Haaretz gazetesine göre savunma harcamalarındaki devasa artış, hava kuvvetlerindeki yıpranma ve Tahran'ın gelişmiş füze kapasitesi, Siyonist rejimi daha önce karşılaşmadığı bir ekonomik ve askeri sınavla karşı karşıya bırakıyor.
YDH - Geçtiğimiz iki yıl boyunca yedek subay olarak görev yapan eski bir üst düzey istihbarat yetkilisi, Haaretz gazetesine verdiği demeçte, "İran'a karşı bir sonraki raunt çok daha çetrefilli olacak" değerlendirmesinde bulunuyor.
Yetkili, sadece İsrail'in değil, her iki tarafın da haziran ayındaki 12 günlük savaştan önemli dersler çıkardığını belirtiyor.
İranlıların, İsrail'in küçük ve yoğun nüfuslu bir ülke olması hasebiyle kolayca zarar görebileceğini idrak ettiğini vurgulayan uzmanlar, ABD Başkanı Donald Trump'ın önümüzdeki günlerde İran'ı "sarsmaya" yönelik bir operasyon başlatması durumunda, İsraillilerin bu gerçeği göz ardı etmemesi gerektiğini hatırlatıyor.
İsrail için iyimser senaryo, hava savunma sistemlerinin büyük ölçüde göğüsleyebileceği füze saldırılarından ibaret.
Fakat savaşlar her zaman aynı şekilde seyretmiyor. 7 Ekim 2023'teki Aksa Tufanı operasyonu, İsrail'in 2024 Eylül'ündeki Hizbullah operasyonu ve 2025 Haziran'ında İran'ın füze rampalarını vuran ani baskını, çatışma dinamiklerinin ne kadar öngörülemez olduğunu kanıtladı.
Washington'ın stratejisi: Hava harekâtının ötesinde seçenekler
ABD Savaş Bakanlığı (Pentagon) yetkilileriyle temas halindeki bir kaynağa göre, Amerikalılar İran'a saldırmak için yalnızca hava kuvvetlerine bağlı kalmayıp gizli ve yaratıcı yöntemler arıyor.
Bu kapsamda özel kuvvetlerin kullanılması veya istihbarat teşkilatlarının devreye sokulması gibi alternatifler gündemde.
Olası bir savaşın İran halkını yeniden sokaklara dökerek bir rejim değişikliğini tetiklemesi umulsa da, İran'ın uzun vadeli bir yıpratma savaşı yürütmesi de ihtimaller dahilinde.
Gazeteye göre İsrail ve ABD'nin altı ay önceki saldırıları, İran'ın nükleer programına ve uzun menzilli füze kapasitesine ağır bir darbe indirmeyi amaçlıyordu.
Yeni bir girişimin hedefi ise doğrudan rejim değişikliği olacağı için çatışmanın ne kadar süreceğini kestirmek güçleşiyor.
İsrail Hava Kuvvetleri, 6 Ekim 2023 tarihindeki kapasitesine yeniden ulaşmış olsa da, o dönemki hazırlıklar 21 günlük bir savaş senaryosuna dayanıyordu.
Gazze ve güney Lübnan'daki çatışmalarda jetlerin ömründen yaklaşık üç yıl eksilmesine neden oldu. Savunma kaynakları İsrail'in kendisini koruma yeteneğinden emin olsa da, çatışmaların uzaması uçaklarda ciddi bir metal yorgunluğu ve teknik aşınma riski yaratıyor.
Olası bir yeni harekâtın İsrail ekonomisi üzerindeki yükü ağır olacak.
Yedek askerlerin iş hayatından çekilerek silah altına alınması, yatırımcıların geri çekilmesi ve savunma harcamalarındaki ani artış, 2026 bütçesinde öngörülen 112 milyar şekellik (yaklaşık 36 milyar dolar) savunma payının çok daha yukarılara tırmanmasına neden olabilir.
Sadece haziran ayındaki 12 günlük savaşta füze imha maliyetinin 5 milyar şekel olduğu tahmin ediliyor. Tahran'ın son altı ayda füze stoklarını yenilediği ve isabet hassasiyetini artırdığı biliniyor.
İran'ın füze rampalarını ülkenin doğusuna kaydırarak gizlemesi, İsrail'in bir önceki savaşta elde ettiği baskın etkisini tekrarlamasını zorlaştırabilir. Bu durum, İsrail hava savunma sistemlerinin çok daha yoğun bir füze yağmuruyla karşı karşıya kalması anlamına geliyor.