Cumhuriyetçi senatörler ile Trump arasındaki gerilim artıyor

img
Cumhuriyetçi senatörler ile Trump arasındaki gerilim artıyor YDH

ABD'de Başkan Trump'ın düşüşe geçen onay oranları ve tartışmalı dış politika hamleleri, Cumhuriyetçi senatörlerle olan ilişkilerinde ciddi bir güven bunalımına yol açıyor.



YDH - The Hill gazetesinin ulaştığı bilgilere göre, Başkan Trump'ın ikinci dönemindeki düşük onay oranları ve art arda gelen tartışmalar, Cumhuriyetçi senatörlerle ilişkilerini kopma noktasına getirdi.

Kasım ayında yapılacak ara seçimlere hazırlanan Cumhuriyetçiler, Trump'ın politikalarından kaynaklanabilecek olası bir hezimetten kaçınmak için Beyaz Saray ile aralarına mesafe koymaya çalışıyor.

Cumhuriyetçi vekiller; Venezuela'ya asker gönderilmesi ihtimalinden Grönland'ın ilhakı tehdidine, Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell hakkındaki soruşturmadan kredi kartı faizlerine tavan fiyat getirilmesine kadar pek çok konuda Trump yönetimine direnç gösteriyor.

2026 yılının henüz ilk iki haftasında ortaya çıkan bu görüş ayrılıkları, partideki birçok ismin kafasını karıştırmış durumda.

"Eleştiriyi kişisel saldırı olarak algılıyor"

İsminin açıklanmaması kaydıyla konuşan bir Cumhuriyetçi senatör, Trump ile çalışmanın zorluğuna dikkat çekerek, Başkan'ın her türlü politika anlaşmazlığını kişisel bir hakaret olarak gördüğünü belirtti.

Senatör, "Kişisel olarak değerlendirdiği hiçbir eleştiri düzeyini kaldıramıyor. Politikaları beğenmeyen ve buna karşı durması gerektiğini hisseden insanlar var ancak Başkan meseleyi o kadar kişiselleştiriyor ki gidecek yerleri kalmıyor" ifadelerini kullandı.

Aynı kaynak, Cumhuriyetçi vekiller Trump ile yollarını ayırdığında, Başkan'ın asıl sorunları ele almak yerine doğrudan kişilere saldırma eğiliminde olduğunu ekledi.

Savaş yetkisi tasarısı ipleri gerdi

Trump'ın, Kongre onayı olmadan Venezuela'ya asker gönderilmesini engellemeyi amaçlayan bir kararın Senato genel kuruluna gelmesi yönünde oy kullanan Senato Tahsisat Komisyonu Başkanı Susan Collins'e yönelik öfkesi, 20 dakikalık küfürlü bir telefon görüşmesine yansıdı.

Konuya aşina bir kaynağa göre Trump, Collins'in yanı sıra karar tasarısı lehinde oy kullanan diğer dört Cumhuriyetçi senatörü de arayarak memnuniyetsizliğini dile getirdi.

Tasarıyı hazırlayan ekibin başında yer alan Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul ise Trump'a bu desteğinin ilkesel olduğunu anlatmaya çalıştığını belirterek, "Başkan'a bu tartışmanın benden de ondan da büyük olduğunu söyledim. Bu, anayasa ve savaşa gitme yetkisinin kime ait olduğuyla ilgili bir mesele" dedi.

Seçim yılına girilirken Trump'ın ekonomideki onay oranının yüzde 40'a, bağımsız seçmenler arasındaki desteğinin ise yüzde 30'a gerilemesi Cumhuriyetçileri manevra yapmaya zorluyor.

Cumhuriyetçi stratejist Vin Weber, Kongre'deki partililerin Trump'ın dış politikadaki son hamlelerine ilişkin belirsizlikten büyük endişe duyduğunu vurguladı.

Weber, "Normal göstergelerin büyük bir kaybı işaret ettiği seçim yılına girerken, Cumhuriyetçiler hemen her konuda huzursuz hissediyor" değerlendirmesinde bulundu.

Senato Çoğunluk Lideri John Thune da geçen ay gazetecilere yaptığı açıklamada, ara seçimlere girerken "karşıdan esen sert rüzgarlarla" karşı karşıya olduklarını kabul etti.

Thune, "Mesajımızı netleştirmemiz ve insanlara önümüzdeki yıl bize oy vermeleri için geçerli bir sebep sunmamız gerektiği gerçeğini ciddiye almalıyız" uyarısında bulundu.

Bütçe ve savunma politikalarında Kongre direnci

Trump, 8 Ocak'ta hem Temsilciler Meclisi hem de Senato'da iki önemli yenilgi aldı.

Meclis'te bazı Cumhuriyetçiler Demokratlarla birleşerek sağlık sigortası prim desteğini uzatan yasayı onaylarken, Senato'da da beş Cumhuriyetçi isim Venezuela'ya karşı askeri güç kullanılmasını kısıtlayacak tasarıya destek verdi.

Trump'ın buna yanıtı, kendisiyle ters düşen Collins, Paul, Lisa Murkowski, Josh Hawley ve Todd Young'ın Kongre'den uzaklaştırılması çağrısında bulunmak oldu.

Ancak Cumhuriyetçilerin direnci sadece siyasi söylemlerle sınırlı kalmıyor. Kongre'deki bütçe yetkilileri, Trump yönetiminin NASA, Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) ile Ulusal Bilim Vakfı (NSF) gibi kurumlarda kesintiye gitme taleplerini geri çevirdi.

Son olarak Senatör Thom Tillis, yönetimin Fed Başkanı hakkındaki soruşturma veya kredi kartı faizlerine ilişkin planları gibi "bomba etkisi" yaratan duyurularından önceden haberdar edilmemelerine tepki göstererek, "Bu tür kararların Başkan'ın gelecekteki mirasına zarar verdiğine inanıyorum" dedi.

Eski Senato Cumhuriyetçi Lideri Mitch McConnell ise Grönland'ı kontrol altına almak için askeri güç kullanma tehdidinin NATO ittifakını "kül edeceğini" ve bunun "eşi benzeri görülmemiş bir stratejik öz yıkım" olacağını savundu.

İlgili Haberler


Makaleler

Güncel