ABD iç istihbarat değerlendirmeleriyle çelişen suçlamalara rağmen, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun bugün New York’ta bir federal mahkeme önüne çıkarılması planlanıyor.
YDH – The Washington Post’un konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD güçleri tarafından hukuka aykırı biçimde kaçırıldığı belirtilen Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun, 5 Ocak’ta saat 17.00 GMT’de New York’taki bir federal mahkemede resmen suçlamalarla karşı karşıya bırakılması öngörüldü.
Maduro’nun, Aşağı Manhattan Bölge Mahkemesi’nde görev yapan Bölge Yargıcı Alvin Hellerstein huzuruna çıkarılması planlandı. Mahkeme oturumu, “uyuşturucu kaçakçılığı ve silah ihlalleriyle” bağlantılı olduğu belirtilen suçlamaları içeren, “yüksek profilli bir hukuki sürecin” başlangıcını oluşturdu.
Haberde, ABD Adalet Bakanlığı tarafından mührü yeni kaldırılan bir iddianamenin, Maduro’yu, ABD’ye binlerce ton kokain girdiği aktarılan geniş kapsamlı bir uyuşturucu kaçakçılığı ağı tarafından desteklenen “yozlaşmış ve meşruiyeti olmayan bir hükümeti” yönetmekle suçladığı kaydedildi.
Venezuela Devlet Başkanı hakkında dört ayrı suçlama yöneltildi: “Narko-terörizm komplosu, kokain ithalatı komplosu, makineli silahlar ve yıkıcı cihazlara sahip olma” ile “makineli silahlar ve yıkıcı cihazlara sahip olmaya yönelik komplo.”
Petrol politikaları ve önceki dosyalar
Tüm bu suçlamaların geniş biçimde tartışmalı olduğu ve “ABD’nin Venezuela’nın petrol kaynaklarına yönelik politikalarıyla ilişkilendirildiği” aktarıldı. ABD Başkanı Donald Trump, Maduro’nun kaçırıldığı anda Venezuela petrolünü elde etmeye yönelik planlarını açıkladı.
Yeni iddianamede yer alan suçlamaların, Trump’ın ilk başkanlık döneminde 2020 yılında Manhattan’daki federal mahkemede Maduro’ya yöneltilen suçlamalarla benzerlik taşıdığı belirtildi. Ancak Noel’den kısa süre önce New York Güney Bölgesi’nde gizli biçimde sunulan son iddianamenin, First Lady Cilia Flores hakkında da ek suçlamalar içerdiği ifade edildi.
Maduro, eşi, oğlu ve üç kişiyle birlikte, “uyuşturucu kaçakçılığı ve silah komplosuna” karıştıkları gerekçesiyle suçlandı.
The Guardian yazarı Aram Roston, iddianamenin daha önce gündeme gelen bir uyuşturucu kaçakçılığı anlatısını yeniden canlandırdığını ve buna tartışmalı bir unsur eklediğini yazdı: Maduro’nun, Venezuela merkezli sokak çetesi Tren de Aragua (TdA) ile ilişkilendirilmesi.
“Tren de Aragua” iddiası ve ABD iç değerlendirmeleri
The Guardian’ın analizine göre, 2020’de Maduro hakkında yöneltilen ABD kaynaklı yargı dışı suçlamalarla büyük ölçüde örtüşen bu iddianamede beş sanık yer aldı. Bunlardan birinin, TdA’nın kurucusu olduğu belirtilen Héctor Rusthenford Guerrero Flores olduğu; Flores’in iki hafta önce ayrı bir iddianameyle suçlandığı aktarıldı.
Roston, söz konusu yargı dışı iddianamenin, Maduro’nun Guerrero Flores ile hiç görüştüğünü ileri sürmediğini; buna karşın TdA’yı bir “narko-terörist” örgüt olarak tanımladığını ve Maduro’nun bu tür gruplarla ortaklık kurduğunu savunduğunu yazdı.
ABD Başkanı Donald Trump, birçok kez Maduro’yu TdA’yı ABD’ye karşı bir araç olarak kullanmakla suçladı; Venezuela hükümetinin bu çeteyi ABD sınırları içinde suç işlemek ve “kaos yaymak” amacıyla bilinçli biçimde gönderdiğini öne sürdü.
Roston, bu söylemlerin Trump’ın kitlesel sınır dışı etme politikasının merkezine yerleştiğini ve 200 yıllık Yabancı Düşmanlar Yasası’nın (Alien Enemies Act) devreye sokulmasında kullanıldığını belirtti. Söz konusu yasa, savaş veya istila dönemlerinde yargı süreci olmaksızın sınır dışı etmeye izin verdi.
Ancak ABD iç istihbarat değerlendirmelerinin, Trump döneminde öne çıkarılan bu anlatıyla çeliştiği ifade edildi. Nisan 2025 tarihli bir ulusal istihbarat notunda, Maduro hükümetinin “muhtemelen TdA ile koordinasyon kurmaya yönelik bir politikası olmadığı ve TdA’nın ABD içindeki hareketlerini veya faaliyetlerini yönlendirmediği” kaydedildi.
Roston ayrıca, Venezuela hükümetini soruşturmuş eski bir ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi (DEA) yetkilisinin değerlendirmelerine yer verdi. Söz konusu yetkili, Trump’ın açıklamalarıyla çelişerek, Maduro ile TdA arasında güvenilir bir bağlantı bulunmadığını söyledi.