Washington'da ABD, Avrupa ve Orta Doğu'dan üst düzey istihbarat yetkililerinin katılımıyla düzenlenen iki günlük güvenlik zirvesinde, İran'a yönelik çok boyutlu bir harekât mekanizması değerlendirildi.
YDH - Muhallil Telegram kanalının elde ettiği bilgilere göre, Washington'da İran karşıtı stratejilerin ele alındığı, iki gün süren ve birden fazla oturumdan oluşan üst düzey bir güvenlik toplantısı gerçekleştirildi.
Toplantıya ABD, Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İsrail, Suudi Arabistan ve diğer NATO ülkelerinin istihbarat teşkilatı başkanları ile kıdemli yetkilileri katıldı.
Görüşmelerin odak noktasını İran'a karşı uygulanacak harekât mekanizması oluşturdu.
Bu çerçevede ABD; güvenlik, askeri, ekonomik ve sivil nitelikli çok sayıda hedef belirledi. Katılımcı ülkelerin istihbarat teşkilatı temsilcileri, ellerindeki verileri Amerikan tarafına sunarak hedef belirleme sürecine katkıda bulundu.
Toplantıdaki ana hususu, olası bir çatışmanın pratik kazanımlarının ele alınması ve sürecin tüm yönleriyle somut bir değerlendirmesinin yapılması oluşturdu.
ABD rejiminin, atılacak bir sonraki adım konusunda net yanıtlar aradığı kaydedildi. Ancak toplantının çözümden ziyade yeni soru işaretlerini beraberinde getirdiği belirtildi.
Toplantıda, geçen yılın haziran ayındaki koşullardan farklılık gösteren mevcut siyasi ve askeri şartlarla nasıl başa çıkılacağı sorusu ön plana çıktı.
Siyasi kararların yeterince net olmadığı ve Beyaz Saray'ın öncelikli askeri hedeflerin türüne dair henüz açık bir işaret vermediği ifade edildi.
Siyasi kararlar ile askeri planlar arasındaki bağlantı güçlendiriliyor
Operasyonel yetkililer arasında yürütülen kapsamlı görüşmelerin, yeni ve geniş çaplı bir harekâtın tasarımı ve planlanmasına işaret ettiği vurgulandı.
İsrail ordusunun Hava Kuvvetleri Komutanı, Planlama Dairesi Başkanı ve Operasyon Başkan Yardımcısı'nın, siyasi bir figür olan Witkoff ile yapılan toplantıya katılmaları dikkat çekti.
Bu katılım, siyasi kararlar ile operasyonel seçenekler ve planlar arasındaki doğrudan bağlantıyı ortaya koyan bir gelişme olarak tanımlandı.
Yeni stratejinin, belirlenen askeri ve sivil hedeflere yönelik koordineli bir faaliyet zincirini içermesi bekleniyor.