Gazze Şeridi’nde İsrail ordusuna bağlı hareket eden işbirlikçi grupların artan suç ve provokasyonları, bölge halkının bu yapılara olan düşmanlığını kökleştirirken direniş gruplarının silahlarını bırakmama kararlılığını pekiştiriyor.
YDH - Hafta ortasında, Rafah şehrinin doğusundaki işbirlikçi grupların lideri Gassan el-Dehini, Facebook üzerinden yaptığı açıklamada, Kassam Tugayları’nın Nuhbe Birliği komutanı Edhem el-Akir hakkında "hukuk komisyonu" tarafından verilen idam kararını infaz edeceğini duyurdu.
Rafah’taki tünellerden çıkmaya çalışırken yakalandığı belirtilen el-Akir’in infazının salı sabaha karşı gerçekleştirileceği açıklandı.
Ancak gelen yoğun tepkilerin ardından el-Dehini, "yerel ve uluslararası tarafların arabuluculuğunu kabul ettiğini" iddia ederek infazı ertelediğini duyurdu.
Konuya ilişkin açıklama yapan Damir İnsan Hakları Vakfı Müdürü Alaa el-Sekafi, el-Dehini’nin iddialarını yalanladı.
El-Ahbar gazetesinin aktardığına göre el-Sekafi, el-Aker’in yakalandığı gün doğrudan işgal güçlerine teslim edildiğini ve şu anda işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan Aşkelon Cezaevi’nde tutulduğunu teyit etti.
Bu hadise, söz konusu grupların Hamas mensuplarına ve direnişçilere yönelik yürüttüğü sistematik ve kasıtlı provokasyon zincirinin yalnızca bir halkasını oluşturuyor.
El-Dehini, Rafah’taki tünellerden çıkmaya çalışırken İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden bir Kassam üyesinin naaşına bomba atan işbirlikçilerin görüntülerini paylaştı.
Bir diğer işbirlikçi Şevki Ebu Nasira ise, grubuna sızdıklarını iddia ettiği direniş üyelerine yönelik işkence görüntülerini yayımladı.
El-Cezire kanalı tarafından yayımlanan bir araştırma, Ebu Nasira grubuna bağlı iki unsurun, İsrail istihbarat subayıyla koordineli olarak İç Güvenlik Teşkilatı kadrosu Ahmed Zemzem’e düzenlenen suikasta karıştığını ortaya koydu.
Belgeler, infazı gerçekleştiren hücre ile operasyonu havadan takip eden ve adım adım talimat veren Şin-Bet (Şabak) subayı arasındaki tam koordinasyonu deşifre etti. Direniş güçleri, söz konusu hücre üyelerinden birini yakalamayı başardı.
Kassam Tugayları: "Hainlerin akıbeti yakındır"
Artan tehditler üzerine Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde, yayımladığı basın açıklamasında, işgalci rejimin işbirlikçilerinin yalnızca İsrail ordusunun kontrolündeki bölgelerde faaliyet gösterebildiğini belirtti.
Ebu Ubeyde, "Hainlerin sonu yakındır; akıbetleri ölüm ve kaçınılmaz bir yok oluştur" diyerek düşmanın bu kişileri halkın adaletinden koruyamayacağını vurguladı.
İşbirlikçi grupların bu eylemleri, Gazze’deki toplumsal hafızada yer eden uyuşturucu ticareti, yardım hırsızlığı ve ajanlık suçlarıyla birleşerek halkın bu yapılara olan nefretini derinleştiriyor.
Güvenlik boşluğundan yararlanarak cezaevlerinden kaçan ve işgalci rejimin paralı askerlerine dönüşen bu kişilerin, ateşkes anlaşmasına dahil olan hiçbir devlet tarafından gelecek projeksiyonunda muhatap alınmadığı görülüyor.
Bu grupların, "Sarı Hat" bölgelerinde yerel yönetim kurma gibi bir geleceğe sahip olma ihtimalleri, halkın uyuşturucu bağımlıları ve işbirlikçiler tarafından yönetilen bölgelere dönmeyi reddetmesiyle tamamen ortadan kalkmış durumda.
Ayrıca onlarca büyük ailenin bu kişilere karşı kan davası gütmesi, düşmanlığı aşiretler düzeyine taşıdı.
İsrail’in bu grupları silahlandırmaya ve provokasyonlarını desteklemeye devam etmesi, direnişin "silahsızlanma" taleplerine karşı duruşunu sertleştiriyor.
Bu durumun, İsrail tarafından savaşı daha şiddetli bir aşamaya taşımak için bir bahane olarak kullanılabileceği değerlendiriliyor.