Barrack'tan Lübnan mesajları: İsrail’e güvenilmeli, Hizbullah güvenmiyor

img
Barrack'tan Lübnan mesajları: İsrail’e güvenilmeli, Hizbullah güvenmiyor YDH

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack, Hizbullah’ın Lübnan’daki rolü, Şii toplumunun geleceği ve İsrail’le dengeler üzerine mesajlar verdi; asıl sorunun silahsızlanma değil, siyasi elitin gölgesinde kalan Şiilere yeni bir yol ve orduya güven sağlayacak koşullar yaratılması gerektiğini vurguladı.




YDH- ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack, Dubai'de yaşayan gazeteci Mario Nevfel ile yaptığı röportajda Lübnan’a dair değerlendirmelerde bulundu.

Barrack, Hizbullah’ın kendisini İsrail ve Suriye’ye karşı “son savunma hattı” olarak konumlandırdığını belirtiyor.

Ona göre, bu argüman özellikle İsrail’in sınırı aşarak Şam’a kadar ilerlediği dönemde Hizbullah'ın 'gerekliliği' Lübnanlılar arasında daha da ikna edici hale geldi.

Asıl meselenin “Hizbullah’ı silahsızlandırmak” değil, Şii toplumuna daha iyi bir çözüm ve gelecek perspektifi sunmak olduğunu belirten Barrack, Lübnan’da gerçek sorunun “50 yıldır kontrolü elinde tutan Jurassic Park neslinin” siyaseti olduğunu iddia ediyor. 

Lübnan Parlamentosu Başkanı Nebih Berri’yi “başka bir dönemin yasama dinamiğinin kalıntısı” olarak tanımlayan Barrack, buna rağmen onun sadece Emel Partisi’nin değil, tüm Şii toplumunun sesi ve gücü olduğunu vurguluyor.

Ona göre Berri’nin Hizbullah'ı 'Lübnan'dan kovma planına' destek vermesi ülke için kritik.

Barrack, Lübnan’ın güneyi için çıkış yolunun silahları toplamak değil, Hizbullah’ın silaha başvurma ihtiyacını ortadan kaldıracak koşulları yaratmak olduğunu öne sürüyor.

Bu çerçevede, Şiilerin Lübnan Silahlı Kuvvetleri’ne (LAF) güvenmesini sağlamak ve İran’ın mali desteğine alternatif ekonomik kaynaklar oluşturmak gerektiğini ifade ediyor.

Barrack, Hizbullah ile doğrudan diyalog kurulabilse, onlara “Lübnan’ın yolunun LAF’tan geçtiğini, İsrail’in düşman olmadığını” anlatabileceğini belirtiyor.

Ona göre, ABD Lübnan ordusunun yanında durmaya hazır ve İran’ın bölgede belirleyici bir güç olarak varlığını sürdürmesine karşı olmayı sürdürecek. 

Barrack, İsrail’in “Büyük İsrail” vizyonu etrafında yürüyen tartışmalara da yanıt verdi. 

Barrack, İsrail’deki aşırı siyasetçilerin açıklamalarının Lübnan kamuoyunda endişe yarattığını kabul ediyor, ancak İsrail’in Lübnan’ı ya da Suriye’yi fiilen işgal etme kapasitesine sahip olmasına rağmen bunu gerçekleştirmediğini hatırlatıyor.

Ancak Nevfel, ''İsrail'in niyetinin, İsrail'in Lübnan veya Suriye'de daha fazla toprak işgal etme ihtimalinin sıfır olduğunu düşündüğünüzü söylemeniz  beni şaşırttı'' dediğinde ise Barrack, ''Bir dakika. Ben öyle dememiştim. Lübnan veya Suriye'yi tamamen ele geçirmek istemediklerini söyledim.'' dedi.  

Ona göre bu durum, bölgedeki dengelerin askeri güçten çok siyasi uzlaşıya dayandığını gösteriyor. Barrack 'doğru kişilerle doğru anlaşmaların istenen sonuca ulaştıracağını' öne sürüyor. 

Hizbullah ve İran'ın 'İsrail' adını bile anmadıklarını ve sadece 'düşman' demelerini eleştiren Barrack, ''ABD burada oturmuş, yardım edeceğiz diyor. İsrail'e güvenilmeli. Hizbullah İsrail'e güvenmiyor.'' diyor. 

İlgili Haberler