İmam Humeyni'nin torunu: İran'daki sistemi değiştirebilmek ABD-İsrail'in harcı değil

img
İmam Humeyni'nin torunu: İran'daki sistemi değiştirebilmek ABD-İsrail'in harcı değil YDH

İslam Devrimi’nin 47. yılında konuşan Seyyid Ali Humeyni, Trump ve Netanyahu’nun rejim değişikliği tehditlerini "imkansız" olarak niteledi.




YDH- İran'da İslam Devrimi'nin 47. yıl dönümü münasebetiyle düzenlenen törende konuşan Hüccet'ül İslam Seyyid Ali Humeyni, ''22 Behmen’in (11 Şubat) bağımsızlık, özgürlük ve İslam Cumhuriyeti ideallerine olan sadakati tazelemek adına kritik bir eşik olduğunu'' vurguladı.

Konuşmasında devrimin köklü geçmişine atıfta bulunan Humeyni, halkın iradesiyle şekillenen "Bağımsızlık, Özgürlük, İslam Cumhuriyeti" idealinin üzerinden yarım asra yakın süre geçmesine rağmen, bu söylemin üstünde bir düşüncenin henüz ortaya konulamadığını belirtti.

Bağımsızlığın toplum için hayati bir değer olduğunu hatırlatan Humeyni şöyle dedi:

"Eğer bağımsızlığımızı korumazsak, bir gün Doğu’ya ya da Batı’ya bağımlılık bir değer olarak pazarlanmaya başlanır. Bu yüzden gelecek nesillere bağımsızlığın kıymetini her an hatırlatmalıyız,"

Özgürlük sloganının 'asil bir İslami ve insani değer' olduğunu ifade eden Humeyni, bu kavramın protestoların bastırılması ya da sorunların örtbas edilmesi için bir araç olarak kullanılamayacağını savundu.

''Halkın sahaya çıkarak sorunlarını haykırmasının devrimin temel taşı'' olduğunu belirten Humeyni, cumhuriyet yapısının monarşi, tiranlık veya krallık gibi sistemlere dönüşünün önündeki en büyük engel olduğunu vurguladı.

Küresel kibrin sembolü olan güçlerin insan hakları konusundaki iddialarının Gazze’de çöktüğünü söyleyen Humeyni, Filistin’de katledilen 60 bin kadın ve çocuğu görmezden gelenlerin Amerikan söylemini savunamayacağını dile getirdi.

Batı dünyasında patlak veren Epstein davası gibi skandallara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: 

"Bugün kibir maskesi düşmüştür; bağlantılı kişilerin işlediği ve konuşulmaktan bile hicap duyulan bu yolsuzluklar, Batı’nın gerçek yüzünü ortaya koymaktadır,"

Bölgesel ve küresel tehditlere de değinen Humeyni, Trump ve Netanyahu’nun İslam Cumhuriyeti’ni devirme söylemlerinin hiçbir karşılığının olmadığını belirtti.

"Sistemi devirmek Trump’ın harcı değil; Netanyahu ise rejim değiştirmekten bahsetmek için henüz çok genç," diyen Humeyni, düşmanın doğrudan savaşla elde edemediği sonucu, toplumun içine nefret tohumları ekerek bir "iç savaş" yoluyla almaya çalıştığı uyarısında bulundu.

Düşmanın Libya ve Suriye’de uyguladığı nefret stratejisini İran’da da devreye sokmak istediğini ifade eden Humeyni, toplumdaki görüş ayrılıklarının bir gelişim vesilesi olması gerektiğini, nefrete dönüşmemesi gerektiğini savundu.

Devletin, öfkeli ve kırgın gençlere karşı "baba-oğul" ilişkisi ekseninde, şefkat ve diyalogla yaklaşması gerektiğini belirterek şöyle dedi: 

"Biz otorite konumundayız, kendimizi onlarla rekabet halindeymişiz gibi konumlandırmamalı, dostluk ve sevgiyle yaraları sarmalıyız,"

Ekonomik sorunların ve yolsuzlukların sistemin kendisine mal edilmesine karşı çıkan Humeyni, yöneticilere güvendiklerini ve diplomatik müzakereleri yürüten heyetlerin de tıpkı Devrim Muhafızları gibi birer "mücahit" olduğunu söyledi.

Amerika ile yürütülen müzakerelerin bir barış görüşmesi değil, cihat mücadelesinin diplomatik bir tezahürü olduğunun altını çizen Humeyni, İmam Humeyni’nin (r.a.) zenginlerin fakirler üzerinde tahakküm kuramayacağına dair vasiyetini hatırlatarak konuşmasını tamamladı.



Makaleler

Güncel