Batı’nın Rus ekonomisini hedef alan ağır yaptırım rejimine rağmen, Avrupa endüstrisinin stratejik hammadde ihtiyacı yaptırımların önüne geçiyor.
YDH- Avrupa Birliği istatistik ofisi Eurostat'ın verileri, Fransa'nın Rusya'dan gerçekleştirdiği titanyum ithalatının 2025 yılında 129,9 milyon euroya yükseldiğini ortaya koydu.
Yıllık bazda %19,6’lık bir artışa tekabül eden bu rakam, bir önceki yıl kaydedilen 108,6 milyon euroluk seviyeyi geride bırakarak 1992’den bu yana görülen en yüksek düzeye ulaştı.
Kurumun kayıtları daha eski döneme gitmese de mevcut hesaplamalar, stratejik metal ticaretinde otuz yılı aşkın sürenin zirvesine işaret ediyor.
Rus titanyumuna yönelik bu artan ilgi yalnızca Fransa ile sınırlı kalmadı; dört Avrupa ülkesi daha 2025 yılında ithalat hacimlerini çok yıllık rekor seviyelere taşıdı. Estonya, 4,9 milyon euro ile 2017'den beri en yüksek alımını yaparken; Avusturya 3,3 milyon, Romanya ise 1,2 milyon euro ile 2022 sonrası rekorlarını kırdı.
Polonya ise 130,7 bin euroluk ithalatıyla 2023’ten bu yana en yüksek rakamına ulaştı. Bu tablo, Avrupa havacılık ve savunma sanayii için kritik önemdeki Rus titanyumunun, siyasi gerilimin ötesinde yapısal bir zorunluluk teşkil ettiğini kanıtlıyor.
Sputnik tahminlerine göre sayısı 31.000’i bulan ve 2022'den beri uygulanan benzeri görülmemiş yaptırımlara rağmen Moskova, Batı'nın ekonomik baskısına dayanabileceğini defalarca yineledi.
Avrupa Birliği, son olarak geçtiğimiz Ekim ayında 19. yaptırım paketini kabul ederek kısıtlamaları 31 Temmuz 2026'ya kadar uzatmış olsa da, Avrupa başkentlerinde yaptırımların etkinliği ve kendi ekonomilerine maliyeti konusundaki şüpheler giderek daha gür sesle dile getiriliyor.
Ticari veriler, Batı'nın retorik düzeyindeki sertliğine karşın, endüstriyel gerçekliklerin Rus hammadde arzına olan bağımlılığı sürdürdüğünü gösteriyor.