Yerleşimci şiddeti, altyapı tahribatı ve kuşatma altında kalan Ras Ayn el-Avce’nin tamamen boşaltıldığı; Filistinli ailelerin 1948 ve 1967’nin ardından üçüncü kez zorla yerinden edildiği bildirildi.
YDH- CNN’e konuşan Süleyman Guvanme, “cevapsız kalan on yılı aşkın başvuruların ardından artık söyleyecek sözü kalmadığını” ifade etti.
Guvanme, yıllar boyunca topluluğunun sürülmesini engellemek için defalarca kamuoyuna seslendiğini, ancak son çağrısının da sonuçsuz kaldığını ve bunun kendi sürgünüyle sonuçlandığını aktardı.
“Dünya karşısında öfkeliyim… kimse bizi dinlemiyor… sanki insan değilmişiz gibi.” diyen Guvanme, işgal altındaki Batı Şeria’da yaşadığı Ras Ayn el-Avce köyünden zorla çıkarıldığını söyledi.
Boşaltılan bir köy
Guvanme’nin yaşadığı Filistin köyü Ras Ayn el-Avce’nin tamamen boşaltıldığı bildirildi. Köy sakinlerinin, son iki yılda belirgin biçimde artan yerleşimci şiddetinin ardından bölgeden ayrılmak zorunda kaldığı belirtildi.
İsrailli insan hakları örgütü B’Tselem’e göre, Batı Şeria’daki en büyük çoban köylerinden biri olan Ras Ayn el-Avce’deki şiddet bu ay “kritik bir eşiğe” ulaştı ve aileleri evlerini terk etmeye zorladı.
Yerel sakinler ve aktivistler, çoğu gençlerden oluşan silahlı ve maskeli yerleşimcilerin köye neredeyse her gün baskın düzenlediğini aktardı.
Yaklaşık 120 geniş aileden oluşan, 800’ü aşkın kişinin tehdit ve korku altında yaşadığı, ocak ayı sonuna kadar köyde kimsenin kalmadığı bildirildi.
Guvanme ve ailesinin ise pazar günü ayrılan son sakinler olduğu kaydedildi.
“Bu münferit değil”
Guvanme, zorla yerinden edilmelerinin münferit olaylarla açıklanamayacağını belirterek, “Bir çoban ya da bir yerleşimci saldırdı diye yerimizden edilmedik. Mesele bundan çok daha büyük. Çoban sadece bir araç, işgalin bir parçası.” ifadelerini kullandı.
B’Tselem, Ras Ayn el-Avce’nin 7 Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria’da zorla boşaltılan 46’ncı Filistinli çoban topluluğu olduğunu bildirerek bu süreci “etnik temizlik” olarak tanımladı.
Köy sakinleri, yerleşimci tacizlerinin 2010’dan bu yana sürdüğünü, ancak 7 Ekim 2023’ten sonra “dramatik” biçimde arttığını ifade etti.
Yerleşimci baskısı ve altyapı tahribatı
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’ne (OCHA) göre, Nisan 2024’ten bu yana Ras Ayn el-Avce çevresine dört yeni yasa dışı yerleşim karakolu kuruldu ve köy fiilen kuşatma altına alındı.
CNN’in elde ettiği görüntüler ile tanıklıklara göre, bu karakollardan gelen yerleşimciler su kaynaklarını sabote etti, elektrik hatlarını kesti, binlerce hayvanı çaldı ve evlerle ağıllara zarar verdi.
Tüm bunların, İsrail işgal güçlerinin “ya müdahale etmeden izlediği ya da engellemediği” koşullarda gerçekleştiği aktarıldı.
CNN ekibinin yerleşimcilerle görüşme girişiminin engellendiği, bir yerleşimcinin “gazetecileri kabul etmiyoruz” diyerek ekibi bölgeden çıkardığı ve başka bir yerleşimcinin polisi aradığı belirtildi.
“Siyasi destek olmasa mümkün olmazdı”
Guvanme, bu tür eylemlerin siyasi destek olmadan gerçekleşemeyeceğini vurgulayarak, “Yerleşimciler İsrail hükümetinin ve dünyadaki bazı hükümetlerin desteğine sahip olmasaydı, topluluğumuz yerinden edilmezdi.” dedi.
Aileler evlerini sökerken, Guvanme ve kardeşlerinin metal yapıları başka bir yerde yeniden kurabilmek umuduyla parçaladığı aktarıldı. Taşınamayan eşyaların ise yakıldığı belirtildi.
Guvanme, “Bizden kalan hiçbir şeyden faydalanmalarını istemiyorum.” diyerek yerleşimcilere atıfta bulundu.
Köydeki binaların kalıntılarına “son sürgün 2026” ve “üçüncü Nakba” gibi ifadelerin yazıldığı, bunun 1948’deki Nakba’ya gönderme taşıdığı kaydedildi.
Tarihsel süreklilik ve yeni sürgün
Ailenin ilk kez 1948’de Bi'ir Seba yakınlarındaki bir köyden, ikinci kez 1967’de Altı Gün Savaşı’nın ardından yerinden edildiği, şimdi ise üçüncü kez sürgün yaşadığı belirtildi.
Ailenin şu anda Ras Ayn el-Avce’ye yaklaşık üç kilometre uzaklıkta geçici olarak konakladığı ve nereye yerleşeceklerinin belirsiz olduğu aktarıldı.
Ras Ayn el-Avce’nin güney Ürdün Vadisi’nde yer aldığı, Haziran 2024’te İsrail’in köyü de kapsayan yaklaşık 3 bin dönümlük alanı “devlet arazisi” ilan ettiği bildirildi.
İsrailli izleme örgütü Peace Now’a göre bu adım, Oslo Anlaşmaları’ndan bu yana “en büyük Filistin toprak gaspı” niteliği taşıyor. Söz konusu kararın Filistinlilerin araziye erişimini engellediği ve “işgal altındaki topraklarda kontrol sağlamanın başlıca yöntemlerinden biri” olduğu ifade edildi.
“Nakba’yı yeniden yaşıyoruz”
Köyde doğup büyüyen 25 yaşındaki Heysem Zeyd, yaşananların daha geniş bir stratejinin parçası olduğunu belirterek, “Köyümüze yapılanlar, Filistin topraklarını Filistinlilerden boşaltmayı amaçlayan sistematik bir politikanın parçası.” dedi.
Zeyd, başlangıçta köyde kalmakta ısrar ettiğini, ancak iki gün sonra ayrılmak zorunda kaldığını aktardı.
Zeyd’in daha sonra gönderdiği mesajda, “Ras Ayn el-Avce’de artık hayat yok. Nakba’yı yeniden yaşıyoruz” ifadelerini kullandığı bildirildi.