ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, Donald Trump'ın gümrük vergisi politikasına karşı partisinin içinde yükselen çatlaklar nedeniyle zorlu bir süreçle karşı karşıya.
YDH - ABD Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçi liderlerin, ulusal acil durum yetkisini iptal etmeye yönelik anlık oylamaları engelleyen yasağı geri getirme çabası, üç üyenin muhalefeti nedeniyle başarısızlıkla sonuçlandı.
Bu gelişmenin ardından yapılan oylamada, altı Cumhuriyetçi milletvekili Demokratlarla birlikte hareket ederek Trump'ın Kanada'ya yönelik gümrük vergilerini iptal eden tasarıya destek verdi.
Gregory Meeks liderliğindeki bu hamle, Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson'ın son derece kısıtlı çoğunlukla partiyi bir arada tutma çabalarına ağır bir darbe vurdu.
Demokratlar, bu süreci bir başlangıç olarak nitelendirerek Meksika, Brezilya ve "Kurtuluş Günü" vergileri gibi diğer kalemlerde de benzer oylamalar zorlamayı planladıklarını açıkladı.
Demokratlar vergi oylamalarını seçim stratejisine dönüştürüyor
Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu Kıdemli Üyesi Gregory Meeks, benzer önergelerin Meclis gündemine gelmeye devam edeceğini belirtti.
Meclis Azınlık Lideri Hakeem Jeffries de Amerikalıların yıllık maliyetlerini binlerce dolar artıran bu vergilerden kurtulmak için baskıyı sürdüreceklerini vurguladı.
Cumhuriyetçi saflardaki bölünme; Don Bacon, Kevin Kiley, Dan Newhouse, Jeff Hurd, Brian Fitzpatrick ve Thomas Massie'nin Trump'ın ticaret politikasına karşı oy kullanmasıyla somutlaştı.
Bu durum, Mike Johnson’ın çok kritik bir seçim yılında Beyaz Saray’ın vergi mesajlarını korumakta yaşayacağı zorlukların işareti olarak değerlendiriliyor.
Trump karşı oy kullananları siyasi sonuçlarla tehdit etti
Oylama sürdüğü sırada sosyal medya üzerinden açıklama yapan Donald Trump, gümrük vergilerine karşı oy kullanan Cumhuriyetçilerin seçim döneminde, özellikle de ön seçimlerde ciddi sonuçlarla karşılaşacağı uyarısında bulundu.
Bu tehdidin, rekabetin yoğun olduğu bölgelerde yarışan Cumhuriyetçiler üzerinde caydırıcı bir etki yaratması bekleniyor.
Ancak siyasi tablo Trump için olumsuz manşetlerin devam edeceğine işaret ediyor.
Demokratların kontrolündeki Senato'nun, Temsilciler Meclisi'nden geçen Kanada tasarısını ele alması zorunlu.
Senato'nun daha önce iki kez benzer yönde karar aldığı göz önüne alındığında, tasarının Trump'ın masasına gitmesi muhtemel görülüyor.
Johnson'ın ikna çabaları sonuç vermedi
Cumhuriyetçi liderlik, gümrük vergilerini iptal etme çabalarının sonuçsuz kalacağını, zira Trump'ın bu kararları kesinlikle veto edeceğini ve Kongre'nin bu vetoyu aşacak çoğunluğa sahip olmadığını savunuyor.
Johnson ayrıca üyeleri, gümrük vergilerinin dayandığı ulusal acil durum yetkilerinin yasallığını inceleyen Yüksek Mahkeme kararını beklemeye çağırdı.
Cumhuriyetçi liderlik kaynakları, oylama öncesinde saf değiştirenlerin sayısının 20'ye yaklaşmasından endişe ediyordu.
Çoğunluk Denetçisi Tom Emmer'ın üyeleri ikna etmek için saatlerce süren görüşmeler yaptığı belirtildi.
İtiraz edenlerin sayısının altıda kalması liderlik tarafından bir başarı olarak sunulsa da, Kanada ile olan derin ticari bağlar ve serbest ticaret anlaşması, bu kopuşun diğer vergilerde de tekrarlanabileceği riskini canlı tutuyor.
Muhalif vekiller anayasal yetki devrine tepki gösteriyor
Trump’a karşı oy kullanan Cumhuriyetçiler, gümrük vergilerinin kendi seçim bölgelerine zarar verdiğini ve Kongre'nin Beyaz Saray'a çok fazla yetki devrettiğini savunuyor.
Milletvekili Jeff Hurd, kurumsal tutarlılığın önemine değinerek, anayasal güçler ayrılığı ilkesinin Beyaz Saray'da kimin oturduğuna bakılmaksızın savunulması gerektiğini belirtti.
Mike Johnson ise Fox Business kanalında yaptığı açıklamada, dar bir çoğunlukla çalışmanın zorluklarına değinerek "Başkanın, dünyanın dört bir yanındaki ülkelerle 'Önce Amerika' ticaret anlaşmaları müzakere ettiği bir dönemde yetkilerini sınırlama yoluna gitmemeliyiz" ifadelerini kullandı.
Bu gelişme sonrasında, Demokrat Kongre Kampanya Komitesi (DCCC), vergi lehine oy kullanan Cumhuriyetçilerin "Donald Trump'a sadakati vatandaşların ekonomik krizine tercih ettiklerini" iddia ederek, bu durumu seçim döneminde ana propaganda unsuru haline getireceklerini duyurdu.