Mahir Hammud, Ketaib Partisi ve Konrad Adenauer Vakfı iş birliğiyle Beyrut’ta düzenlenecek “barış” konferansının, İsrail’le normalleşme ve teslimiyet zemini oluşturduğunu belirterek organizasyonu sert sözlerle kınadı.
YDH- Lübnanlı tanınmış alim Şeyh Mahir Hammud, bugün yaptığı açıklamada, Ketaib Partisi tarafından yarın "Barış Yapmak: Lübnan'da İstikrara Giden Yol" başlığıyla düzenlenmesi planlanan konferansa yönelik kınama mesajı yayımladı.
Ketaib (Falanj) Partsi Milletvekili Sami Cumeyyil'in davetiyle ve Alman Konrad Adenauer Vakfı’nın iş birliğiyle Le Gray Otel’de gerçekleştirilecek olan organizasyonu hedef alan Hammud, bu girişimin "İsrail ile normalleşmeyi ve topyekûn bir teslimiyeti teşvik etmekten" başka bir amaca hizmet etmediğini vurguladı.
Şeyh Hammud, Siyonist düşmanın Lübnan topraklarına yönelik saldırganlığını her geçen gün artırdığı, sivilleri katlettiği; evleri, kurumları ve altyapıyı acımasızca tahrip ettiği bir dönemde, böyle bir konferansın Beyrut’un kalbinde düzenlenmesine izin verilmesini "hayret verici" olarak nitelendirdi.
Hammud, Lübnan'ın maruz kaldığı bu saldırı rejimi altında barıştan söz edilmesinin gerçeklerden kopuk bir tutum olduğunu ifade etti.
Sözde "barış anlaşmalarının" tarihsel süreçte Siyonist tahakkümüne boyun eğme, halkları sindirme ve aşağılama araçlarına dönüştüğünün herkesçe görüldüğünü belirten Hammud, bu durumun somut örnekleri ortadayken hâlâ barış retoriğine sığınılmasına şaşırdığını dile getirdi.
Açıklamasında Lübnan siyasi tarihine de atıfta bulunan Hammoud, Kataeb Partisi’nin kurucusu Pierre Cumeyyil'in 1951 seçimlerinde kendisine destek sağlaması için İsrail’den mali yardım talep ettiğini hatırlattı.
Hammoud, o dönemde Lübnan’daki Hristiyan varlığını tehdit eden herhangi bir unsur bulunmadığına dikkat çekerek; İsrail’e boyun eğme fikrinin konjonktürel bir zorunluluktan değil, bazı çevrelerde derinden kök salmış ve zayıf gerekçelerle savunulan köhne bir zihniyetten kaynaklandığını ifade etti.
Bu tarihsel arka planın, bugünkü "barış" konferansının ideolojik kökenlerini de deşifre ettiğini sözlerine ekledi.