Irak'da direniş örgütleri, ABD ve İsrail'in haydutluk eyleminin ardından bölgedeki tüm Amerikan üslerinin hedef olacağı mesajını verdi.
YDH - ABD ve İsrail saldırganlığı ile İran'ın doğrudan yanıtlarının birbirine karıştığı ve siyasi, güvenlik ve toplumsal açıdan Irak'ın iç kesimlerine yansıyan bir süreçte, Irak geniş çaplı gerilim olasılığına açık bir sahnenin merkezine yerleşti.
Iraklı direniş grupları "kapsamlı ve açık bir savaşa" hazır olduklarını duyururken, resmi makamlar ülkenin doğrudan çatışma alanına sürüklenmesini önlemek ve tansiyonu düşürmek için çağrıda bulundu.
Gruplardan biri, el-Ahbar gazetesine verdiği demeçte, "Liderin (Ayetullah Ali Hamenei) şehadetinin ardından yanıtımız yıkıcı olacak" ifadesini kullanarak, "Tüm Amerikan üsleri silahlarımızın menzilinde" dedi. Grup temsilcisi, "Amerikalılara ve Siyonist oluşuma karşı kapsamlı ve açık bir savaşa girmeye hazırız" diye konuştu ve "yakın zamanda hedef alınacak bir hedefler bankası" olduğunu belirterek, "Washington, hırslarını ve Siyonist oluşumun bölgedeki planlarını gerçekleştirmek için liderlerimizi hedef almaya başvurabilir" uyarısında bulundu.
Irak'taki İslami Direnişten önceki gün yapılan açıklamada, "düşmanın Irak ve bölgedeki üslerine düzinelerce İHA kullanılarak 16 operasyon gerçekleştirildiği" duyuruldu ve daha fazlasının yapılacağı tehdidinde bulunuldu.
Dün, Erbil'deki Harir Hava Üssü art arda iki saldırıya uğrarken, yerel kaynaklar şehirdeki Amerikan Konsolosluğu yakınında patlama sesleri duyulduğunu ve sirenlerin çaldığını bildirdi.
Yerel muhabirlere göre, Amerikan hava savunma sistemleri Erbil üzerinde en az iki İHA düşürdü. Babil'de ise, Curf en-Nasr bölgesindeki hava saldırılarında Haşd Şabi'ye bağlı mevziler hedef alındı; olayda ölü ve yaralılar olduğu belirtildi.
Buna paralel olarak, silahlı grupların destekçisi protestocular, İran liderinin "suikastını" protesto etmek amacıyla Bağdat'taki "Yeşil Bölge"yi basmaya çalıştı ancak çevik kuvvet ekipleri, Asma Köprü (Cisr el-Muallak) mevkiinde grubu dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı.
Güvenlik güçleri cumhurbaşkanlığı bölgesinin girişlerini kapatırken, Amerikan Büyükelçiliği güvenlik uyarısı yayımlayarak vatandaşlarına hareketliliği kısıtlamaları çağrısında bulundu ve rutin konsolosluk hizmetlerini durdurarak Irak'a yönelik seyahat uyarısını dördüncü seviyede tuttu.
Irak üç günlük yas ilan ederken, Cumhurbaşkanı Abdullatif Reşid, İran'a taziyelerini sunarak "diyaloğun öne çıkarılması ve gerilimin önlenmesi" çağrısında bulundu.
Meclis Başkanlığı da resmi bir açıklamayla "savaşın durdurulması ve uluslararası hukukun tanıdığı barışçıl yöntemlere dönülmesi" gerektiğini vurguladı.
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ise, Suudi mevkidaşı Faysal bin Ferhan ile yaptığı görüşmede, savaşın devam etmesinin küresel enerji piyasalarının istikrarı üzerindeki, özellikle Hürmüz Boğazı gibi hayati geçiş yollarının güvenliğine ilişkin yansımaları konusunda uyarılarda bulundu.
Geçici hükümetin Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, askeri ve güvenlik yetkilileriyle yaptığı toplantıda, "Irak'ın egemenliğinin ihlal edilmesini veya topraklarının komşu ülkelere saldırmak için geçiş yolu olarak kullanılmasını" reddettiğini yineledi.
Bu, gruplardan gelen yoğun baskıya rağmen, savaşa doğrudan dahil olmaktan kaçınma arzusuna dair net bir işaretti.
Buna karşılık, Ketaib Seyyid eş-Şüheda sözcüsü Kazım el-Furtusi, el-Ahbar'a verdiği demeçte, "İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik son saldırılar ve Haşd Şabi karargahlarının hedef alınarak mücahitlerden bir grubun şehit edilmesiyle Irak egemenliğinin ihlal edilmesi, bizi yanıt vermekle yükümlü kılıyor" diyerek, "Tüm Amerikan üsleri bizim için meşru hedef olacaktır" ifadesini kullandı.
Iraklı güvenlik kaynakları ise, el-Ahbar'a yaptıkları açıklamada, ani saldırılara karşı hazırlıklı olmak amacıyla bazı idari veya savaş dışı nitelikteki karargahların boşaltıldığını belirterek, gruplar bünyesinde "tam seferberlik" ilan edildiğini doğruladı.
Kaynaklar, Irak direnişi ortak operasyon odası hakkında konuşulanlara işaret etse de, "Yüksek Komutanlıktan talimat beklenildiği için henüz doğrudan ve geniş çaplı bir askeri yanıt konusunda nihai bir anlaşma olmadığını" açıkladı.
Konuyu değerlendiren Nevat Siyaset ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi Müdürü Abbas el-Mamuri, el-Ahbar'a verdiği demeçte, "Irak sahası tehlikeli bir kaymanın eşiğinde duruyor ancak kapsamlı savaş kararı hâlâ bölgesel bir ritimle kontrol altında tutuluyor" görüşünü paylaştı.
El-Mamuri, "Washington, grupları caydırmak ve saldırıların genişlemesini önlemek için grup liderlerini hedef alan sınırlı saldırılara başvurabilir ancak kapsamlı bir saldırının Irak'taki iç durumu patlatacağının ve ABD'nin tüm askeri varlığını tehdit edeceğinin farkında" değerlendirmesinde bulundu.
Ayrıca "Gruplar, füze kabiliyetlerine ve geçmiş yıllarda Amerikan üslerini karıştırma becerisini kanıtlamış, nispeten gelişmiş İHA'lara sahip; ancak geleneksel güç dengesi hâlâ ABD lehine" ifadelerini kullandı.
Uzman, "Büyük bir stratejik hata yapılmadığı ve kontrolün kaybedilmediği sürece, gelecek dönem karşılıklı mesajlara dayalı, düşük yoğunluklu bir yıpratma savaşına sahne olacak" diye ekledi.