ajansına mülakat verdi.

- Amerika, siyonist rejimin cinayetlerini desteklerken, Direniş Ekseni’nin askeri sahadaki tavrı nedir ve sizce savaşın kapsamının genişleme ihtimali var mı?

- Gazze Savaşına ve yaşanan kapsamlı çatışmalara dair tüm veriler, İsrail rejiminin çok ağır kayıplar verdiğini ve sarsıldığını gösteriyor. Bu kayıplardan bazıları açıklanıyor, bazıları ise açıklanmıyor. Amerikan ve İsrail saldırısının üstünden geçen 70’i aşkın güne rağmen direnişin İsrail’in kara saldırılarına karşı üstün bir hazırlıkla karşı koymaya devam ettiği görülüyor. Yayımlanan savaş videoları Siyonist düşmana karşı verilen savaşın niteliğini ortaya koyuyor. Direnişçi gençlerdeki güven apaçık görülüyor. Biz onların çok yakın mesafeden kahramanca ve cesurca savaştıklarını ve düşmanın araçlarına Gazze’de ciddi zararlar verdiklerini görüyoruz.

Dolayısıyla biz direnişin faaliyetlerini sürdürebilecek gerçek bir güce sahip olduğuna inanıyoruz. Bu konuda başka bir seçenek de söz konusu değil. İnşallah bu güç ve kapasite de işgalcilere karşı nihai zafere kadar devam edecek.

Bu savaşın daha da büyüyerek bölgesel çapta genişlemesi ihtimali var mı şeklindeki sorunuza gelince… Evet böyle bir ihtimal var; ancak biz savaşın kapsamının genişlemesine neden olacak durumu, şartları ve zamanı kestiremeyiz. Bu durum sahadaki gelişmelerle ve bölgesel düzeydeki direniş liderlerinin tespitleriyle ilgilidir; ama her halükarda bu savaşın genişleme ihtimali vardır.

- Son dönemde Siyonist rejim liderleri, 1701 sayılı BM kararı çerçevesinde Hizbullah’ın sınırdan güç kullanılarak uzaklaştırılması için yaygaralar kopardı. Bu konuda Lübnan içinde Direniş’e karşı düşmanla aynı tavırda olan kesimlerin harekete geçmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Şimdi 1701 sayılı karardan söz etmek için uygun bir zaman değil. Bugün konuşulması gereken şey güneyde saldıran ve yayılma hevesleri olan Siyonist düşmana karşı mücadeledir. Sağda solda bu konuda yapılan açıklamaların veya savrulan tehditlerin onlara hiçbir faydası olmayacak. Şu an İsrail rejiminin Gazze’ye saldırısının ardından Güney Lübnan’ın savunulması ve Siyonist düşmana karşı verilen savaşın dışındaki her türlü sözün ve konuşmanın ertelenmesi gerekiyor.

Tabi Lübnan içindeki kışkırtmalar konusunda şunu söylemeliyiz. Şükürler olsun ki Lübnan’daki genel durum Direniş Ekseni ile aynı yönde olmasa da mevcut şartlar anlayışla karşılanıyor. Biz, içeride düşmanlıklar üzerine bir tavır belirlemiyoruz; aynı şekilde içerideki tarafların özellikle de mevcut şartlarda düşmanın projesine hizmet edeceğine inanmıyoruz. Lübnan’da şu an için bunlar söz konusu değil.

- Savaşın geleceğini nasıl görüyorsunuz? Siyonist rejimin yenilgisi bu rejimin içerideki hedeflerini nasıl etkiler?

- Ben bu savaşta direnişin ve Filistin’in kahraman ve mücahit halkının zafer kazanacağını ve Hamas’ın yok edilmesini, esirlerin hiçbir şey verilmeden kurtarılmasını baş hedef olarak koyan Siyonist rejimin de acı bir yenilgi yaşayacağını düşünüyorum. Tabi onların bu hedefleri gerçekleşmeyecek. Sahadaki gelişmeler de bu söylediklerimizin kanıtıdır. T İsrail rejimi nihayetinde Hamas’ın ve direnişin şartlarına boyun ve bu büyük saldırganlığın bedelini ödeyecek. Çatışmalar bittikten sonra Siyonist rejimin yenildiği anlaşılacak ve bu yenilgi de rejimin büyük iç sorunlar yaşamasına neden olacak. Siyonist rejim 7 Ekim’den önce de iç ihtilafları sebebiyle bir boşluk yaşıyordu. Bu süreç durmadı, sona ermedi; tam aksine ben bu şartların daha da genişleyeceğini düşünüyorum. Bu, Siyonist düşmanın saldırganlığının ve işlediği suçların bedelidir.

- Güney Lübnan’da savaş ve çatışmalar yaşanırken Lübnan’ın iç durumu nasıl? Sizce önümüzdeki haftalarda Lübnan cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda bir açılım olabilir mi?

- Biz Lübnan cumhurbaşkanının seçilmesini ümit ediyoruz. Fakat mevcut şartlarda bu yönde bir belirti yok. Çünkü siyasi gruplar tavırlarında ısrar ediyor. Gazze ve Güney Lübnan’daki olaylar ise bu grupların iç ve dış tavırlarında bir denge yaratmadı. Onların çeşitli gelişmelerle ilgili olarak kendilerine göre kuralları, yaklaşımları ve tarzları var. Maalesef, Lübnan meclisi içinde ciddi bir ayrılık var bu da cumhurbaşkanı seçimlerinin ertelenmesine neden oluyor.