ABD Başkanı Trump, 2025 yılı boyunca sergilediği otoriter tutumun aksine, son haftalarda geniş çaplı bir toplumsal ve siyasi dirençle karşılaştı.
YDH - ABD Başkanı Donald Trump, iktidar gücünün sınırlarını zorladığı bir dönemde sert kayalarla çarpışmaya başladı.
Son birkaç haftadır Trump, 2025 yılının büyük bölümünde eksik olan ölçekte ve genişlikte bir dirençle karşılaşıyor. Seçmenlerin ekonomi konusundaki endişeleri ve başkanın onay oranlarının vasat seyretmesi, bu tepki dalgasını daha etkili hale getiriyor.
Bu durum, Trump'ın kabul etmek istemese de birçok cephede en azından geçici olarak geri çekilmesine yol açtı.
Göçmenlik operasyonlarında strateji değişikliğine gidildi
Bu geri çekilmenin en belirgin örneği, Minnesota'daki göçmenlik operasyonlarında yaşandı.
Federal göçmenlik görevlileri tarafından öldürülen ABD vatandaşları Renee Good ve Alex Pretti'nin görüntülerinin kamuoyuna yansıması büyük öfkeye neden olmuştu.
Olayın ardından operasyonun sertlik yanlısı yüzü olarak bilinen Sınır Devriye yetkilisi Gregory Bovino görevden alındı.
Bovino'nun yerine getirilen sınır sorumlusu Tom Homan, operasyonlar için bir "azaltma planı" üzerinde çalıştıklarını belirtti.
Avrupa'nın birliği Grönland retoriğini yumuşattı
Uluslararası arenada ise Avrupa ülkelerinin sergilediği hızlı ve nadir birlik tablosu, Trump'ın Grönland'ı askeri güç kullanarak ele geçirme söylemini yumuşatmasını sağladı.
İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda yaşanan bu diplomatik gerilim, ABD'nin geri adım atmasıyla sonuçlandı.
Kültür alanında da benzer bir tablo hakim; Kennedy Center'ın tadilat gerekçesiyle iki yıl kapatılacağı duyurusu, sanatçıların Trump'ın isminin kuruma verilmesine tepki olarak programlarını iptal etmelerinden kaynaklanan bir "mahcubiyetten kaçınma" hamlesi olarak yorumlandı.
Seçimlerin yönetimi tartışma yaratıyor
Trump, eski FBI Başkan Yardımcısı Dan Bongino'ya verdiği mülakatta, Cumhuriyetçilerin yaklaşık 15 bölgede seçim yönetimini "devletleştirmesi" gerektiğini ifade etti.
Trump'ın bu sözleri, muhalif kanatta Amerikan demokrasisine yönelik bir tehdit olarak değerlendirildi.
MSNBC sunucusu Joe Scarborough, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada bu ifadelerin ciddi bir tehdit seviyesi barındırdığını vurguladı. Trump ise bu hamlelerin vatandaş olmayanların oy kullanmasını engellemek amacıyla yapılması gerektiğini savundu.
Ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti'de endişe hakim
The Hill'in ortağı Decision Desk HQ (DDHQ) tarafından yayımlanan anket ortalamalarına göre, Trump'a yönelik memnuniyetsizlik oranı yüzde 55 seviyesindeyken, onay oranı yüzde 43'te kaldı.
Teksas'ta yapılan eyalet senatosu seçimlerinde Demokrat aday Taylor Rehmet'in, Trump destekli rakibine 14 puan fark atması Cumhuriyetçi saflarda sarsıntıya yol açtı.
Florida Valisi Ron DeSantis, bu sonucun "görmezden gelinemeyecek" bir işaret olduğunu kaydetti.
Ekonomik odak kaybı seçmen desteğini azaltıyor
The Hill'e konuşan Cumhuriyetçi stratejist David Winston, bağımsız seçmenlerin Trump'tan uzaklaşmasının temel nedeninin tartışmaların içeriği değil, başkanın ekonomiye odaklanmaması olduğunu belirtti.
Winston, "Seçmen ondan Biden ekonomisini düzeltmesini bekliyor, asıl mesele bu" diye konuştu.
Liberal Center for American Progress kıdemli danışmanı Colin Seeberger ise Trump'ın popülaritesindeki aşınma nedeniyle gücü konsolide etmeye ve siyasi sonuçları kendi lehine kurgulamaya çalıştığını belirtti.