İran savunma kapasitesinin sarsılmazlığını vurgulayan Tümgeneral Hatami, Tahran’ın mevcut füze ve hava savunma gücünün tarihsel bir zirvede olduğunu belirterek; ülkenin siber alan ve medya üzerinden yürütülen "bilişsel bir savaş" kuşatmasıyla karşı karşıya olduğuna dikkat çekti.
YDH- İran ordusun Başkomutanı Tümgeneral Emir Hatemi, İran’ın savunma kapasitesinin dış müdahalelerle "ortadan kaldırılamayacak" bir olgunluğa eriştiğini vurgulayarak, ulusal birliği hedef alan hibrit tehditlere karşı uyarılarda bulundu.
Hatemi, düşman odakların siber alan ve medya mecraları aracılığıyla sistematik dezenformasyon yayarak toplumsal dayanışmayı zedelemeye çalıştığının altını çizdi.
İran’ın askerî caydırıcılığını tarihsel bir projeksiyonla kıyaslayan Hatemi, ülkenin bugün hem füze teknolojileri hem de hava savunma sistemleri alanında ulaştığı seviyenin, sekiz yıl süren "Dayatılmış Savaş" (İran-Irak Savaşı) dönemindeki imkânlarla kıyaslanamayacak derecede ileri ve yüksek kabiliyetli olduğunu belirtti.
Savunma sanayiindeki bu niteliksel sıçramanın, bölgesel güç dengelerindeki rolüne işaret eden General, "Düşman, bu ülkeye karşı bir harekata girişebileceğine dair tüm umudunu kesmelidir," ifadelerini kullandı.
General Hatemi, mutlak bir caydırıcılık stratejisinin ancak düşmanın saldırganlık durumunda ödeyeceği ağır bedelleri idrak etmesiyle mümkün olacağını hatırlattı. Bu stratejik umutsuzluğun düşman saflarında kalıcı hale gelmesi için toplumsal bir seferberlik ruhuna ihtiyaç duyulduğunu belirten Hatemi; "Bunu başarmak için her zamankinden daha fazla birliğe, uyuma, dayanışmaya ve kurumlar arası iş birliğine muhtacız," dedi.
Ülkenin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik zorluklara da değinen Hatami, halkın geçim sorunlarının ve yeniden inşa sürecinin farkında olduklarını dile getirdi. Ancak bu sorunların çözümü ile dış kaynaklı stratejik hesapların birbirine karıştırılmaması gerektiğini şu sözlerle vurguladı:
“Önemli sorunlarımız olduğunu ve diğer uluslar gibi bu zorlukların üstesinden gelmemiz gerektiğini biliyoruz; fakat hiç şüphe yok ki, bu meseleler düşmanın bizim üzerimize kurduğu denklemlerden tamamen ayrıdır.”
İran’ın bugün birincil derecede "bilişsel bir savaş" (cognitive war) ile karşı karşıya olduğunu açıklayan Hatemi, bu yöntemin modern hibrit savaş doktrininin en kritik parçası olduğunu belirtti.
Siber mecraların ve medyanın, halkın saflarında bölünme yaratmak amacıyla birer silah gibi kullanıldığını ifade eden General, şu çarpıcı suçlamayı yöneltti:
"Düşman, inşa ettiği büyük yalanlar üzerinden halkı hedef alan saldırı emirleri vererek gençlerimizin, kadınlarımızın ve evlatlarımızın can kaybına yol açmıştır. Bugün ise tüm küstahlığıyla, sanal ortamda bizzat kendi sebep olduğu bu suçlamaları İslam Cumhuriyeti’ne yöneltmektedir."