HTŞ’nin kurduğu yeni hükümette kimler var?

img
HTŞ’nin kurduğu yeni hükümette kimler var? YDH

Suriye’de yeni hükümet kurulurken, kabinede iç ve dış dengeler gözetildi; Türkiye ve Katar'ın etkisi öne çıktı.




YDH - Suriye'de Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) öncülüğündeki kurulan yeni hükümeti değerlendirmek için henüz erken olsa da, yapısında önceki geçici hükümete göre bazı değişiklikler göze çarpıyor.

El-Ahbar gazetesinin haberine göre hükümet, bakanlıklar düzeyinde kendini cumhurbaşkanı ilan eden Ebu Muhammed el-Colani’ye (şimdiki adıyla Ahmed eş-Şaraa) bağlı yapısını koruyor.

Bu gelişmeler, özellikle sahil bölgesinde devam eden güvenlik açığı ve katliamlar nedeniyle Colani üzerindeki baskının arttığı bir döneme denk geliyor.

Colani gözü ise, ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye konusundaki belirsiz tutumunu netleştirmesi beklenen Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da.

Kabinenin yapısı

Başbakanlık makamının kaldırılıp görevlerinin devlet başkanına devredildiği yeni başkanlık sistemindeki kabine yapısına bakıldığında, Colani’nin iç ve dış dengeleri kurma konusundaki titizliği görülüyor.

Ancak bu denge gözetme çabası, Dışişleri Bakanlığı'nda Esad eş-Şeybani, Savunma Bakanlığı'nda Murhef Ebu Kasra, İçişleri Bakanlığı'nda önceki geçici dönemde İstihbarat Teşkilatı Başkanı olan Enes Hattab ve Adalet Bakanlığı'nda Mezher el-Veys'in görevlerine devam etmesiyle devlet üzerindeki kontrolün sürdürülmesini engellemedi.

Veys, daha önce İdlib'deki infazlarla ilişkili olduğu biliniyor.

Dış dengeler bağlamında, Ankara ve Doha'nın Colani ile olan güçlü ilişkileri ve iktidara gelmesindeki rolleri göz önüne alındığında, hükümet üzerindeki Türk ve Katar etkisi açıkça görülüyor.

Geçici dönem başbakanı Muhammed el-Beşir, birleştirilerek tek bakanlık (Enerji Bakanlığı) hâline getirilen Petrol ve Elektrik Bakanlıklarının başına getirildi.

Bu iki sektör, Türkiye'nin özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası stratejik petrol ve doğalgaz geçiş noktası olma rolünü pekiştirme planları kapsamında büyük ilgi gösterdiği alanlar.

El-Beşir'in bu bakanlığa atanması, Colani’nin Ankara’nın projelerine açık yaklaşımıyla uyumlu görünüyor.

Bu atama, temel olarak el-Beşir'in Ankara ile ilişkilerine dayanıyor.

Colani’nin diğer stratejik ortağı Katar'ın ise hükümette sembolik rolü iki bakanlık üzerinden kendini gösterdi: Enformasyon Bakanlığı'na, Katar'da Azmi Bişara'nın sahibi olduğu Fidaat kurumunca finanse edilen Suriye Devlet Televizyonu'nun müdürü Hamza el-Mustafa getirildi.

Kültür Bakanlığı'na ise Katar merkezli el-Cezire kanalının sunucusu Muhammed Salih atandı.

Yeni hükümet ayrıca, Acil Durum ve Afet Bakanlığı adıyla yeni bakanlık kurularak ve başına Beyaz Baretliler Başkanı Raid es-Salih getirilerek Batı'ya, özellikle ABD ve İngiltere'ye yönelik mesajlar verdi.

Birleşik Arap Emirlikleri'nde ekonomi ve teknoloji odaklı medya kuruluşu sahibi olan Abdüsselam Heykel ise İletişim Bakanı olarak görevlendirildi.

İç dengeyi sağlama çabası kapsamında Colani, kabinesini oluştururken bazı bakanlıklarda teknokrat prensibini benimsedi.

Bu doğrultuda, Hind Kabavat (Hristiyan bir kadın) Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanı, Ya'rub Bedr (Lazkiyeli bir Alevi) Ulaştırma Bakanı, Muhammed Terko (Halep kırsalındaki Afrin kökenli bir Kürt) Eğitim Bakanı ve Amced Bedr (Süveyda'dan) Tarım Bakanı olarak atandı.

Şamlı Muhammed Ebu el-Hayr Şükri Evkaf Bakanı, Halepli Nidal eş-Şaar Ekonomi Bakanı ve Deyr ez-Zorlu Muhammed Nezal el-Ali Sağlık Bakanı oldu.

Eski Cumhurbaşkanı Beşşar el-Esed döneminden iki eski bakanın (Ya'rub Bedr ve Nidal eş-Şaar) atanmasının mümkün olan en geniş temsili sağlama amacı taşıdığı konuşulsa da, bu durum aslında Colani’nin “serbest piyasa ekonomisi” inşa etmeyi hedefleyen ekonomik yönelimleriyle de örtüşüyor.

Zira her iki bakan da, Abdullah ed-Derdari liderliğinde Suriye'yi "sosyal piyasa ekonomisi" olarak adlandırılan sisteme kademeli olarak geçirmeyi deneyen önceki hükümetlerde görev almıştı.

Bu sistem, hükümetin yükünü hafifletmek amacıyla başta petrol, elektrik ve temel gıda maddeleri olmak üzere çeşitli ürünlere sağlanan sübvansiyonların aşamalı olarak kaldırılmasını ve özel sektörün desteklenmesini hedefliyordu.

Ayrıca her iki bakan da yönettikleri alanlarda önemli deneyime sahip.

HTŞ’nin önündeki zorluklar

Siyasi dengelerin ötesinde, 23 bakandan oluşan HTŞ’nin kurduğu hükümet zorlu görevlerle karşı karşıya.

Devlet kurumları, 2011'den bu yana süren savaş, bu süreçteki yaptırımların ağırlaştırdığı etkiler, Esed hükümetinin düşüşü sonrası yaşanan yağma, kundaklama ve hırsızlık olayları ve son olarak "idari reform" adı altında yapılan personel işten çıkarmaları nedeniyle büyük ölçüde çökmüş durumda.

Hükümet ayrıca sahada da pek çok zorlukla mücadele ediyor.

Silahlı grupların lağvedilip Savunma Bakanlığı'na entegre edildiği duyurulmasına rağmen fırkacılık durumu devam ediyor.

Finansman sorunları ve henüz yasama meclisinin (Colani’nin 100 üyenin üçte birini atayacağı, geri kalanını ise rejimin düşüşü sonrası kurulan Zafer Konferansı'nın belirleyeceği Halk Meclisi) bulunmaması nedeniyle dayanacağı yasal çerçevelerle ilgili engeller de mevcut.

Halk Meclisi'nin bakanları görevden alma yetkisi bulunmuyor ve doğal olarak devlet başkanını ve hükümetini denetleyecek net mekanizmalara sahip değil.

Hükümet kurulmadan önce, ülkenin müftüsü olarak atanan Usame er-Rifai başkanlığında Fetva Makamı’nın kurulduğu duyurulmuştu.

Daha sonra konsey üyesi Naim Arksusi'nin basına yaptığı açıklamalarda belirttiği üzere, bu konseyin geniş rol oynayacağı ortaya çıktı.

Arksusi, yeni yapının görevleri arasında yasaların, bakanlar kurulu kararlarının ve diğer yetkililerin çıkarabileceği kararların İslam Şeriatı'na aykırı olup olmadığını denetlemenin de bulunduğunu teyit etti.

Bu durum, hükümetin çalışmaları üzerinde dini denetim veya dini bir merci işlevi göreceğini gösteriyor.



Makaleler

Güncel