Lübnan Meclis Başkanı Nabih Berri, 2026 bütçe görüşmelerinde muhalefetin silahsızlanma çağrılarına "İsrail silahları" vurgusuyla yanıt vererek, yasadışı silah tartışmasını bölgesel bir güvenlik bağlamına taşıdı.
YDH- Lübnan Meclis Başkanı Nabih Berri, 2026 bütçe tasarısının onaylanma sürecindeki üçüncü gün oturumunu, hükümetin yanıtlarını dinlemek üzere bugün saat 17:00'ye erteledi.
Ekonomi, finans, kalkınma ve siyasi meselelerin masaya yatırıldığı oturuma 65 milletvekili katılırken, tartışmaların merkezinde ülkedeki silah varlığı ve bölgesel güvenlik dinamikleri yer aldı.
Milletvekili İlyas Henkaş'ın, 14 Mart hareketinin liderlerini hedef alan suikastlardan "silahları" sorumlu tutan açıklamalarına yanıt veren Berri, bu iddiaları kesin bir dille reddetti.
Berri, "Bunlar direnişin silahları değildir," diyerek, "Eğer yasadışı silahlardan bahsedilecekse, bu tartışmaya İsrail silahları da mutlaka dâhil edilmelidir," ifadelerini kullandı.
Bu çıkış, meclis içindeki "direniş silahları" ile "devlet otoritesi" arasındaki tarihsel gerilimi bir kez daha gün yüzüne çıkardı.
Milletvekili Henkaş, Lübnan ordusunun çabalarını takdir ederek 1701 sayılı BMGK kararının ikinci aşamasının Litani Nehri'nin kuzeyinde tamamlanması gerektiğini vurguladı.
Henkaş, Refik Hariri ve diğer 14 Mart liderlerinin suikastlarında silahların rolüne dikkat çekerken; Milletvekili Mark Dou, ulusal birliğin tesisi için silahların gönüllü olarak teslim edilmesi çağrısında bulundu.
Dou ayrıca, "İran rejimi desteği hak etmiyor; İran ile İmam Musa ee-Sadr arasında büyük bir fark vardır," diyerek bölgesel angajmanları eleştirdi.
Hizbullah bloğundan Milletvekili Hüseyin Hac Hasan ise Lübnan’ın ateşkese bağlı olduğunu, ancak İsrail’in saldırganlığının sürdüğünü belirtti.
Hasan, Lübnanlı yetkililerin sessizliğini ve ABD himayesinde yürütülen süreci eleştirerek, "İşgal ve saldırılar sürerken gerçek bir egemenlikten söz edilemez; verilen her taviz daha büyüğünü doğuracaktır," uyarısında bulundu.
Bütçenin ekonomik boyutu ise sert eleştirilerin hedefi oldu. Milletvekili Cihad el-Samad, askeri personel ve memurlar için öngörülen asgari ücret seviyelerini "utanç verici" olarak nitelendirerek, bir halk ayaklanması riski konusunda uyardı.
Vergi sisteminin adaletsizliğine değinen el-Samad, "Fakirlerin zenginlerle aynı vergiyi ödemesi kabul edilemez," dedi. Sünni siyasetindeki parçalanmaya da değinen el-Samad, Saad Hariri’nin yokluğunun yarattığı boşluğun radikal "Ebu Ömer" benzeri olguları tetiklediğini savundu.
Milletvekili George Atallah, bütçenin bir vizyondan yoksun olduğunu; gelir artışının taş ocakları veya deniz mülklerindeki ihlaller yerine doğrudan halka yansıyan vergilerle sağlandığını ifade etti.
Milletvekili Nada el-Bustani de doğru rakamlar ve planlama içermeyen bir bütçenin ciddiyetini kaybedeceğini vurguladı.
Meclis Başkanı Berri, görüşmelerin sonunda Bakanlar Kurulu’nun yarın toplanacağını ve gündemin temel maddesinin "yeniden yapılanma" olacağını duyurdu. Bu açıklama, devlet fonlarını beklemeden derhal inşa sürecine başlanmasını isteyen Milletvekili Ali Feyyad’a bir yanıt niteliği taşıdı.
Berri ayrıca, emekli tazminatları konusunda da ilerleme kaydedildiğinin müjdesini verdi.