İran’dan nükleer tesislere toprak zırh

img
İran’dan nükleer tesislere toprak zırh YDH

Washington-Tahran hattında askeri gerilimin zirveye tırmandığı bir atmosferde İran, İsfahan Nükleer Tesisleri’ndeki stratejik tünel girişlerini toprak dolguyla kapatarak savunma doktrinini "aktif koruma" safhasına taşıdı.




YDH- İran’ın nükleer programının kalbi sayılan İsfahan’da, stratejik derinliğe sahip altyapı tesisleri olağanüstü bir hareketliliğe sahne oluyor.

Güncel uydu görüntülerine yansıyan veriler, nükleer yerleşke bünyesindeki tünel ağlarının girişlerinin yoğun bir toprak dolgusuyla mühürlendiğini somut bir şekilde kanıtladı.

Tahran ile Washington arasındaki askeri retoriğin fiili bir çatışma senaryosuna evrilme ihtimalinin yüksek sesle tartışıldığı bu dönemde, tesislerin fiziksel çehresindeki bu dramatik değişim, İran savunma konseptinde "aktif koruma" döneminin başladığına işaret ediyor.

Bölgesel kaynaklar ve Arap medyasında yer alan analizler, uydu verilerinden yola çıkarak kritik bir iddiayı gündeme taşıdı: İran’ın, tünelleri toprakla kapatmadan hemen önce hassas teknolojik donanımları, radyoaktif maddeleri ve stratejik cihazları sığınakların derinliklerine naklettiği öne sürülüyor.

Her ne kadar bu sevkiyatlar bağımsız otoritelerce henüz resmen doğrulanmasa da sahadaki istihkâm faaliyetlerinin ölçeği, kapsamlı bir askeri hazırlığın yürütüldüğünü gösteriyor.

Bu yoğun tahkimat süreci, İsfahan’daki nükleer birimlerin hedef alındığı ve "Gece Yarısı Çekici" (Midnight Hammer) kod adıyla anılan operasyonun hemen akabinde ivme kazandı.

Güvenlik analistlerine göre tünel girişlerinin mühürlenmesi iki temel askeri amaca hizmet ediyor: Birincisi, sığınak delici mühimmatların (bunker buster) etkisini soğurarak hava saldırılarına karşı pasif bir kalkan oluşturmak; ikincisi ise helikopter destekli indirme operasyonları (hali-borne) veya elit özel birliklerin doğrudan sızma girişimlerini fiziksel olarak imkânsız hale getirmek.

Tahran’ın bu önleyici refleksi, bölgesel bir hafızaya da dayanıyor. İsrail’in Suriye’deki Masyaf tesislerine gerçekleştirdiği ve stratejik endüstriyel cihazların imhasıyla sonuçlanan operasyonun yarattığı zafiyetlerin, İran’ın güvenlik mimarisinde belirleyici bir ders olduğu düşünülüyor.