Tucker Carlson’dan Trump’a 'Netanyahu' uyarısı

img
Tucker Carlson’dan Trump’a 'Netanyahu' uyarısı YDH

ABD’nin en etkili medya figürlerinden Tucker Carlson, Beyaz Saray’da yürüttüğü yoğun kulis çalışmalarıyla Başkan Donald Trump’ı İran’a yönelik olası bir askeri saldırıdan vazgeçirmeye çalışıyor.




YDH- ABD siyasetinin ve medyasının en etkili isimlerinden biri olan Tucker Carlson, ABD Başkanı Donald Trump’ı İran’a karşı herhangi bir askeri maceraya atılmaması konusunda ikna etmek amacıyla Beyaz Saray’da kritik temaslarda bulunuyor.

İbranice yayın yapan Haaretz gazetesinin teyit ettiği bilgilere göre Carlson, Netanyahu yönetiminin ve İsrail devletinin mevcut politikalarının hem Amerika Birleşik Devletleri’nin ulusal güvenliği hem de küresel istikrar için doğrudan bir tehdit oluşturduğu uyarısını en üst düzeyde dile getiriyor.

Beyaz Saray koridorlarında oldukça nüfuzlu bir konuma sahip olan Carlson’ın, bizzat Trump tarafından düzenli olarak ağırlandığı ve ailesinin de yönetim kademelerinde aktif roller üstlendiği biliniyor.

Oğlu Buckley Carlson’ın, İsrail karşıtı çıkışlarıyla tanınan Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in ofisinde çalışması, Carlson’ın iktidar merkezindeki etkisini pekiştiriyor.

Ortadoğu’da geniş çaplı bir savaşı engellemek amacıyla son bir aydır gizli ve açık yürüttüğü temasları sıkılaştıran Carlson, Netanyahu’nun bir "dünya savaşı" başlatarak Trump yönetimini ateşe atmaya çalıştığını savunuyor.

Analizlerini toplumsal bir zemine oturtan Carlson, son podcast bölümünü tamamen İsrail’in bölgedeki varlığına ve uygulamalarına ayırdı.

Batı Şeria’daki yerleşimci şiddeti ve işgal ordusunun bu suçlara karşı sergilediği vurdumduymazlığı ele alan ünlü gazeteci, Evanjelist Büyükelçi Mike Huckabee’nin bölgedeki Hristiyanlara yönelik kayıtsızlığını da sert bir dille eleştirdi.

Huckabee ile yaptığı iki saatlik röportajda Carlson, Büyükelçi’nin "İncil’de vadedilen tüm topraklara sahip olma" iddiasını, Siyonistlerin "nehirden denize" sloganının radikal bir versiyonu olarak tanımladı.

İran’la girilecek olası bir savaşın ABD için yıkıcı sonuçlar doğuracağını savunan Carlson, monologlarında derin ekonomik kriz, petrol fiyatlarındaki kontrolsüz artış ve devasa mülteci dalgaları konusunda uyarılarda bulunuyor.

Carlson’a göre, bu saldırganlığın amacı İsrail’i korumak değil; bölgesel hegemonyaya rakip olabilecek tek gücü, yani İran’ı ortadan kaldırarak Orta Doğu’da tek bir nükleer gücün mutlak hakimiyetini sağlamaktır.

Netanyahu’yu "kötü ve yıkıcı" olarak tanımlayan Carlson, Başbakan’ın 2000’li yılların başında Irak işgalini tetikleyen Washington konuşmalarını hatırlatarak, onun Amerika’yı kendi savaşlarına sürüklemek için her fırsatı kullandığını vurguluyor.

Carlson’ın eleştiri okları yalnızca siyasetçilerle sınırlı kalmıyor; Fox News ve Murdoch ailesine ait medya kuruluşlarını da "savaş kışkırtıcılığı yapmak ve yalan yaymakla" suçluyor. Carlson, bu kuruluşların aksine muhafazakar kamuoyuna gerçekçi ve şeffaf bir analiz sunmayı hedeflediğini belirtiyor. 

Haaretz, Carlson’ın Beyaz Saray’daki bu aktif varlığının Amerikan sağının geleneksel İsrail yanlısı kanadında ciddi bir huzursuzluğa yol açtığını, ancak Trump’ın, Carlson’ın popülist tabandaki devasa gücü nedeniyle bu eleştirileri göz ardı edemediğini kaydediyor.