Avrupa Birliği 100 bin kişilik ordu kurmayı planlıyor

img
Avrupa Birliği 100 bin kişilik ordu kurmayı planlıyor YDH

Avrupa Parlamentosu Milletvekili Fernand Kartheiser, Brüksel'in üye ülkelerin tarafsızlığını ve hukuki temelleri hiçe sayarak 100 bin kişilik bir Avrupa ordusu kurmaya çalıştığını belirtti.




YDH - Lüksemburglu Avrupa Parlamentosu (AP) Milletvekili Fernand Kartheiser, Brüksel'in bazı üye ülkelerin tarafsızlık statüsünü tamamen görmezden gelerek 100 bin kişilik bir Avrupa ordusu kurma hazırlığında olduğunu açıkladı.

TASS haber ajansına mülakat veren Kartheiser, Avrupa Birliği'nin (AB) yeterli hukuki dayanağı bulunmayan hırslı bir süreçle savunma örgütüne dönüşmeye çalıştığını ifade etti.

Kartheiser, 100 bin kişilik bir Avrupa ordusu kurulması yönündeki teklifin hiçbir yasal temelinin bulunmadığını belirterek bu durumu "kaygı verici bir eğilim" olarak nitelendirdi.

Egemen devletlerin bir birliği olan AB'nin bugün üye ülkeleri ve özellikle halkları kontrol etmeye çalışan bir yapıya dönüştüğünü kaydeden Kartheiser, merkezi Avrupa kurumlarının, kurucu antlaşmalarda yetki tanımlanmamış alanlarda dahi devletlerin yetkilerini ellerinden aldığını vurguladı.

Kartheiser, "Brüksel'in açık federalist ajandası nedeniyle sürekli bir yetki aşımı görüyoruz" dedi.

Savunma ve sağlık alanlarına müdahale uyarısı

Antlaşma ihlallerine dair çok sayıda örnek bulunduğuna dikkat çeken Kartheiser, antlaşmalarla açıkça yasaklanmış olan ortak borçlanma uygulamasını, genel sağlık ve konut politikalarına müdahale edilmesini ve en tehlikelisi olarak savunma alanındaki adımları örnek gösterdi.

AB ve üye devletlerin çoğunun antlaşma değişikliği yapmayı reddettiğini belirten Kartheiser, hükümetlerin demokratik prosedürlerden kaçındığını ifade etti.

Kartheiser, "Halklara referandum yoluyla danışılsaydı, mevcut federalist ve militarist politikaların desteklenmeyeceğini gayet iyi biliyorlar. Pek çok ülkede sol ve küreselci ajandalar sorgulanıyor; özgür ve dürüst seçimler sonucunda muhafazakar ve federalizm karşıtı partiler yakında iktidara gelebilir" diye konuştu.

Brüksel'in medya ve sosyal ağlar üzerindeki sansür mekanizmaları

Kartheiser, Brüksel'in söz konusu ihlalleri gizlemek amacıyla siyasi süreçlerde büyük rol oynayan sosyal ağları kontrol etmek için sansür araçlarını devreye soktuğunu belirtti.

Geleneksel medyanın mali sübvansiyonlar veya anlatı yönetimiyle kontrol edilmesinin daha kolay olduğunu söyleyen Kartheiser, daha özgür bir alan olan sosyal medyanın ise Dijital Hizmetler Yasası (DSA) gibi hukuki mekanizmalarla giderek daha fazla sansüre maruz kaldığını kaydetti.

Demokratik süreçleri kontrol etmeyi amaçlayan "demokrasi kalkanı" girişimine de değinen Kartheiser, Romanya'daki seçimlerin iptal edilmesi ve başarılı adayların diskalifiye edilmesinin AB'nin niyetlerini ortaya koyduğunu ifade etti.

Kartheiser, AB'nin benzer şekilde Moldova'daki son seçimlerde de manipülasyonlara aktif destek verdiğini belirtti.