İnsanlar öldürülürken İngiliz silah endüstrisi kârını artırıyor

img
İnsanlar öldürülürken İngiliz silah endüstrisi kârını artırıyor YDH

BAE Systems, 2025’te rekor kâr ve sipariş rakamları açıklarken, Gazze ve Ukrayna’daki çatışmaların küresel savunma harcamalarını artırarak şirketin silah satışlarına olan talebi yükselttiği gözlendi.




YDH- İngiltere merkezli silah üreticisi BAE Systems, artan küresel gerilimler ve savaşlara bağlı savunma harcamalarının etkisiyle 2025’te rekor finansal sonuçlar açıkladı. Ancak bu ekonomik başarı, özellikle Ukrayna’daki savaş ve Gazze’deki askeri operasyonlar gibi çatışmaların yol açtığı yıkım ve sivil kayıplar bağlamında ciddi eleştirilere neden oluyor.

Rekor kâr ve büyüyen sipariş defteri

Şirket, 2025 yılı için faiz ve vergiler öncesi 3,32 milyar sterlinlik kazanç bildirdi ve bu rakam bir önceki yıla göre %12’lik artışı temsil ediyor; satışlar ise %10 artışla 30,66 milyar sterline ulaştı ve tarihinin en yüksek seviyesine çıktı.

Sipariş birikimi yıl sonunda 83,6 milyar sterlinle rekor kırdı ve yıl boyunca 36,8 milyar sterlinlik yeni sipariş aldı.

Şirket, 2026’da da satış ve kârda çift haneli artış beklentisini sürdürüyor. Bu artış, dünyanın birçok hükümetinin savunma bütçelerini artırmasının bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.

CEO Charles Woodburn’ın, artan güvenlik tehditlerinin yeni bir savunma harcaması dönemini başlattığını belirterek şirketin bu ortamda güçlü konumlandığını vurgulaması, bu bağlamda özellikle tartışma yaratıyor.

Gazze savaşı ve etik tartışmalar

El-Meyadin’e göre, kârların artması, dünya genelindeki savaşların ve silahlanma yarışının bir yansıması olarak görülüyor. Gazze’deki askeri operasyonlar, Filistinli yetkililer ve çok sayıda insan hakları örgütü tarafından “soykırımla sonuçlanan” geniş ölçekli boyutta eleştiriliyor. Bu eleştiriler, sivillerin altyapısının yok olması ve artan sivil kayıplar göz önüne alındığında daha da sertleşiyor.

BAE Systems’in savunma ürünleri, küresel silah tedarik zincirinde önemli bir rol oynuyor; bu durum, şirketin İsrail dahil olmak üzere çatışma bölgelerinde kullanılan sistemlerin üretiminde yer alması nedeniyle etik soruları gündeme getiriyor.

İngiltere’de sivil toplum ve insan hakları örgütleri, özellikle F‑35 gibi savaş uçaklarının parçalarının tedarik edilmesinin Gazze’deki saldırılara dolaylı katkı sağladığını söylüyor.

Silahlanmanın “yeniden modası” ve eleştiri

Piyasa analistleri, savunma hisselerindeki yükselişi hükümetlerin artan savunma bütçelerine bağlarken, bu durumu “savaş endüstrisinin yeniden moda olması” olarak tanımlıyor. Bu, küresel jeopolitik ortamın nihaî olarak silah üreticilerinin kâr etmesine yol açtığı değerlendirmesini güçlendiriyor.

Eleştirmenler, savunma şirketlerinin kârlarının artmasının savaşların sürmesine hizmet eden ekonomik mekanizmaları beslediğini, bunun da siviller üzerindeki insani etkilerin artmasıyla çeliştiğini belirtiyor. Bu bakış açısına göre, silah üretimi ve satışının finansal başarısı, gerçek dünyadaki yıkım ve insan acısıyla örtüşmüyor; aksine bu yıkımı sürdürmeye katkı sağlıyor.

Askeri harcamalar ve küresel riskler

Artan savunma harcamaları, yalnızca güncel çatışmalarla sınırlı kalmayıp, dünya genelindeki potansiyel ve mevcut gerilimlere karşı bir tepki olarak görülüyor.

Analistler, Venezuela’dan Çin‑Japonya gerilimlerine, Rusya‑Ukrayna savaşına kadar çeşitli risklerin hükümetleri ordularını güçlendirmeye ittiğini belirtiyor.

Ayrıca, bu gelişmelerin, savunma sektörünün “ekonomik başarısının” arkasında bir dizi jeopolitik baskı ve çatışma dinamiği olduğunu gösterdiğini; bununla birlikte barış, insani güvenlik ve uluslararası hukuk açısından ciddi soru işaretleri doğurmaya devam ettiğini söylüyor.



Makaleler

Güncel