Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, İran İslam Cumhuriyeti’ne ve Ayetullah Hamenei’ye yönelik tehditleri bölgesel istikrara doğrudan bir saldırı olarak nitelendirerek, olası bir savaşta Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını ilan etti.
YDH- Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, İran İslam Cumhuriyeti ile dayanışma ve Devrim Lideri Ayetullah Hamenei’ye yönelik hakaretleri kınama amacıyla düzenlenen halka açık toplantıda çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Hizbullah’ın inanç ve yöntem olarak Devrim Lideri'nin Rehberliğine tam bir bağlılık duyduğunu yineleyen Şeyh Naim Kasım, "Bizim için İmam Hamenei, İmam Mehdi’nin yokluğunda sorumluluk taşıyan Yüce Lider ve masum İmam’ın vekilidir" ifadelerini kullandı.
Donald Trump’ın Ayetullah Hamenei’ye yönelik tehditlerine değinen Şeyh Kasım, bu tehdidin sadece bir lideri değil, onu takip eden on milyonlarca insanı hedef aldığını belirtti.
Devrim Lideri'ne zarar vermenin bölgesel ve küresel dengeleri altüst edecek bir "istikrar suikastı" anlamına geleceğini kaydeden Şeyh Naim Kasım, bu tehditlere karşı her türlü önlem ve hazırlıkla mücadele etmenin kaçınılmaz bir görev olduğunu vurguladı.
Hizbullah’ın bu durumu doğrudan kendine yönelik bir tehdit olarak algıladığını belirten Genel Sekreter, karşı koymak adına uygun gördükleri her türlü önlemi alma konusunda tam yetkili olduklarının altını çizdi.
ABD’nin 1979’dan bu yana özgür ve bağımsız bir İran varlığına tahammül edemediğini ifade eden Şeyh Kasım, Washington’ın Irak üzerinden yürüttüğü sekiz yıllık savaşla İran’ı yıkmak için milyonlarca dolar harcadığını ve her türlü silahı kullandığını ancak başarısızlığa uğradığını hatırlattı.
İslam Devrimi’nin başarısını Amerika ve İsrail’e indirilmiş en büyük darbe olarak nitelendiren Şeyh Naim Kasım, İran’ın "12 günlük savaşta" dimdik durarak Ayetullah Hamenei’nin liderliğinde emperyalist projeleri boşa çıkardığını belirtti.
İran’daki son protestolara da değinen Şeyh Kasım, düşmanların İran’ı ekonomik baskıyla içeriden çökertmeyi hedeflediğini savundu. Gösterilere "sabotajcıların" sızdırıldığını belirten Kasım; bu unsurların güvenlik güçlerini, halkı, camileri ve kamu merkezlerini hedef alarak toplumsal yapıyı tahrip etmeye çalıştığını ifade etti.
İran’a yönelik olası bir Amerika-İsrail saldırısında Hizbullah’ın pozisyonuna açıklık getiren Şeyh Kasım, şu kararlı ifadeleri kullandı:
"Potansiyel saldırının hedefi biziz ve kendimizi savunmaya kararlıyız. O an geldiğinde nasıl hareket edeceğimize ve müdahale biçimimize karar vereceğiz; ancak kesin olan şudur ki, tarafsız değiliz."
Savunmanın sadece "güç dengesiyle" sınırlı olmadığını, asıl amacın düşmanın hedeflerine ulaşmasını engellemek olduğunu söyleyen Şeyh Naim Kasım, geçmişte Lübnan’ı İsrail’in bir parçası yapmaya çalışanların planlarını hatırlattı. "Biz hakikatin, şerefin, vatanın ve toprakların kurtuluşunun yanındayız" diyerek şehit ailelerine olan bağlılığını vurguladı.
Batı’nın desteğiyle Gazze’de yürütülen soykırımı "vahşet ve suçluluk" olarak tanımlayan Şeyh Kasım, zorla dayatılan barışın "zorbalık ve sömürgecilik" anlamına geldiğini belirtti.
İran’a karşı açılacak bir savaşın tüm bölgeyi ateşe verebileceği uyarısında bulunan Kasım, Hizbullah’ın bu tür adımları kolaylaştıran değil, engelleyen tarafta olacağını ve savunma temelinde tüm büyük olasılıklara hazırlıklı olduklarını duyurdu.
Konuşmasını, "Bizi ölümle tehdit etmeyin; ölüm Allah’ın elindedir, onur ve şeref ise bizim elimizdedir ve bunları asla bırakmayacağız" sözleriyle tamamlayan Şeyh Kasım, İran halkına "Sizler taç mücevherisiniz; biz sizinleyiz, siz de bizimlesiniz" diyerek sarsılmaz bir dayanışma mesajı verdi.