Garibabadi: Amerika ile müzakere veya diplomasi önceliğimiz değil

img
Garibabadi: Amerika ile müzakere veya diplomasi önceliğimiz değil YDH

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD’nin askeri yığınak ve tehditlerle İran’ı müzakereye zorlayamayacağını belirterek, mevcut tabloda önceliğin diplomasi değil, "kararlı savunma" olduğunu vurguladı.




YDH- İran Dışişleri Bakanlığı Hukuk ve Uluslararası İşlerden Sorumlu Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD’nin bölgedeki askeri hareketliliği ve Tahran’a yönelik tehditlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. 

Amerika'nın "savaş düzeni" aldığı bir atmosferde diplomasinin öncelik olmadığını ifade eden Garibabadi, İran’ın savunma kapasitesini en üst düzeye çıkardığını duyurdu.

Garibabadi, ABD’nin askeri tehditler savurarak İran üzerinde baskı kurmaya çalışmasına tepki gösterdi. 

Bakan Yardımcısı, "Düşmanın askeri tahkimatına bakıldığında, şu anki önceliğimiz müzakere değil, kararlı bir savunmadır. ABD, askeri yığınak yaparak bizi müzakereye zorlayamaz," dedi. 

İran'ın savunma hazırlıklarını en yüksek seviyeye çıkardığını belirten Garibabadi, olası bir askeri senaryoyu ciddiyetle ele aldıklarını ve Washington’dan gelen çelişkili mesajlarla vakit kaybetmeyeceklerini vurguladı.

El-Meyadin’e verdiği demeçte askeri seçeneklerin ABD için kolay bir yol olmadığını hatırlatan Garibabadi, İran'ın savunma doktrinine dair net mesajlar verdi. 

Her türlü hava operasyonuna, saldırının çıkış noktasını hedef alarak yanıt vereceklerini belirten Bakan Yardımcısı şu ifadeleri kullandı:

"Bize yönelik hava operasyonunun düzenlendiği her üs veya nokta doğrudan hedefimiz olacaktır. Yanıtımız sadece 'orantılı' bir karşılıkla sınırlı kalmayacak; saldırganın bir daha sınırlı saldırı düşüncesine bile kapılmamasını sağlayacak şekilde tasarlanmıştır."

Müzakere seçeneklerine de değinen Garibabadi, Tahran’ın diyalogdan tamamen kaçmadığının sinyalini verdi. 

Garibabadi, "Eğer Amerikalılar sonuçları önceden dikte edilmemiş bir müzakere süreci isterlerse, İran bu görüşmeleri kabul edecektir," diyerek, askeri baskı yerine eşit şartlarda bir diplomasi zemini olması gerektiğine dikkat çekti.