İngiltere, İran’a karşı ABD ve İsrail’e üslerini açtı

img
İngiltere, İran’a karşı ABD ve İsrail’e üslerini açtı YDH

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Londra yönetimi, İngiliz askeri üslerinin Washington ve Tel Aviv tarafından kullanılmasına izin verdiğini açıkladı.




YDH- ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgede gerilim tırmanırken, İngiltere’nin sürece dahil oluş biçimi Londra’da ve uluslararası kamuoyunda tartışma konusu oldu.

Sürecin ilk günlerinde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırıları başlatmasının ardından Tahran yönetimi bunu “egemenliğe açık saldırı” olarak nitelendirdi ve karşılık vereceğini açıkladı. Misilleme kapsamında bölgedeki ABD ve İsrail bağlantılı hedeflere füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenledi.

Starmer’dan İran’a yönelik suçlamalar

İngiltere Başbakanı Keir Starmer ise yaptığı açıklamada, İran’ın “bölge genelinde füze fırlattığını, masum sivilleri öldürdüğünü, Britanya vatandaşlarının hayatını riske attığını ve çatışmaya dahil olmayan ülkeleri vurduğunu” iddia ederek, bu gerekçeyle söz konusu talebi kabul ettiklerini ileri sürdü.

Starmer, kararın dayanağının “uzun süredir dost ve müttefik olan ülkelerin kolektif meşru müdafaası ve Britanya vatandaşlarının korunması” olduğunu iddia etti.

Ancak eleştirmenler, İngiltere’nin bu pozisyonunun saldırıları başlatan tarafın ABD ve İsrail olduğu gerçeğini gölgelediğini ve İran’ın karşılıklarını tek taraflı biçimde “tehdit” olarak çerçevelediğini belirtiyor.

İngiltere’nin cumartesi günü Irak’ta askerlerinin bulunduğu bir üsse doğru ilerleyen bir füzeyi düşürdüğü bildirildi. Starmer ayrıca, Bahreyn’de yüzlerce İngiliz askerin İran’a ait bir füze saldırısına sadece 200 metre mesafede bulunduğunu söyledi.

Starmer, İran’ın “İngiliz vatandaşlarının konakladığı havaalanlarını ve otelleri vurduğunu” ileri sürdü ve bölgede en az 200 bin İngiliz vatandaşının bulunduğunu ifade etti.

Starmer, “Bölge ve dünya için en iyi yol müzakere edilmiş bir çözümdür; İran’ın nükleer silah geliştirme yönündeki her türlü arzusundan vazgeçtiği bir çözüm” olduğunu savundu. Ancak Tahran yönetimi daha önce nükleer programının barışçıl olduğunu açıklamış ve nükleer silah hedefi bulunduğu yönündeki iddiaları reddetmişti.

Starmer ayrıca İran’ın “İngiltere çıkarlarını hedef aldığını ve İngiliz vatandaşlarını büyük risk altına soktuğunu” açıkladı. Hükümetin aldığı hukuki tavsiyenin bir özetini yayımlayacağını da belirtti.

Diego Garcia ve İngiliz üsleri tartışması

Bu gelişmeler, ABD’nin Hint Okyanusu’ndaki Chagos Archipelago içinde yer alan Diego Garcia’daki ortak İngiltere-ABD askeri üssünü kullanabileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi. Bu üs, ABD bombardıman uçaklarını İran’a yaklaşık 5 bin 300 kilometre mesafeye kadar konuşlandırma imkânı sağlıyor.

Öte yandan İran’ın Şahit-136 tipi kamikaze insansız hava araçlarının Diego Garcia’ya ulaşabilecek menzile sahip olduğu belirtiliyor. Üste çoğu ABD askeri personeli ve yüklenicilerden oluşan yaklaşık 4 bin kişi bulunuyor.

İngiltere’nin Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman ve Kıbrıs’ta da hava üsleri bulunuyor.

Reform UK ve Conservative Party, İngiltere’nin ABD’nin İran’a yönelik saldırılarında İngiliz üslerini kullanmasına izin vermesi çağrısında bulundu. Starmer ise üslerin yalnızca “savunma amaçlı” kullanılacağını iddia etti.

Ancak İngiltere’nin ABD-İsrail askeri operasyonlarına “dolaylı” destek verdiği yönündeki eleştiriler sürüyor. Zack Polanski, İngiltere’nin “yasa dışı bir savaşa sürüklenmesinden” endişe duyduğunu söyledi ve “Irak’tan çıkarılması gereken dersler var. Ortadoğu’da daha fazla tırmanış hepimizi daha az güvenli hale getirir” ifadelerini kullandı.

Bölgesel gözlemciler, İran’ın saldırılara verdiği karşılığın kendi topraklarına yönelik operasyonlara yanıt niteliğinde olduğunu savunurken; İngiltere’nin ABD ve İsrail çizgisine yaklaşmasının çatışmayı daha da genişletebileceği uyarısında bulunuyor.