Minnesota’daki ölümler ile artan siyasi şiddetin, ABD’de siyaset ve şiddet arasındaki sınırın giderek ortadan kalktığını gösterdiği belirtildi.
YDH- The New York Times’ın haberine göre, Minneapolis’te yaşanan çatışmalar ve iki ABD vatandaşının federal ajanlar tarafından infaz edilmesi, ülkenin toplumsal dokusunun ne ölçüde yıprandığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Haberde, ABD’de siyaset ile şiddet arasındaki zaten “son derece ince” çizginin giderek daha da silikleştiği kaydedildi.
İlhan Omar’a saldırı ve artan tehditler
Minnesota Demokrat Temsilcisi İlhan Omar, salı akşamı bir halk toplantısında hedef alındı. Omar’a doğru koşan bir kişinin, şırıngayla sirke kokusunu andıran bir sıvıyı üzerine püskürttüğü, zanlının güvenlik görevlileri tarafından etkisiz hale getirildi.
Aynı gece ABD Kongre Polisi, milletvekilleri, aileleri ve personellerine yönelik tehditlerde “ciddi bir artış” yaşandığını ortaya koyan bir rapor yayımladı.
Habere göre, tehdit vakaları geçen yıl “14 bin 938”e ulaştı; bu sayı 2024’te “9 bin 474” olarak kaydedilmişti.
Trump’ın söylemleri ve saldırı öncesi açıklamalar
Haberde, saldırıdan saatler önce ABD Başkanı Donald Trump’ın Fox News’e verdiği demeçte ortamı “biraz olsun yatıştırma” çabalarından söz ettiği aktarıldı. Ancak Trump’ın aynı gün içinde Omar’ı hedef aldığı ve göçmenlere ilişkin “en karanlık korkuları” körükleyen ifadeler kullandığı belirtildi.
Trump’ın destekçilerine hitap ederken göçmenlerin “alışveriş merkezlerini havaya uçuracaklarını, çiftlikleri yok edeceklerini, insanları öldüreceklerini” ileri sürdüğü aktarıldı.
Trump’ın gözaltına alınan kişiler için “azgın, vahşi, korkunç suçlular” ifadesini kullandığı da haberde yer aldı.
Siyasi şiddetin “yeni normalliği”
Haberde, ABD’de siyasi şiddetin giderek “yeni bir normallik” kazandığı ifade edildi. Charlie Kirk’ün infaz edilmesi, Pensilvanya Valisi Josh Shapiro’nun evinin kundaklanması, eski Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin eşine yönelik saldırı ve Temsilci Steve Scalise’in kongre beyzbol antrenmanında vurulması gibi olayların bu sürecin parçaları olduğu aktarıldı.
Maine’den Demokrat Temsilci Jared Golden’ın, ailesine yönelik tehditler nedeniyle geçen yıl Kongre’den emekli olduğunu açıkladığı hatırlatıldı. Golden’ın 43 yaşında olduğu ve eski bir deniz piyadesi olduğu belirtildi.
Omar’a yönelik saldırının ardından, 2024’te iki suikast girişiminden sağ kurtulan Trump’ın empati göstermediği, aksine olayın “kurgulanmış” olabileceğini öne sürdüğü kaydedildi.
Trump’ın ABC News’e yaptığı açıklamada, görüntüleri izlediğini söylemeden önce bile, “Onu tanıdığım kadarıyla, muhtemelen kendi kendine biber gazı sıktırdı.” dediği aktarıldı.
Minneapolis: Yeni bir kırılma noktası
Haberde Minneapolis’in, “şiddet söylemi ile fiili şiddetin giderek iç içe geçtiği” siyasi mücadelenin “en son alevlenme noktası” haline geldiği ifade edildi.
Kentin, Trump’ın sınır dışı operasyonu kapsamında görev yapan federal ajanlar tarafından bu ay Renee Good ve Alex Pretti’nin infaz edilmesine sahne olduğu belirtildi.
Ayrıca, Minneapolis’in, 2020’de siyah bir erkek olan George Floyd’un beyaz bir polis memuru tarafından infaz ediilemesinin ardından ülke genelinde protestolara ve “ırksal bir hesaplaşmaya” yol açan olayların merkezi olduğu hatırlatıldı.
Yakın bir banliyöde ise Demokrat eyalet milletvekili Melissa Hortman’ın geçen yıl eşi Mark ile birlikte evlerinde silahlı saldırıyla öldürüldüğü anımsatıldı.
Omar’ın geri çekilmediği, saldırgana doğru ilerlediği ve kolunu kaldırdığı, güvenliğin bu sırada zanlıyı etkisiz hale getirdiği aktarıldı. Omar’ın CNN’e yaptığı açıklamada, “Savaştan sağ çıktım” dediği ve “kesinlikle yıldırmadan da sağ çıkacağını” ifade ettiği bildirildi.
Seçimler, kutuplaşma ve aşırılık
Haberde, yaklaşan ara seçimlerin her iki parti tarafından da “varoluşsal” bir mücadele olarak sunulduğu, bunun da “kutuplaşmayı” daha da derinleştirdiği kaydedildi.
Eski Cumhuriyetçi Kongre üyesi Peter Meijer’in, “itidalin ödülü olmadığı”nı söylediği ve ülkede “uçlara doğru hızlanan bir koşu bandı” bulunduğunu ifade ettiği aktarıldı.
Cumhuriyetçi Parti içindeki sert sağcı House Freedom Caucus’un, başkana iç karışıklıkları bastırmak için silahlı kuvvetlerin kullanılmasına olanak tanıyan 200 yıllık İsyan Yasası’nı devreye sokma çağrısını desteklediği bildirildi. Aynı zamanda Temsilciler Meclisi’ndeki Demokratların çoğunluğunun, Minneapolis’teki ölümler nedeniyle İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem hakkında azil süreci başlatmaya hazırlandığı aktarıldı.
Tennessee Cumhuriyetçi Temsilcisi Andy Ogles’ın sosyal medyada, “Sol total savaş istiyor” dediği ve “Cumhuriyetçilerin bunu görmezden gelme lüksü olmadığını” savunduğu belirtildi.
Mitingler, sert dil ve tartışmalı operasyonlar
Habere göre Trump, salı günü Iowa’da protestocularla ve yuhalamalarla karşılaştı. Trump’ın protestocuları “deli” olarak nitelediği, miting öncesi konuşmacılardan Temsilci Mariannette Miller-Meeks’in ise dışarıdaki protestocular için sahneden “orta parmak göstermek istediğini” söylediği aktarıldı.
Trump’ın daha sonra Karayipler’de yürütülen ve yönetimin uyuşturucu kaçakçılarını hedef aldığını söylediği operasyonları anlatırken kalabalığı “boom, boom, boom” diyerek coşturduğu belirtildi. Bu saldırıların insan ölümlerine yol açtığı, Trump yönetiminin ise ABD’nin uyuşturucu kartelleriyle “silahlı çatışma” içinde olduğunu ilan ettiği için bu ölümleri “cinayet değil, yasal öldürmeler” olarak savunduğu kaydedildi. Uluslararası hukuk uzmanlarının bu görüşe “derin şüpheyle” yaklaştığı aktarıldı.
Trump’ın bu sözleri, Somali’yi hedef alan ifadeleri sırasında kullandığı, Somali’yi “ülke bile değil” diye nitelediği ve sadece “korsanlarıyla” bilindiğini söylediği bildirildi. Trump’ın, “Bizden uyuşturucu tacirlerinin gördüğü muameleyi görüyorlar” dediği aktarıldı.
Karşılıklı sertleşme ve son değerlendirmeler
Haberde, Ohio’da bir Demokrat başsavcı adayının Trump’ı “öldürmek” istediğini söylediği, ardından bununla “yargı süreci ve idam cezası talebini” kastettiğini açıkladığına da yer verildi.
Trump’ın Fox News’e verdiği demeçte, “Bana güvenlik önlemleri gerekmiyor. Güvenlik önlemleri istemiyorum. Güvenlik önlemleri bize zarar verir.” dediği aktarıldı.
Trump’a yakın isimlerin Demokratları şiddeti kışkırtmakla suçladığı, Beyaz Saray Genel Sekreter Yardımcısı Stephen Miller’ın, herhangi bir kanıt sunmadan Alex Pretti’yi “iç terörist” ve “suikastçı” olarak tanımladığı belirtildi. Ancak olay görüntülerinin, Pretti’nin elinde yalnızca bir telefon bulunduğunu gösterdiği aktarıldı.
Maryland eyaletinden Demokrat Temsilci ve eski anayasa hukuku profesörü Jamie Raskin, Trump'ın Minnesota'daki sınır dışı etme operasyonunun Anayasa'nın temel haklarını "yerle bir ettiğini" söylediği kaydedildi.
“Trump yönetimi Amerikan toplumsal sözleşmesini yıkıyor.” diyen Raskin “Minnesota’daki olaylar ardı ardına gelen yakıcı ve canlı olaylar dizisi oldu.” diye ekledi. Ancak Minneapolis’te protestocuların öldürülmesinin “şiddetsiz gerilimi azaltma yönünde seyri değiştireceğine inandığını” söyledi, çünkü yönetimin “değişen kamuoyu karşısında çekinceye kapılacağını” belirtti.
Ayrıca, “Renee Good ve Alex Pretti’nin isimlerinin, 1960’larda Ku Klux Klan tarafından öldürülen sivil haklar aktivistleri Schwerner, Chaney ve Goodman’ın isimleri gibi tarihte yankı bulacağını düşünüyorum.” dedi ve onları 1960’larda Ku Klux Klan tarafından öldürülen sivil haklar aktivistleriyle karşılaştırdı.
“Donald Trump, ülkenin federal ajanlar tarafından Amerikan vatandaşlarının soğukkanlılıkla öldürülmesi nedeniyle dramatik biçimde kendisine karşı döndüğünü anlıyor.”
Raskin’in, Trump’ın “Amerikan vatandaşlarının federal ajanlar tarafından soğukkanlılıkla öldürülmesi” nedeniyle ülkenin kendisine karşı döndüğünü anladığını söylediği aktarıldı.
Haberde son olarak, Güney Carolina Cumhuriyetçi Senatörü Lindsey Graham’ın Trump’ı “barış adamı” olarak nitelediği ancak onun aynı zamanda “göze göz” anlayışına sahip biri olduğunu söylediği belirtildi.

