Lübnan Meclis Başkanı Berri'nin Beşli Komisyon büyükelçilerinin genel seçimlerin ertelenmesini desteklediğine dair açıklamasının ardından Batılı ülkelerin seçim sonuçlarının mevcut güç dengelerini değiştirmeyeceği ve reform sürecini sekteye uğratabileceği endişesiyle erteleme seçeneğine sıcak baktığı belirtiliyor.
YDH - Meclis Başkanı Nebih Berri'nin, Beşli Komisyon büyükelçilerinin parlamento seçimlerinin ertelenmesini desteklediğini açıkça ilan etmesi, siyasi çevreler için sürpriz olmadı.
Diplomatik kanallar aracılığıyla geçtiğimiz haftalarda uluslararası toplumun bu yöndeki arzusu Lübnanlı aktörlere iletilmişti.
Bu pozisyon netleşmeden önce, normal şartlarda seçim tarihlerinden aylar önce baskı kuran Beşli Komisyon büyükelçilerinin sergilediği mesafeli tutum, seçimlerin ilgili başkentlerin öncelik listesinde üst sıralarda yer almadığı izlenimini güçlendirmişti.
Kulislerde, anayasal takvimin yeniden gözden geçirilmesi veya ertelenmesi ihtimalinin her zamankinden daha fazla tartışıldığı ifade ediliyor.
Statükonun korunması uluslararası toplumun temel önceliği haline geldi
Ed-Diyar gazetesinin haberine göre Beşli Komisyonun seçimleri ertelemek isteyerek Lübnanlı tarafları anayasal takvimin dışına itmesinin arkasındaki nedenler sorgulanıyor.
Yapılan tüm istatistikler ve çalışmalar, beklenen seçimlerin güç dengelerinde niteliksel bir değişiklik yaratmayacağını, aksine mevcut parlamentoyu büyük ölçüde yeniden üreteceğini gösteriyor.
Bu durum, "Şii İkilisi"nin (Emel ve Hizbullah) kendi tabanındaki temsil gücünü tescil ederken, bu çevrede siyasi bir değişim yaşanmasına dair uluslararası beklentileri boşa çıkarıyor.
Beşli Komisyon, mevcut tabloyu güçlendirecek bir seçime destek vermek konusunda isteksiz bir profil çiziyor.
Yeni hükümetin belirsizliği reform sürecini tehdit ediyor
Geniş bilgi sahibi siyasi kaynaklara göre Beşli Komisyonu endişelendiren en önemli hususlardan biri, seçim sonrası oluşacak dengelerde Nevaf Selam’ın yeniden başbakanlık koltuğuna oturmasının garanti olmaması.
Selam’ın daha önceki atanma sürecindeki siyasi koşulların seçim sonrası tekrarlanmayabileceği, özellikle Müstakbel Hareketi lideri Saad el-Hariri’nin siyaset sahnesine dönüş sinyallerinin Sünni tabandaki dengeleri karmaşıklaştırdığı belirtiliyor.
Hükümet kurma sürecinin önceki deneyimlerde olduğu gibi uzaması, ülkenin uzun süre bir "geçici hükümet" tarafından yönetilmesi anlamına geliyor.
Uluslararası toplumun öncelik verdiği silahların kontrolü ve mali reformlar gibi kritik dosyaların, uzun sürecek seçim ve hükümet kurma aşamalarında askıya alınmasından endişe ediliyor.
Özellikle ABD öncülüğündeki uluslararası toplum için öncelik arz eden bu süreçlerin sekteye uğraması, Beşli Komisyon tarafından arzu edilmiyor.
Mevcut hükümet, tüm eksikliklerine rağmen, uluslararası şartların ve reformların hayata geçirilmesi için seçim sonrası oluşabilecek belirsizliğe kıyasla "kabul edilebilir" veya "uygun" bir yürütme çerçevesi olarak görülüyor.