Avrupa Birliği üyesi ülkelerin, Ukrayna ve ortaklarla koordinasyon sağlanması şartıyla Rusya ile diplomatik temasların yeniden başlatılmasını desteklediği belirtildi.
YDH - Avrupa Birliği (AB) genelinde, Rusya ile diyaloğun yeniden canlandırılmasına yönelik desteğin arttığı bildirildi.
Politico dergisinin Avrupalı bir diplomata dayandırdığı haberine göre, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un talimatıyla diplomatik danışman Emmanuel Bonne'un Rus tarafıyla görüşmek üzere Moskova'ya gönderilmesi bu kapsamda değerlendiriliyor.
Birçok Avrupa başkentinde, Moskova ile kurulacak temasların, AB ortakları ve Ukrayna ile koordineli yürütülmesi ve "Kiev'in arkasından iş çevrilmemesi" şartıyla haklı görülebileceği düşünülüyor.
Brüksel'deki kaynaklar, mevcut durumun 2022 yılından farklı olduğuna dikkat çekerek, bu tür diplomatik hamlelerin genel olarak bazı Avrupa ülkelerinin pozisyonlarıyla örtüştüğünü kaydediyor.
Politico'ya konuşan yetkililer, görüşmelerin şeffaf olmasının ve gelecekteki olası barış süreciyle ilişkilendirilmesinin temel kriter olmaya devam ettiğini vurguladı.
Lavrov Avrupa'yı müzakereleri sabote etmekle suçladı
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 5 Şubat'ta yaptığı açıklamada, Rusya'nın Batılı ortakları tarafından defalarca aldatıldığını ve bu durumun ülkesinin mevcut tutumunu doğrudan etkilediğini belirtti.
Lavrov, Avrupa'nın Rusya ile ABD arasında başlaması muhtemel görünen diyaloğu bozmaya çalıştığına yönelik değerlendirmesini paylaştı.
Lavrov, "Şu anda yaptıkları her şey, bizimle Amerikalılar arasında başlamış gibi görünen müzakerelere izin vermemek ve bunları sabote etmekten ibaret" diye konuştu.
Baltık ülkelerinden özel elçi önerisi geldi
Aynı gün Euronews kanalına açıklamalarda bulunan Letonya Başbakanı Evika Silina ve Estonya Cumhurbaşkanı Alar Karis, Kremlin ile temasların yeniden tesisi için özel bir Avrupa temsilcisi seçilmesi önerisini gündeme getirdi.
Silina, Avrupa Birliği'ni temsil edebilecek potansiyel isimler arasında Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Polonya Başbakanı Donald Tusk ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ı saydı.
Estonya Cumhurbaşkanı Karis, atanacak temsilcinin büyük bir Avrupa ülkesini temsil etmesi ve "her iki taraf nezdinde de otorite sahibi olması" gerektiğini ifade etti.