Şeyh el-Hatib: Lübnan'ı bölmek isteyenlere karşı silaha sarılacağız

img
Şeyh el-Hatib: Lübnan'ı bölmek isteyenlere karşı silaha sarılacağız YDH

Yüksek Şii İslam Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Ali el-Hatib, Nebi Şit’te düzenlenen anma töreninde yaptığı konuşmada, İsrail’e karşı direnişin Lübnan’ın onurunu ve birliğini korumak için zorunlu olduğunu söyledi.




YDH- Lübnan Yüksek Şii İslam Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Ali el-Hatib, Seyyid Ahmed Kasım Şukur’un vefat yıldönümü dolayısıyla Nebi Şit’te düzenlenen ve din alimleri, siyaset, parlamento, yargı, eğitim, askeri çevreler ile çok sayıda vatandaşın katıldığı törende bir konuşma yaptı.

Şeyh el-Hatib konuşmasına merhum Şukur'u anarak başladı:

“Onu yakından tanıyorduk. İlim öğrenmek için yola çıktı, yıllarını bu uğurda verdi, ardından ailesine ve ülkesine dönerek dinine ve halkına hem bu şehirde hem Beyrut’ta hizmet etti. Ancak Yüce Allah ömrünü kısa takdir etti ve onu ailesinden ve kardeşlerinden kopardı.”

Hatib, sözlerini İmam Musa Sadr’ın yürüttüğü çizgiyle sürdürdü:

“Bu yürüyüşe önderlik eden ve bu bedeli ödeyen İmam Musa Sadr, Müslümanların birliğini, Lübnan’ın birliğini, siyasi sistemin reformunu ve sosyal adaleti savunuyordu. O, İsrail işgaline ve Filistin halkına yönelik saldırganlığa karşı Güney Lübnan’ı savundu. Lübnanlılara düşmanın birbirleri değil, sınırda bekleyen İsrail olduğunu anlatmaya çalıştı. Sistemi reform etmezlerse ülkenin tarihin çöplüğünde yer alacağını söylemişti. Onun çağrısı karşılık bulmayınca, Emel Hareketi’ni kurdu ve direniş operasyonlarıyla Lübnanlılara gerçek düşmanın İsrail olduğunu hatırlattı.”

El-Hatib, bazı çevrelerin hâlâ İsrail’in tüm Lübnan için tehdit olduğunu görmek istemediğini belirterek şöyle devam etti:

“Direnişe ve silahlarına karşı kibir ve düşmanlıkla konuşanlar, Şii mezhebine saldırıyor, rolünü çarpıtıyor ve İsrail’e karşı verilen fedakarlıklara değer vermiyor. Elli yılı aşkın süredir verilen onca şehit, güvenlik, ekonomi ve köylerin bedeli sadece bir mezhebin değil, tüm Lübnan’ın onurunu savunmak içindir. Lübnan’ı kantonlara bölmek isteyenler, aslında İsrail’in bölgesel planlarına hizmet ediyor.”

Hatib, Lübnan’ın bölünmesine karşı net bir tavır ortaya koyarak şunları söyledi:

“Ulusal birlikten yanayız. Lübnan’ı mezhepsel kantonlara bölmeye çalışan projelere karşı kararlıyız. Silahlarımız, Lübnan’ı bölmek isteyenlere karşı bir savunma aracıdır. Gerçek, güçlü ve adil bir devletin inşası için mücadele ediyoruz. Bu sadece Şii meselesi değil, Lübnan meselesidir. Ulusal birlik için silahlara sarılmak istiyoruz.  Çocuklarımız bizim için kıymetlidir, onlar için eğitim ve gelecek istiyoruz. Lübnan, kendi egemenliğini savunma görevini üstlendiğinde; İsrail düşmanının ülkeye sızmasını, işgal etmesini, saldırmasını ve katliam yapmasını engelleyecek kudret ve iradeye sahip bir devlet var oldukça biz silaha sarılmayacağız. Kanımızı ve çocuklarımızı Lübnan’ın onuru için feda ediyoruz.”

Şeyh el-Hatib konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Bugün bu duruşumuzu tüm Lübnanlıların önünde yineliyor, herkesi bu çizgi etrafında birleşmeye çağırıyoruz. Lübnan hükümetine de yanlış tutumundan dönmesi çağrısında bulunuyoruz. İsrail ve ABD’nin istediği yöne gitmek, görevden kaçmak ve düşmana hediye vermektir. Bu ne onurlu bir duruştur ne de kabul edilebilir.”



Makaleler

Güncel