ABD ve İsrail güvenlik yetkilileri, İran ile artan gerilim karşısında askeri ve istihbari koordinasyonu güçlendirmek amacıyla üst düzey görüşmeler gerçekleştirdi.
YDH - İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Washington'daki temaslarını tamamlayarak ülkeye dönen Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile dün akşam üst düzey bir güvenlik toplantısı gerçekleştirdi.
Başbakanlık Ofisi'nde düzenlenen toplantıya Savunma Bakanı Yisrael Katz ve Mossad Başkanı David Barnea da katıldı.
Reuters haber ajansının ABD'li yetkililere dayandırdığı bilgiye göre, geçtiğimiz Cuma günü Pentagon'da ABD ve İsrail ordularından generallerin katılımıyla bir toplantı düzenlendi.
Görüşmede, "İran'a yönelik olası bir operasyon için devam eden askeri hazırlıkların koordinasyonu" ele alındı.
Washington ziyaretinin ardından İsrail'e dönen Genelkurmay Başkanı Zamir'e, Hava Kuvvetleri Komutanlığı görevini devralması beklenen Tuğgeneral Omer Tischler ile Operasyonlar ve Askeri İstihbarat daire başkanları eşlik etti.
Heyet, dönüşün hemen ardından Tel Aviv'deki Savunma Bakanlığı yerleşkesi Kirya'da Bakan Katz ile bir araya geldi.
Bakanlık ofisinden yapılan açıklamada, görüşmede "İsrail ordusunun olası tüm senaryolara karşı operasyonel hazırlık durumunun" değerlendirildiği belirtildi.
"Rejim değişikliği" seçeneği gündemde
İsrail Kanal 12 televizyonu, Zamir'in ABD'deki temasları kapsamında ABD Genelkurmay Başkanı ve ekibinin yanı sıra Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü bildirdi.
Görüşmelerde, olası bir operasyonun istihbarat ve lojistik boyutlarını içeren ortak savunma koordinasyonu dosyaları ele alındı.
İsrail Kamu Yayın Kuruluşu Kan ise toplantılarda İran'a yönelik "tüm seçeneklerin" değerlendirildiğini ve Tel Aviv heyetinin Tahran'da "rejim değişikliğine yol açacak kararlı bir adım atılması" yönündeki görüşünü yinelediğini aktardı.
İsrail basınına yansıyan bilgilere göre, Washington yönetimi Tahran ile "sıkı bir müzakere süreci" yürütme eğilimini koruyor.
İsrailli kaynaklar, ABD Başkanı Donald Trump'ın saldırı seçeneğini tamamen dışlamamakla birlikte, mevcut aşamada diyalog yolunu denemeyi tercih ettiğini ifade etti.
Ancak İsrail tarafı, toplantılarda bu yaklaşımın olası sonuçlarına dair endişelerini dile getirdi. İsrailli yetkililer, askeri bir hamleden kaçınılmasının İran'a nükleer kapasitesini geliştirme fırsatı verebileceği uyarısında bulundu.
Walla haber sitesi, Genelkurmay Başkanı Zamir'in ABD'li muhataplarına İran'ın nükleer ve füze programlarına ilişkin hassas istihbarat verileri sunduğunu ve "sonuçsuz kalacak bir siyasi müzakere sürecinin" risklerine dikkat çektiğini yazdı.
ABD hava savunma sistemlerini tahkim ediyor
İsrail Ordu Radyosu, Zamir'in değerlendirmelerine dayanarak, İran'a yönelik sınırlı bir ABD saldırısının iki hafta ila iki ay içinde gerçekleşebileceği tahminine yer verdi.
Bu öngörüyle eş zamanlı olarak İsrail ordusu, dün gece Hayfa bölgesinde olası çatışma senaryolarına karşı sivil savunma tatbikatı düzenledi.
Wall Street Journal gazetesi ise ABD ordusunun İran hedeflerine yönelik "sınırlı saldırılar" için hazırlık yaptığını, ancak bu planın İsrail'in talep ettiği kapsamda olmadığını bildirdi.
Gazete, geniş çaplı bir operasyonun Orta Doğu'daki ABD hava savunma sistemlerinin güçlendirilmesini gerektirdiğine işaret etti.
Bu kapsamda Patriot ve THAAD sistemlerinin Bahreyn, Suudi Arabistan, Kuveyt, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Umman'daki üslere ve İsrail topraklarına sevk edildiği belirtildi.
Ayrıca basında yer alan haberlere göre, Ürdün Vadisi, Doğu Kudüs ve Batı Şeria'daki yüksek noktalara ABD-İsrail ortak hava savunma sistemleri konuşlandırılıyor.
Bu adımlar, olası bir çatışma durumunda İran'dan gelebilecek misillemelere karşı saha hazırlıklarının hızlandığı şeklinde yorumlanıyor.
"Nükleer odaklı anlaşma yetersiz kalır"
İsrail Kamu Yayın Kuruluşu, siyasi kaynaklara dayandırdığı haberinde, Başkan Trump'ın önceliğinin İran'ın nükleer programını tasfiye etmek olduğunu, İsrail'in ise olası bir anlaşmanın İran'ın füze kapasitesini de kapsaması konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.
İsrail, füze programını iç cepheye yönelik en büyük tehdit olarak değerlendiriyor.
Moşe Dayan Orta Doğu ve Afrika Araştırmaları Merkezi Direktörü Prof. Dr. Uzi Rabi, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "İran'ın yanıltıcı beyanlarına dayalı" bir uzlaşının İsrail için "tarihi bir kayıp" olacağını savunarak, mevcut konjonktürün stratejik bir sonuç elde etmek için kullanılması gerektiğini ifade etti.